DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN GELİYOR???
Fatih Altaylı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun emekli maaşıyla bu kadar aktif bir siyasi ofis veya düzen kurmasını sorgulayarak "Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Bu suyu kim taşıyor?"
Altaylı, Kılıçdaroğlu'nun ofis açma ve iddialı bir siyasi çalışma yürütme masraflarını kastederek, yalnızca milletvekili emekli maaşıyla bu harcamaların nasıl finanse edildiğinin açıklanmasını talep etmiştir.
İstanbul’da bir Büro, Ankara’da bir Büro, Mercedes ve Audi marka araçlar, seyahat masrafları, personel giderleri tüm bunları bir
Emekli maaşınla mı karşılıyorsun???
Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar!
15 Mayıs 1919’da İzmir Yunanlarca işgal edilmiştir. Osmanlı Saray Hükümeti işgale boyun eğmiştir. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa, 25 Mayıs 1919 Pazar günü öğleden sonra Samsun’dan Havza’ya geçmektedir. Havza yolunda bozulan otomobilinden inip “Dağ Başını Duman Almış” marşını söyleyerek yürümeye başlamış, arkadaşları da onu takip etmiştir. (1) Çünkü Mustafa Kemal Paşa, İzmir’in işgaline rağmen umudunu kaybetmemiştir. O işgal karanlığına rağmen güneşin ufuktan doğacağına inancı tamdır.
Atatürk, yıllar sonra, 27 Mart 1937’de, Ankara Halkevi’nde Bursalı gençlere bu olayı şöyle anlatmıştır:
“Arkadaşlar, ben 1919 senesi Mayıs’ı içinde Samsun’a çıktığım gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, Türk milletine güvenerek işe başladım. Samsun’dan Anadolu içlerine kırık bir otomobille gidiyordum… O kırık otomobil Anadolu yollarında ilerlerken… Ben Türk ufuklarından bir gün mutlak bir güneş doğacağına, bunun hararet ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkacağına o kadar emindim ki, bunu adeta gözlerimle görüyordum.O şarkıyı (Dağ Başını Duman Almış Marşını) okutup tekrar ettirmekten maksadım Türkün bu güneşi doğunca muvaffak olacağını anlatmak içindi.”(2)
Mustafa Kemal Paşa, ertesi gün, 26 Mayıs 1919’da, Havza’da kendisini ziyaret eden bir heyete de şunları söylemiştir: “Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız…Bizi öldürmek değil canlı mezara koymak istiyorlar.Şimdi çukurun kenarındayız. Son bir cüret belki bizi kurtarabilir."
-----
1) Ahmet Semerci,“Mustafa Kemal Paşa’nın Havza’daki Çalışmaları”,Türk Dünyası Araştırmaları, Ocak-Şubat 2019, C.121, S.238, s. 85.
2)Atatürk’ün Bütün Eserleri, C.29, s.175-176.
Kılıçdaroğlu bugünkü konuşmasıyla, yargı eliyle Özgür Özel ve kurmaylarına yapılacak olası FETÖ operasyonunun rızasını “CHP Genel Başkanı” kimliğiyle oluşturmaya çalıştı.
O konuşmanın deşifresi 👇🏼
Fıkra gibi ama gerçek! Siyasetin geldiği son noktayı Ece Üner 20 saniyede özetlemiş. "Hile var" diyen kurultay istemiyor, "hile yaptı" denilen en kısa sürede kurultay istiyor.
Bu çelişki aslında her şeyi anlatmıyor mu?
Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde bayramlaşıyoruz.
Birliğimizi dayanışmamızı ve mücadelemizi büyütmek için bayramın dördüncü gününde Ankara İl Başkanlığımızdayız.
🗓️30 Mayıs Cumartesi
⏰14.00
📍Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası/Güvenpark
Kılıçdaroğlu ve butlancılara kim akıl veriyor?
Deniz Zeyrek:
Kesinlikle üst akıl; yani iktidar, AK Parti iktidarı, Cumhurbaşkanlığının danışmanları vesaire...
Kurultay yapmamak için neleri planlamışlar. Bunu öyle taşra avukatları bilmez, planlayamaz. Bunu gerçekten iddia ediyorum, bu kesinlikle butlan sürecinin içinde olan yargı mensupları ve Cumhurbaşkanının danışmanlarının fikridir.
29 Mayıs 1919- Ayvalık Direnişi
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta Ayvalık direnişinin önemini şu sözlerle vurgulamıştı:
“Yunan ordusu işgal alanını genişletirken, Ayvalık'a da asker çıkardı. Ali Bey, bu Yunan kuvvetine karşı 28 Mayıs 1919'da savaşa girişti. Bu tarihe kadar, Yunan birlikleri hiç bir yerde ateşle karşılık görmemişti. Aksine, bazı şehir ve kasabalar halkı korkutulmuş, İstanbul Hükûmeti'nin emirlerine uyarak idare âmirleri başta olmak, üzere, Yunan birliklerini özel hey'etlerle karşılamışlardı. Ali Bey'in Ayvalık bölgesinde muharebe cephesi kurması üzerine, yavaş yavaş Soma'da, Akhisar'da, Salihli'de millî cepheler oluşmaya başlamıştı..”
28-29 Mayıs 1919'da Ayvalık Yunan ordusunca işgal edildi. Ancak Ayvalık'ta 172. Alay Komutanı Yarbay Ali (Çetinkaya) komutasındaki bir kuvvet, Ayvalık'ta Yunan işgaline karşı direndi. Ayvalık direnişi sırasında şehitler de verildi.
Türk ordusunun Yunan işgaline karşı ilk örgütlü direnişi budur. Ayvalık direnişi, işgalci Yunan ordularına karşı sonraki yerel direnişleri de tetikledi.
M. Kemal Atatürk'ün ve Ali Cetinkaya gibi yurtsever arkadaşlarının anısına saygıyla...