Türk Eğitim-Sen Genel Sekreterimiz Selahattin DOLGUN, Genel Başkan Yardımcımız Orhan KÜTÜK ve Genel Başkan Yardımcımız Fatih İŞCAN Milli Eğitim Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması
Dairesi Başkanı Sayın Metin Tayyarer’i makamında ziyaret etti.
"Taradılar, Öğrendiler, Yok Ettiler"
Amerika'da tuhaf bir iş kolu türedi. Şirketler ikinci el kitap piyasasından toplu alım yapıyor, gelen kitapların sırtını kesip sayfalarını endüstriyel tarayıcıdan geçiriyor, sonra da kâğıdı geri dönüşüme yolluyor. Alıcılar yayınevi ya da kütüphane değil.
...
https://t.co/AwTRh4Ty6z
@TurkgunGazetesi
#YapayZeka
Olağan şartlar altında kabul görmeyecek herhangi bir davranış, "Siyasette/Bürokraside/Akademide/Hayatta olur böyle şeyler." gerekçesiyle normalleştirilirse ölçü kaybolur ve hiç kimsenin aklına gelmeyecek işler gerçekleşir. Bir süre sonra söz konusu işler kanıksanır ve sıklaşır.
Temel mesele, ortalama zekâ seviyesindeki bir insanın asgarî ahlak ölçülerinin kabul görmesidir. Asgarî ahlak askıya alınırsa toplum, toptan bir çürümeye maruz kalır ve tedavisi, her geçen gün zorlaşır. Asgarî ahlak, hayatın her zemininde korunmadıkça duyarsız davranan hiç kimsenin şikayet etme hakkı yoktur.
Olağan şartlar altında kabul görmeyecek herhangi bir davranış, "Siyasette/Bürokraside/Akademide/Hayatta olur böyle şeyler." gerekçesiyle normalleştirilirse ölçü kaybolur ve hiç kimsenin aklına gelmeyecek işler gerçekleşir. Bir süre sonra söz konusu işler kanıksanır ve sıklaşır.
Temel mesele, ortalama zekâ seviyesindeki bir insanın asgarî ahlak ölçülerinin kabul görmesidir. Asgarî ahlak askıya alınırsa toplum, toptan bir çürümeye maruz kalır ve tedavisi, her geçen gün zorlaşır. Asgarî ahlak, hayatın her zemininde korunmadıkça duyarsız davranan hiç kimsenin şikayet etme hakkı yoktur.
CİMER BAŞVURULARINA ÇEKİDÜZEN GETİRİLSİN!
Vatandaşın kamu hizmetinden faydalanmasında kolaylaştırıcı bir mekanizma olarak oluşturulan CİMER uygulaması, maalesef geldiğimiz noktada kamu çalışanlarını huzursuz eden bir araca dönüşmüştür.
Bunu asla kabul etmiyoruz!
Bu itibarla, istismar ve suistimalleri engelleyebilmek amacıyla, uygulamaya dönük tedbirler alınmalıdır.
1-CİMER’e yapılan başvurular sembolik de olsa belirli bir ücrete tabi tutulmalıdır.
2-Başvuruların ön incelemesini yapmak üzere kurumlarda bir komisyon oluşturulmalı, somut bilgi ve belgeye dayanmayan, asılsız iddia ve ithamlar içeren başvurular işleme alınmamalıdır.
3-Başvurunun gerçekçi bir dayanağının bulunmadığı, iftira ya da itham içerdiğinin tespit edilmesi halinde başvuru sahibi hakkında idari ve özellikle mali yaptırımlar uygulanmalıdır.
@tcbestepe@iletisim
EĞİTİM FAKÜLTESİNE ÖĞRETMEN OLMAK İÇİN GİDİLİR!
Son 10 yılda eğitim fakültesi mezunlarının kamu ya da özel sektördeki istihdam alanları ile ilgili bir saha araştırması yapılsa, emin olun ki ilk sırada öğretmenlik mesleği gelmez!
Mezunlarımız, maalesef polis ya da sözleşmeli asker oluyorlar, hatta zincir marketlerde tezgâhtarlık yapıyorlar.
Bu asla doğru değildir!
Eğitim fakültesi mezunları öğretmen olmalıdır!
Bu konuda gerekli tedbirlerin alınması lazım.
Bu tedbirlerin başında da devlet okullarındaki öğretmen ihtiyacını gidermek gelmektedir.
Velhasıl;
Ücretli öğretmen çalıştırmaya gerek kalmayacak sayıda atama yapılmalıdır.
Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü olarak atanan Prof. Dr. Gülçin YAHYA KAÇAR’ı ziyaret ederek tebriklerimizi ilettik.
Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi olan Sayın Kaçar’ın, çok uzun yıllardır Türk müziği ve kültürüne yaptığı üstün hizmetlerini üniversitemiz bünyesinde de devam ettireceğinden hiç şüphemiz yoktur.
Kıymetli rektörümüze nazik kabulü için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
@mguedutr
Sendikal mücadelede yıllarca omuz omuza çalıştığımız Nevşehir Uçhisar Belediye Başkanı Sayın Abdullah ÇAMCI ziyaretimize geldi.
Kıymetli başkanıma nezaketinden ötürü çok teşekkür ediyor, başarılı hizmetlerinin devamını diliyorum.
EMANETİ EHLİNE VERİN!
Nisa Süresi 58. ayeti “Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” buyuruyor.
Yani benim sendikam, benim vakfım, benim derneğim, benim cemiyetim diyerek EMANETİ heder etmeyin diyor..!
ENFLASYON HESABI TUTMUYOR, ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR
TÜİK tarafından açıklanan verilere göre temmuz ayında enflasyon %1,78 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon ise %31,75 seviyesine ulaşmıştır.
Geçtiğimiz ay kamu görevlileri ve emeklilerine 2026 yılının ikinci altı ayı için %7 oranında maaş artışı yapılmıştı.
Ancak temmuz ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte bu artışın yaklaşık dörtte biri, başka bir ifadeyle yaklaşık 2 puanı daha ilk ayda erimiştir. Bu tablo, kamu çalışanları ve emeklilerimizin alım gücünün korunamadığını bir kez daha açık biçimde ortaya koymaktadır.
Ne yazık ki ülkemizde uzun yıllardır benzer bir tablo yaşanmaktadır. Her toplu dönemde maaşlara yapılan artışlar, takip eden aylarda gerçekleşen enflasyon karşısında hızla etkisini kaybetmektedir. Böylece maaş artışları gerçek anlamda bir zam olmaktan çıkmakta; yalnızca gelecekte yaşanacak enflasyonun önceden yapılan eksik bir telafisine dönüşmektedir.
Oysa maaş zammının amacı, kamu görevlilerinin refahını artırmak, milli gelirden hak ettikleri payı almalarını sağlamak ve alım güçlerini yükseltmektir.
Enflasyonun gerisinde kalan artışlar ise çalışanların ve emeklilerin refahını artırmadığı gibi, onları her geçen gün biraz daha yoksullaştırmaktadır.
Bugün gelinen noktada yıllık enflasyon hâlâ %31,75 seviyesindedir. Bu durum, enflasyondaki düşüşün beklenen hızda gerçekleşmediğini ve fiyat artışlarının vatandaşlarımız üzerindeki baskısının devam ettiğini göstermektedir.
Hayat pahalılığı karşısında maaşlar sürekli geriden gelirken, kamu çalışanları ve emeklilerimizin alım gücü her ay biraz daha azalmaktadır.
Türkiye Kamu-Sen olarak yıllardır dile getirdiğimiz gerçek bir kez daha doğrulanmıştır: Enflasyon farkı bir zam değildir. Enflasyon farkı, yalnızca yaşanan kaybın gecikmeli ve eksik biçimde telafi edilmesidir. Çalışanların refahını artırmayan, sadece kayıplarını karşılamaya çalışan bir ücret politikası sürdürülebilir değildir.
Bu nedenle maaş politikalarında yeni bir anlayışın benimsenmesi artık kaçınılmazdır. Enflasyon farkının yanı sıra kamu görevlileri ve emeklilerine ek zam, refah payı ve alım gücünü kalıcı biçimde koruyacak eşel mobil benzeri bir ücret güncelleme sistemi hayata geçirilmelidir. Aksi halde her maaş artışı daha ilk aydan erimeye devam edecek, kamu çalışanları ve emeklilerimiz enflasyon karşısında her geçen gün biraz daha geriye düşecektir.
Türkiye Kamu-Sen olarak kamu görevlileri ve emeklilerimizin refah içinde yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşmaları, yaptıkları fedakârlığın karşılığını alabilmeleri ve refahtan hak ettikleri payı elde edebilmeleri için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz.
İnandıkları ve hedefleri ile yaşadıkları ve yaptıkları arasında tutarlı olmayı büyük oranda başarabilmiş birine, ancak böylesine bir ölüm yakışırdı.
Tam da bu yüzden, Türk Dünyası'nın ve özellikle Türkistan'ın her köşesinde, adı bugün de yaşıyor. 100 yıldan uzun bir süredir, hâlâ doğan çocuklara O'nun adı veriliyor.
Enver'ler her gün çoğalırken "Turan Soylu Ülkü"sü de zihinlerde her geçen gün yerleşiyor, büyüyor ve yakınlaşıyor.
Rahmetle, minnetle, mücadeleci ruhuna sadakatle...
İnandıkları ve hedefleri ile yaşadıkları ve yaptıkları arasında tutarlı olmayı büyük oranda başarabilmiş birine, ancak böylesine bir ölüm yakışırdı.
Tam da bu yüzden, Türk Dünyası'nın ve özellikle Türkistan'ın her köşesinde, adı bugün de yaşıyor. 100 yıldan uzun bir süredir, hâlâ doğan çocuklara O'nun adı veriliyor.
Enver'ler her gün çoğalırken "Turan Soylu Ülkü"sü de zihinlerde her geçen gün yerleşiyor, büyüyor ve yakınlaşıyor.
Rahmetle, minnetle, mücadeleci ruhuna sadakatle...