İşten gelip yemek yapmamak ev işi yapmamak sadece işte çalışmak daha rahat emin olun ikisini de yaşamış biri olarak söylüyorum. Erkekler bu saltanatı eskdien yaşadığı için istiyorlar.
Her iki taraf da çalışıyor olsa bile ev içindeki sorumluluklar hiçbir zaman eşit paylaşılmıyor bu en medeni erkek olsa dahi değişmiyor. Öyle yetiştirilmemişiz doğamızda yok diyip güzelce salağa yatılıyor. Evlilikte maddi olarak erkeğin katkısı üzerinden bunun dengelendiği savunuluyor ama zaten iş hayatı tamamen erkek dünyası için kurulu. Kariyerinde yükselen bir kadına da imalar yapılır. Sonra çocuk yapın baskısı gelir, çocuk anneyle büyümeli en az 4 yaşına kadar denir. Kadının zaten zorlukla devam eden kariyeri duvara çarpar. Çocuk olunca zaten eşit dağılmayan ev sorumluluklarına çocuk da eklenir. Bu kez erkeğin maddi gücü üzerinden size ben bakıyorum diyerek minnet beklentisi başlar. Artık yol bitip hikaye sona erdiğinde iki kuruşu diline dolayıp karşısındakinin başına kakan insanın ne şerefi ne onuru ne adaleti vardır. Karşı tarafın hayatını en azından şu an olduğu gibi yaşayabileceği kadar maddi gücü seve seve sağlamak zorundasın ağlamadan. Bu konu tartışmaya kapalı.
Nafaka gündemiyle ilgili yazılanları okudum. Cebinden çıkacak iki kuruş için vicdanını, adalet duygusunu bastırabilen hatta kendi çocuğuna sahip çıkmaktan aciz merhametsiz insan sayısının çokluğu sarstı beni. Böyle bir toplumda yetişecek nesillerden ne çıkabilir ki
Yahu tepki gösterenlerin bir çoğu kendi parasını kazanıyor,geçimini sağlıyor zaten. Kazanamayan napacak onun derdindeyiz. Bu dünyaya bir kendi kıçımızın rahatı için mi geldik.
Kadın yoksulluğunu konuşucaz. Napalım ağzımızı açmadan oturup izleyelim mi olan biteni hayret bir şey ya
Süresiz nafakaya itiraz edenlerin hepsi 10 gün evli kalıp boşanan ve boşandıktan sonra kendisine sevgili bulup eski eşinden aldığı yüzbinlerce liralık nafakayı harcayan bir kadın hayalinden bahsediyor.
Gerçek hayatta bu senaryoya belki de sadece 3 kadın özne olmuştur.
Ancak milyonlarca kadın fiziksel şiddete ve kasıtlı yoksunluğa yıllarca maruz bırakılıyor. Emeği sömürülüyor, miras hakkı yağmalanıyor. Her türlü güvenceden yoksun bir hayata hiçbir itirazda bulunmadan katlanması isteniyor.
Kadın hakları geriledikçe doğum oranları da düşüyor. Demografiyi dert eden idarecilerin ruh hastası incel’lerin akıllarıyla hareket etmeleri bu oranları daha da düşürecek.
Kadın çalışmasın ev işi yapsın, hem çalışsın hem ev işi yapsın, çocuğa o baksın çalışsın evle de o ilgilensin ee tabii kocasıyla da ilgilensin bakımlı da olsun boşanırken de alsın çocuğunu gitsin beni nafakayla uğraştırmasın. Ne tatlı hayalleriniz var sizin öyle
1200 kaloriyle bebek mi besliyosun öncelikle? milletin bazalını sikip ilerde daha fazla kilo almasına ve yemek bozukluğu geliştirmelerine neden olacaksınız. ayrıca bu vitaminsiz öğünlerle de anca saçınızın dişinizin dökülmesiyle kalırsınız. salak salak tavsiyeler vermeyi kesin