Şehrin yasaları aleyhine olduğunda onlardan kaçmaya çalışmayı erdeme uygun bulmayan idamlık Sokrates, Daimon'u ile konuştuğunu dile getirir sıkça. Belki de Sokratik diyaloglar kamusal bilinç ile kendi bilinci arasındaydı. Hangisi hangisidir bunu bilemesek de.
Sokrates'in bilgi ile bilinç arasında ayrım yapma ve bunların ilişkileri üzerine düşünme imkânı doğal olarak pek olmadı. O ancak "gerçekten bilen kötülük yapmaz" diyebildi.
Cehalet yada denetim eksikliği diyebilirsiniz yapmaya tenezzül etmeyenleri görmezden gelme pahasına.İnsanoğlu böyledir diyebilirsiniz yine bunu yapmayanları insansoyu saymama pahasına.Nedir bunun sebebi? Bir cevap inşa edilmeli. Buna da soruyu inşa ederek başlayabiliriz belki.
99 depremi sonrası hafif,orta ve ağır hasarlı olacak şekilde binalar için raporlar düzenlemişti. Her birinin hasar oranına göre belirli miktarda ödenek verilmekteydi. Az hasarlı ve ağır hasarlı rapor düzenlenen bina sakinleri hasar türünü orta hasara çevirmek için didindiler.
Bu insanların çoğu, yıkımı yaşamış, sevdiklerini, yakınlarını, komşularını kaybetmiş dahası canlarını zor kurtarmış kişilerdi.Bunu nasıl yapabildiler? Raporları düzenleyenler bu raporları nasıl verebildiler? Cahil oldukları için mi? Depremin sonuçlarını kavrayamadıkları için mi?
@muratonderman Ayrıca ekserisi kamu arazisi tahsis edilerek yapılan bu cami ve Kuran kurslarının sınırları dahilinde açılan market, otopark, dükkan vs gibi iktisadi teşebbüslerden elde edilen gelirler de buralarda konaklayan depremzedelerin ihtiyaçları için harcanırsa çok hayırlı olur.
Ben ahaliye öfkeliyim ve bu yeni değil. Öfkemin başlıca sebebi cehalet filan değil. Ahalinin haklarımı çiğnemiş ve çiğniyor oluşu. Mesela yaya geçitlerinde. Bunu şahsıma saygısızlık sayıyorum. Çoğunuzun böyle düşünmediğini biliyorum. Zaten düşünseydiniz, bu sert düzen oluşmazdı.