SOSYALİST KADINLAR’A KATIL!
Ataerkinin zincirlerini yıkmak için, bir kişi daha eksilmemek için Sosyalist Kadınlar’ın safında #HareketeGeç !
Formu doldur, tanışalım: https://t.co/pb4qIoUvPs
6 Şubat’tan Venezuela’ya…
Depremler doğanın gerçeğidir; felaketlere dönüşmesi ise rantın, eşitsizliğin ve kapitalist düzenin sonucudur.
Bugün Venezuela’da yaşanan yıkım, dün 6 Şubat depremlerinde Türkiye’de yaşanan acılarla aynı gerçeği hatırlatıyor: İnsan yaşamını değil kârı önceleyen düzen, afetleri toplumsal yıkıma dönüştürüyor.
Venezuela halkının acısını paylaşıyor, yaşamını yitirenleri saygıyla anıyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Acımız ortak, mücadelemiz ortak. Yaşasın halkların dayanışması!
#TürkiyeSosyalistPartisi
Resmi olmayan sonuçlara göre Türk Tabipler Birliği 78.Büyük Kongresi’nden büyük bir başarıyla çıkan Etkin, Demokratik, Mücadeleci TTB’yi kutluyor; TBB Yüksek Onur Kurulu üyesi seçilen Parti Meclisi üyemiz Dr. Ceren Göker’i tebrik ediyoruz.
İyi hekimlik mücadelesini selamlıyoruz.
Lubunya düşmanı nefret politikalarının bir yenisi olarak X (twitter) hesabımıza erişim engeli getirildi.
Dayanışmayı büyütmek, örgütlülüğü güçlendirmek için yeni hesabımızı takip edelim! @tsplubunyaa
📌 İSTANBUL | Kadınların Bedeni Savaş Meydanı Değildir!
NATO zirvesi ve emperyalist çıkarlar uğruna kadın mücadelesinden pek çok arkadaşımız gözaltına alındı, tutuklandı. Arkadaşlarımız yalnız değildir, tutsaklara özgürlük!
Emperyalist savaşların bedelini kadınlar ödemeyecek demek için kadın örgütleri olarak Kadıköy'deydik.
Savaş sizin; emeğimiz, bedenimiz, hayatımız bizim!
Bugün Mülkiyeliler Birliği’nde, NATO Zirvesi öncesinde artan baskılara ve kadın mücadelesini hedef alan saldırılara karşı gerçekleştirilen Ankara Kadın Platformu basın açıklamasındaydık.
Kadınların yaşamından, sağlığından ve geleceğinden çalınan kaynakların savaşa ve silahlanmaya aktarılmasını kabul etmiyoruz.
Savaş politikalarına, zirve bahanesiyle kadınlara yönelen gözaltı ve baskı operasyonlarına karşı mücadelemizi büyütüyoruz!
İSTANBUL
NATO'nun savaş düzenine, emperyalizmin sömürü politikalarına ve onların işbirlikçilerine karşı kadınların isyanını büyütelim!
26 Haziran Cuma günü saat 19.30'da Khalkedon Meydanı'nda buluşuyoruz
12.Yargı Paketi’ndeki nafaka düzenlemesi ile LGBTİ+ düşmanı ve suça sürüklenen çoçuklara yönelik düzenlemeler, mücadelemiz sonucunda geri çekildi!
Kazanılmış haklarımıza yönelik saldırılara ve 12. Gasp Paketi’ne karşı birçok ilde yan yana geldik. “Yargı Değil, Gasp Paketi! Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz!” diyerek sokaklardaydık.
Tüm illerde kadınlar, lubunyalar olarak haykırdık: On yıllara yayılan mücadelemizle kazandığımız haklarımızdan, eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam ısrarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.
Takipteyiz! Mücadelemizle kazandığımız hiçbir hakkın elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz!
Kadınlar ve lubunyalar her yerde olduğu gibi sosyal medyada da sözlerini söylemeye, örgütlenmeye ve yaşamı savunmaya devam edecek.
Baskılar, sansürler ve yasaklamalar mücadelemizi engelleyemez!
Onur Ayı'nda pek çok kadın ve lubunya örgütlenmesinin X sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi.
Münferit olmayan bu sansüre karşı Onur Ayı'nda bir kez daha haykırıyoruz; kadınları ve lubunyaları yok sayan ataerkil kapitalist sisteme karşı eşitlik ve özgürlük için mücadeleye devam ediyoruz!
NATO Zirvesi öncesi gerçekleştirilen operasyonlar sonucu kadın mücadelesinden yol arkadaşlarımız tutuklandı.
Tutuklanan mücadele arkadaşlarımız yalnız değildir.
Tüm tutsaklar serbest bırakılsın!
Deniz Poyraz’ı saygı, sevgi ve mücadeleyle anıyoruz.
Deniz Poyraz’ın katledilmesi münferit bir saldırı değil; Kürt halkına, kadınlara, demokratik siyasete ve mücadele eden tüm toplumsal kesimlere yönelen nefret ve düşmanlık politikalarının sonucudur.
Kadınların, emekçilerin ve ezilen halkların ortak mücadelesinde Deniz Poyraz’ın anısını yaşatmaya devam edeceğiz.
Deniz Poyraz’ı unutmadık, unutturmayacağız.
Türkiye Sosyalist Partisi’nde gençliğin sözü var!
Genç Sosyalistler adına Sözcüler Kurulu üyemiz Ela Kılıç mücadele perspektifini ilan etti.
Gençliğin devrimci dinamizmini, sosyalizmin zaferine taşıyacağız!
#TürkiyeSosyalistPartisi
Devrimci, sosyalist ve ilerici kurumlara yönelik gerçekleştirilen baskınlar ve gözaltılar kabul edilemez.
Siyasal iktidar, toplumsal muhalefeti sindirmek ve örgütlü mücadeleyi geriletmek için baskı politikalarına sarılmaktadır. Ancak tarih göstermiştir ki gözaltılar, baskınlar ve tehditler ne emekçilerin mücadelesini ne de özgürlük ve eşitlik talebini durdurabilmiştir.
ESP, BDSP, Mücadele Birliği Platformu, DÖB, SGDF ve Devrimci Gençlik Dernekleri üyelerine yönelik gözaltıları kınıyoruz.
Tüm gözaltılar derhal serbest bırakılmalı, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik saldırılara son verilmelidir.
Baskılar bizi yıldıramaz.
Türkiye Sosyalist Partisi
Bir dönemi kapatmak için değil, yeni bir mücadele dönemini başlatmak için buluşuyoruz.
Türkiye Sosyalist Partisi’nin kuruluş iradesini, politik hattını ve sosyalist gelecek çağrısını birlikte ilan ediyoruz.
🗓️14 Haziran Pazar | ⏰ 16.00
📍 Zürafa PSM / Kızılay (Konur Sokak No:33)
Daha örgütlü, daha kararlı.
#TürkiyeSosyalistPartisi
Yönetmenliğini Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı Tereddüt filmini birlikte izleyecek; ardından Avukat Ceren Özalp ile 6284 Sayılı Kanun ve nafaka hakkı üzerine söyleşi gerçekleştireceğiz.
Kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılar artarken kazanılmış haklarımız, nafaka hakkımız ve 6284 üzerine konuşacağız.
Etkinlik yalnızca kadın ve lubunya katılımına açıktır.
📅 Tarih: 13 Haziran Cumartesi
🕑 Saat: 14.00
📍 Yer: Atahan Apartmanı, Meşrutiyet Mahallesi, Atatürk Bulvarı No:117 D:26 Kat:7, Çankaya / Ankara
Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz!
Kadınları yoksulluğa mahkûm etmeyi hedefleyen nafaka hakkına yönelik saldırılara karşı bugün Ankara Adliyesi’nde basın açıklamasındaydık.
Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz!
Ankara’da afişlerimizle, çağrımızla, irademizle sokaktayız.
14 Haziran’da Türkiye Sosyalist Partisi Deklarasyon Etkinliği’nde buluşuyoruz.
Bu düzen değişecek; sosyalist gelecek örgütlü mücadeleyle kurulacak.
📌14 Haziran | 16.00 | Zürafa PSM
Feminist Direnç Nedir ?
Feminist Direnç, kadınlara ve lubunyalara yönelik baskılara karşı masaya inen, özgürlük mücadelemizin ise havaya kalkan yumruğudur!
Şüpheli Ölümler Aydınlatılsın!
Son günlerde KYK'larda yaşanan ölümler münferit değil sistemin ürünüdür. Yurt yönetimleri genç kadınların şüpheli ölümleriyle ilgili hiçbir açıklama yapmamış aksine olayların üstünü örtmek için çabalamıştır. Kadınların özgürlüğü, hayatları, bedenleri üzerinde çeşitli şekillerde tahakküm kurmaya çalışan ataerkil sistem; kadınları hayatın her alanında sistematik şekilde şiddete maruz bırakmaktadır.
Gençler derin yoksullukla karşı karşıya bırakılmakta, geleceksizleştirilmekte, güvencesizleştirilmekte; KYK'larda kötü şartlarda yaşamaya, barınmaya, beslenmeye mahkum edilmektedir.
KYK'larda yaşanan ölümler derhal aydınlatılmalı ve failler yargılanmalıdır!
Rahmi Koç’un bir açılışta kamuoyuna yansıyan ifadeleri yalnızca talihsiz bir “fıkra” değil, bu ülkede kadınları, Kürtleri ve emekçilerin onurunu ayakları altına almayı kendisine hak gören erkek egemen zihniyetin dışavurumudur.
Bir sermaye temsilcisinin, bir patronun, bir erkeğin kürsüden Kürt kadınlarını aşağılayıcı stereotiplerle anması tesadüf değildir. Çünkü kadınları ucuz işgücü, emekçileri maliyet kalemi, halkları ise “yönetilecek kitleler” olarak gören düzen tam da bu anlayış üzerine kuruludur.
Türkiye’nin en büyük sermaye gruplarından birinin temsilcisinin bu dili kullanabilmesi, sermaye iktidarının kendisine tanıdığı ayrıcalık ve dokunulmazlık hissinin sonucudur. Kadınların eşitlik mücadelesine, Kürt halkının onuruna ve toplumun ortak yaşamına yönelik her aşağılayıcı söylem karşısında sessiz kalmayacağız.
Kürt kadınları bir fıkranın nesnesi, erkek egemen zihniyetin alay konusu ya da patronların küçümseyici bakışlarının hedefi değildir. Kadınlar; işyerlerinde, sokaklarda, kampüslerde ve yaşamın her alanında eşitlik ve özgürlük mücadelesinin öznesidir.
Irkçılığa, cinsiyetçiliğe ve sermayeye karşı; kadın dayanışmasını, halkların eşitliğini ve emekçilerin ortak mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.
Sosyalist Kadınlar
Meclis’te staj yapan çocuklara yönelik istismar davasında tutuklu sanıkların tahliyesine karar verildi.
Yargılama sürecinde mağdur çocukların, “Neden 6 ay sonra anlattı?”, “Telefon numarasını kendi verdi”, “Sosyal medyada kendisi ekledi” gibi söylemlerle sorgulanmış olduğu davada bugün verilen bu karar cezasızlık politikaları ile failleri cesaretlendirmektedir.
Yargının görevi istismarı görünmez kılmak, mağdurların beyanlarını değersizleştirmek değil; çocukların üstün yararını gözetmek ve faillerin hesap vermesini sağlamaktır.
Çocuk istismarının, ataerkil kapitalist şiddetin ve cezasızlığın karşısında mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
Koruma, aklama; failleri yargıla!