@Sena188106@avcemilcicek@GnayERBAI Kalan ömründe bu hayatı kendi seçti. Evden çık, korumaların arasından arabaya bin, genel merkeze git, garajdan asansöre bin, makamına(!) çık, aynı şekilde evine dön.
Bu arada çok merak ettiğim bir konu var, gidip gelirken komşularına görünüyor mu acaba?
Eeee, ne oldu şimdi?
Beyaz et sektöründe faaliyet gösteren 7 şirketin daha kayyum kararı kaldırıldı. Kayyum atanan 13 şirketten 4'ü için tedbir kararı önceden kaldırılmıştı, tutuklanan kimse de yok.
Muş Varto’nun yiğit kızı, ailesiyle İzmir’e yerleşip zorluklara göğüs gererek büyük bir mücadele veren sevgili ablam, dostum Ayten Gülsever’in Kadın Kolları Genel Başkanlığı’na seçilmesini yürekten kutluyorum!
Kadınlarımızın cesur sesi olarak bu görevde de nice başarılara imza atacağına inanıyorum.
Hayırlı uğurlu olsun! Yolun açık olsun!
CHP'de görevden alınan, ihracı istenen ve yerlerine atanan il başkanları...
Neler mi oluyor?
📍Gelin Bursa'dan örnekle anlatayım;
İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kayyum yönetimi tarafından görevden alındı, yerine Turgut Özkan atandı.
📍Son CHP Bursa İl Kongresi sonucu:
Nihat Yeşiltaş 👉 383
Gürhan Akdoğan 👉152
Turgut Özkan 👉 120
Nihat Yeşiltaş, iki adayın toplamından 111 oy fazla alarak İl Başkanı seçildi, en az oy alan kişi il Başkanı olarak atandı.
📍Bu atama neye göre yapıldı?
📍Nihat Yeşiltaş'ı Nurhayat Altaca Kayışoğlu desteklemişti.
📍Turgut Özkan'ı Orhan Sarıbal.
Orhan Sarıbal kim?
📍CHP Genel Merkezi'ne biber gazı ile kapıların kırılıp girildiği o sabah en önde olan milletvekili.
Son yapılan MYK toplantısında Kılıçdaroğlu'nun sağında oturan Bursa milletvekili.
📍Yani Kılıçdaroğlu'nun sağ kolu.
Nurhayat Altaca Kayışoğlu kim?
📍O sabah Orhan Sarıbal'a "bir milletvekili koltuğu için partiyi AKP'ye sattınız" diye bağıran Bursa milletvekili.
📍Son kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı Özgür Özel'i destekleyen milletvekili...
📍Kılıçdaroğlu tarafından CHP'den ihraç edilen milletvekili.
Gördünüz mü anladınız mı rövanşı?
Seçimmiş, delege iradesiymiş, sandıkmış...
📍Hepsi hikaye!
Herşey kişisel hesap, sanki kan davası gibi rövanşist duygular...
📍Emekli asgari ücretli açlık sınırı altında ücretle yaşamaya çalışıyormuş, madenci hakkını arıyormuş, öğretmen yerlerde sürüklenip ters kelepçeyle gözaltına alınıyomış, kırmızı etin kilosu 1.000 Lira olmuş...
📍Kimin umurunda?
Anayasa 68.madde
Siyasi parti kurmak için en az 30 Türk Vatandaşı bir araya gelir, parti tüzüğü, programı ve kurucu belgelerini hazırlar, belgeleri İçişleri Bakanlığı aracılığıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim eder. Bildirim yapıldığı an parti tüzel kişilik kazanır.
📍Yoğun gündem arasında bu araya kaynadı! Ankara’da konuşulan bu iddiayı Barış Yarkadaş bence dün ağzından kaçırdı. Dikkatle dinleyin:
“— İçişleri Bakanlığı ve YSK, yeni partiyi 'Ekrem İmamoğlu suç örgütünün uzantısı' olarak değerlendirebilir ve alındı belgesi vermeyerek partinin kuruluşuna izin vermeyebilir!..”
Yani buradan şu sonucu çıkartabiliriz: Yeni partinin önüne bir sürü engel çıkartacakları kesin gibi bir şey.
Ne yapılırsa yapılsın, hazır bir parti bulunur, gerekirse 100 bin imzayla aday gösterilir!
Şunu unutmamak lazım: AKAN SUYUN ÖNÜNDE KİMSE DURAMAZ!
CHP’yi seçime sokmayacak hiçbir güç yoktur.
Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet’i kuran; çok partili demokratik hayatın yerleşmesi için mücadele eden, Türkiye’ye sayısız seçim kazandıran ve kaybettikten sonra da sandığa sahip çıkan köklü bir partidir.
Partiden ayrılmak isteyenlerin, kendilerine yol açmak için çeşitli gerekçeler üretmelerine ihtiyaç yoktur. Herkes kendi siyasi tercihinin sorumluluğunu alabilir.
Bizim çağrımız açıktır: Yeni parti kurmak isteyenler, Cumhuriyet’in kurucu partisini bölerek Türkiye’nin muhalefetine zarar vermemelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi kişilerden büyük, dönemlerden uzun ömürlü bir siyasi mirastır. Mücadele etmek isteyenlerin yeri de bu büyük çatının altıdır.
Gürsel Tekin'in Bodrum'daki kiralık eviyle ilgili iddiaları ev sahibi tarafından yalanlandı:
-Gürsel Tekin'in 52 metrekarelik küçük bir daire olduğunu söylediği evin 155 metrekarelik 3+1 lüks daire olduğu öğrenildi.
-Tekin'in "Eşyaları biz aldık" dediği eşyaların kira sözleşmesinde evin demirbaşı olarak yer aldığı görüldü.
-4 yıldır kira ödemeyen Tekin hakkında mahkemece tahliye kararı verilmişti.
(Medyaradar)
Kemal Kılıçdaroğlu’na “proje”, “görevli” ya da benzeri imalarda bulunmak, CHP’nin yakın tarihine ve milyonlarca partilinin iradesine hakaret etmektir.
Evet, Sayın Kılıçdaroğlu’nun bir hatası varsa; o da kendisine bugün bu sözleri söyleyenleri siyasete taşıması, milletvekili yapması ve makam sahibi haline getirmesidir. Ancak proje arayanlar aynaya bakmalıdır.
Proje olan Kemal Kılıçdaroğlu değil; CHP’nin kurumsal hafızasını, geleneklerini ve birleştirici kimliğini tahrip eden anlayıştır. CHP’nin başına gelmiş en büyük siyasi operasyon, partiyi kendi iç hesaplaşmalarının aracı haline getiren bu kadrolardır.
Düne kadar Kemal Bey’in gölgesinde siyaset yapıp bugün ona hakaret edenlerin samimiyetinden de siyasi ahlakından da söz edilemez. CHP’ye zarar veren, ayrıştıran ve kutuplaştıran bu üslup partinin değil, kişisel ikbal hesaplarının ürünüdür.
Sert bir final istiyorsanız, kişisel hakaret yerine siyasi ağırlığı olan bir sertlik daha etkili olur. Örneğin:
Ali Mahir Başarır’ın Sayın Kemal Kılıçdaroğlu hakkında kullandığı ifadeler siyasi eleştirinin değil, vefasızlığın ve hadsizliğin göstergesidir.
Kemal Kılıçdaroğlu’na “proje” diyenler önce kendi siyasi geçmişlerine baksınlar. Dün onun sayesinde siyaset sahnesine çıkanların bugün dönüp ona iftira ve imalarda bulunması siyasi ahlakla bağdaşmaz.
Eğer bir hata aranacaksa, Sayın Kılıçdaroğlu’nun hatası; CHP’nin köklü geleneklerini temsil edecek kadrolar yerine, bugün partiyi şahsi hesaplarının aracı haline getiren bazı isimlere fırsat vermiş olmasıdır.
Kemal Kılıçdaroğlu’na proje diyenler şunu bilsin: Proje olan Kemal Bey değil, CHP’yi kendi siyasi kariyerlerinin basamağı olarak gören anlayıştır. CHP’nin gerçek yükünü taşıyanlar ile siyasetin rüzgârına göre yön değiştirenler milletimizin vicdanında zaten ayrışmıştır.
Ve son olarak; Kemal Kılıçdaroğlu’na dil uzatan bu zıp zıp siyasetçiler şunu unutmasın: CHP’ye emek veren liderler gelip geçici değildir. Asıl gelip geçici olanlar, makam ve koltuk sayesinde görünür olup kendilerini siyaset devi zanneden zip zıplardır. https://t.co/3GXNoO0Rz0
AK Parti, millî takım hesabından kendi logosunu ve Erdoğan'ın videolarını kullanarak bir marş yayımlamıştı.
Ekrem İmamoğlu'nun İBB'si ise İETT otobüslerini Dünya Kupası'na özel millî takım temasıyla süsledi. Tasarımda yalnızca futbolcular yer alıyor; herhangi bir siyasi figür, logo veya reklam bulunmuyor.
TBMM, CHP Grup başkanvekili Ali Mahir Başarır ile Gökhan Günaydın’ın ünvanlarını “Milletvekili” olarak güncelledi.
Bilindiği üzere her iki isim de CHP MYK tarafından ivedi olarak kesin ihraç istemiyle ve tedbirli biçimde YDK’ya sevk edilmişti.
Başarır ve Günaydın, bu güncelleme sonrası odalarını boşaltacak, kırmızı plakalı araçlarını da TBMM’ye teslim edecekler. Ayrıca partiyi hiçbir şekilde temsil edemeyecekler.
Kadıköy Belediyesi’nin bu yıl 10. düzenlediği Kadıköy Kitap Günleri, Kadıköy Belediyesi bahçesinde her gün 10.00-21.00 saatleri arasında yarın başlıyor.
Resmi açılış töreni, 13 Haziran Cumartesi günü saat 14.00’te.
İstifa tek taraflı bir irade beyanıdır ve istifa iradesi (istifa dilekçesi) ilgili birime iletildiği anda anında hüküm doğurur.
Bu beyanın hiç bir mahkeme ile ilgisi olamaz.
CHP’lilerin kurduğu WhatsApp gruplarında dolaşan ‘anonim’ bir değerlendirme…
PM - İSTİFA
Olağan Kurultay'a ilişkin olarak açılan dava sonucunda mahkeme tarafından verilen tedbir kararının, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi üyelerine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve ilgili kişilerin icra müdürlüğü nezdinde kararı bizzat tebellüğ ederek görevlerine başlamaları, söz konusu görevi ve mahkeme kararını kabul ettikleri anlamına gelmektedir.
Bu aşamadan sonra ilgili kişilerin siyasi gerekçelerle görevden çekilme veya istifa yönünde irade ortaya koymaları, hukuki açıdan yalnızca parti içi bir tasarruf olarak değerlendirilemez. Zira görev, mahkeme tarafından verilmiş bir tedbir kararı uyarınca üstlenilmiş olup, görevin terkine ilişkin beyanların da mahkemenin değerlendirmesine sunulması gerekir. Bu nedenle söz konusu irade açıklamaları, mahkemenin koruma altına aldığı hukuki durumdan tek taraflı olarak vazgeçilmesi sonucunu doğurmaz.
Mahkemenin bu tür bir talep karşısında değerlendirebileceği başlıca ihtimaller şunlardır:
### 1. İstifa veya Görevden Çekilme Taleplerinin Reddedilmesi
Mahkeme, tedbir kararının amacını ve korunmak istenen hukuki yararı dikkate alarak görevden çekilme veya istifa taleplerini kabul etmeyebilir ve ilgili kişilerin görevlerine devam etmelerini isteyebilir. Bu durumda Parti Meclisi, mevcut hukuki statüsünü koruyarak faaliyetlerine devam eder. Göreve davet edilen üyelerin toplantılara katılmamaları halinde ise bu durum ayrıca değerlendirilir; ancak bu durum tedbir kararının kendiliğinden ortadan kalkmasına yol açmaz.
### 2. İstifaların Kabul Edilmesi ve Parti Meclisinin Kalan Üyelerle Devam Etmesi
Mahkeme, istifa taleplerini kabul etmekle birlikte tedbir kararının amacının korunabileceği kanaatine varırsa, Parti Meclisinin kalan üyelerle faaliyetlerini sürdürmesine karar verebilir. Böyle bir durumda kurulun hukuki varlığı devam eder ve görevini mevcut üyelerle yerine getirir.
### 3. Boşalan Üyeliklerin Tamamlanması İçin İlave Görevlendirme Yapılması
Mahkeme, tedbir kararının etkin şekilde uygulanabilmesi amacıyla boşalan üyeliklerin doldurulmasını gerekli görebilir. Bu durumda, daha önce Sayın Gürsel Tekin'in görevlendirilmesinde izlenen yönteme benzer şekilde, davacılardan veya ilgili listelerden yeni isimlerin bildirilmesini isteyebilir ve Parti Meclisinin eksik kalan üyeliklerini tamamlayabilir.
## Tedbir Kararının Niteliği ve Kurultay Meselesi
Tedbir kararının hukuki niteliği dikkate alındığında, karar yürürlükte olduğu sürece yeni bir kurultay sürecinin işletilmesi hukuken mümkün görünmemektedir. Çünkü söz konusu tedbir kararı, belirli kişilere makam veya görev sağlamak amacıyla verilmiş bir karar değildir. Kararın temel amacı, davayı açan kişilerin anayasal güvence altında bulunan siyasi faaliyette bulunma ve parti yönetimine katılma haklarını dava sonuçlanıncaya kadar korumaktır.
Nitekim mahkemenin tedbir kararıyla koruma altına aldığı hukuki yarar; Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetim organlarının oluşumuna ilişkin işlemlerin yargısal denetim tamamlanıncaya kadar mevcut hak kayıplarını önlemek ve davacıların parti içi siyasi faaliyet haklarının etkisiz hale gelmesini engellemektir.
Bu nedenle tedbir kararının varlığı, kişisel tercihlerden bağımsız olarak, öncelikle davacıların korunmaya değer görülen hukuki menfaatlerinin güvence altına alınmasına yöneliktir. Kararın ortadan kaldırılması veya sonuçlarının değiştirilmesi ise ancak mahkemenin yeni bir değerlendirmesi ya da davanın esası hakkında verilecek nihai karar ile mümkün olacaktır.