Mersin Tarsus'ta 3 çocuk annesi H.Ç., hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi M.Ç. tarafından çocuklarının gözü önünde 17 yerinden bıçaklandı.
Ölü numarası yaparak kurtulan ve ağır yaralanan kadın, tutuklanan eşinin en ağır cezayı almasını istiyor.
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş:
— Gülistan Doku’nun failleri bulundu diye haberler verildi. Ben o gece sevinçten ağladım.
— 'Gülistan’ın çözüldü, Allah’ın izniyle Rojin’in de çözülecek' dedim.
— İkisi de öğretmen olacaktı. İki aile de fakir fukaradır.
— Gülistan Doku’nun dosyasından kim çıktı? Tunceli Valisi'nin oğlu çıktı. Bizimki de onunkine benzer.
Saldırganın dün bahsettiğimiz “arkadaşlarına” attığı fotoğraflardan birisi de bu, bunun gibi başka fotoğraflar da mevcut. “Silahlara ulaşamıyordu” ifadesi verilmiş ama durum söylenenden farklı.
Bir vatandaşın, “put seveni sevmeyiz” diyen şahısa verdiği cevap:
“Ben şahsen Anıtkabir’e gidip bez bağlayan ev, araba, eş, okul isteyen birini görmedim. O yüzden put değil anıttır, ışıktır, bilimdir, dehadır.
Biz tapmayız anarız.”
Ayla öğretmen çocuklar buraya kadar gelmiş, kırılmasınlar bir bakayım diye girmiş o gün sınıfa. Normalde greve destek veriyormuş. Sınıfa girdikten sonra saldırı başlayınca korkup birbirine sarılan 4 öğrencinin üstüne kapanmış da şehit olmuş. Feminizm adını kullanıp aslında kürdofaşistlik felsefesini benimseyen hiçbir "kadın" hareketi onu anmadı. Unutmayacağız.
🔴 SON DAKİKA | Kahramanmaraş'ta okul saldırısında öldürülen Yusuf Tarık Gül'ün KHK'lı eski polis babası, valiye tepki gösterdi:
"Benim oğlumun polis babasını 1758 gün 'terörist' diye içeri attınız. Şimdi de 'vatan sevdalıları'nın oğlu benim oğlumu öldürdü!"
1758 gün hukuksuzca hapsedilen KHK'lı baba oğluna henüz yeni kavuşmuştu.
Bu acıların hesabını nasıl vereceksiniz?
Antonio Cosme 1998 yılında, komşusunun 13 yaşındaki kızına te*avüz etti.
9 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Aradan 7 yıl geçmeden, 13 Haziran 2005 te anne María del Carmen García evinin yakınlarında yürürken biriyle karşı karşıya geldi. O kişi Antonio Cosme Velasco idi, 7 yıl önce 13 yaşındaki kızı Verónica'ya bıçak zoruyla tecavüz eden aşağılık...
Hapiste olması gerekiyordu. Ancak İspanya sistemi, cezasının bir parçası olarak ona geçici günlük izinler, yani kısa süreli özgürlükler tanıyordu.
Ve işte oradaydı. Özgürce yürüyordu hemde Onun mahallesinde. Anneye doğru sırıtarak yaklaştı, kızının onu özleyip özlemediğini sordu hatta kahkaha attı.
Bazı raporlar alaycı sözler söylediğini de iddia ediyor.
Antonio'yu hapishanede tanıyanlarla konuşan anneye herkes, Antonio'nın aslâ pişmanlık duymadığını söylemişti. Tam olarak O an İçinde bir şey kırıldı annenin.
Çığlık atmadı. Hemen ona saldırmadı. Sakince yakındaki bir benzin istasyonuna gitti ve bir bidon benzin aldı.
Sonra Antonio Cosme'yi bir bara kadar takip etti, sarhoş olmasını sessizce bekledi hareketsiz kaldığını farkedince, benzini üzerine döktü ve bir kibrit yaktı.
Bar alevler ve kaos içinde kaldı. Cosme çığlıklar içinde hayvanlar gibi bağırıyor sesi tüm mahalleden duyuluyordu.
Sonunda vücudunun büyük bir bölümünde üçüncü derece yanıklar meydana geldi, On gün sonra, 23 Haziran 2005'te hastanede acı içinde öldü.
María kaçmadı. Kaçmaya çalışmadı. Polisi bekledi ve hemen itiraf etti.
"Hiçbir zaman katil olmak istemedim," dedi müfettişlere. "Ama kızımın yanına bir daha yaklaşırsa neler olacağını hayal ettim." Ve sadece anneliğimi yaptım.
Bu olay basına yansıyınca İspanya genelinde büyük yankı uyandırdı.
Bir yanda: María'nın kendi başına adalet dağıtan bir katil olduğunu, medeni bir toplumda kanunsuz adaletin hoş görülemeyeceğini söyleyenler.
Diğer yanda: Bunu neden yaptığını tam olarak anlayan binlerce kadın
Çünkü hukuki argümanların yakalayamadığı şey şuydu: María, kızının hayatının paramparça olduğunu izlemişti.
Verónica, saldırıdan önce normal bir genç kızdı. Sonrasında travma, korku ve depresyonla mücadele etti. Annesi, kızının masumiyetinin öldüğünü, şiddetin paramparça ettiği bir hayatı yeniden kurmak için verdiği mücadeleyi tüm medyaya anlattı.
Antonio Cosme mahkum edilmiş ve hapse atılmıştı. Güya adalet yerini bulmuştu.
Ama kağıt üzerindeki adalet travmayı iyileştirmez. Kabusları silmez. Çalınanı geri vermezdi.
Ve şimdi, o müthiş adalet sayesinde yedi yıl sonra, kızına bunu yapan adam özgürce dolaşıyordu—sırıtarak, pişmanlık duymadan, Verónica'nın yaşadığı aynı sokaklara salıverilmişti.
Kim bilir belkide hâlâ aynı şeyin peşindeydi..
Kızını koruması gereken sistem, bunun yerine tecavüzcüyü mahallelerine geri göndermişti.
María'nın davası İspanyol toplumunda bir dönüm noktası oldu
Savcılar onu cinayetle suçladı ve uzun bir hapis cezası istedi. Çünkü Yasa açıktı: saldırıyı planlamış, benzini almış ve kasten birini öldürmüştü.
Ancak binlerce İspanyol kadın başka bir şey gördü:
kızını koruyamayan bir sistem tarafından SUÇA SÜREKLENEN bir anne.
İspanya genelinde büyük protestolar patlak verdi. Kadınlar María'yı savunmak için yürüyüş düzenledi, "Hepimiz María'yız" yazılı pankartlar taşıyarak adalet reformu talep ettiler.
Hukuk sisteminin Verónica'ya iki kez ihanet ettiğini savundular: önce tecavüzün gerçekleşmesine izin vererek, sonra da tecavüzcüsünü topluma geri salarak.
Mahkeme başlangıçta María'yı dokuz buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı.
Ancak kamuoyu baskısı çok büyüktü. Dilekçeler toplandı.
Politikacılar yanıt vermek zorunda kaldı. Dava, İspanya'nın adalet sisteminin cinsel şiddet mağdurlarına ve ailelerine nasıl davrandığıyla ilgili her şeyin yanlışlığının sembolü haline geldi.
Temyizde, María'nın cezası, yattığı süre ve psikolojik durumu dikkate alınarak beş buçuk yıla indirildi.
María cezasını sessizce çekti. Yaptıklarından asla pişmanlık duymadı; sadece bunun gerekli olmasından dolayı üzüntü duydu...
#Adalet