Düşüncelerine dikkat et duygularına dönüşür, duygularına dikkat et davranışlarına dönüşür, davranışlarına dikkat et alışkanlıklarına dönüşür, alışkanlıklarına dikkat et karakterine dönüşür, karakterine dikkat et kaderine dönüşür, düşüncelerin ne ise kaderin de odur.
@esattimben İstanbuldaki A kuyumcusu, Londradaki B kuyumcusu ile iş birliği yapıyor.Sen A ya 100kg veriyorsun.B kuyumcusundan 99kg teslim alıyorsun.Sonra B kuyumcusunun başka müşterisi ona 100kg bırakıyor A kuyumcusunda 99kg teslim alıyor.Hesap kapandı😉
Manisa'dan Gazze'ye savaşmaya giderken Suriye'de tutuklanıp 14 ay hapis yatan Engin Arslan:
"Öğlen yemeğinde 2 kaşık yemek, akşam yemeğinde çeyrek domates vardı.
3 kez işkence gördüm. Demir sopayla dövdüler. Bir daha olsa yine giderim."
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor. Sene 1912, Uşi Anlaşması'dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak. Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek. Fakat şartlara uyum sağlanmıyor. Bu yüzden 3 yıl sonra yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor. Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok. Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915 Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir. Bu adam kim mi? Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır. 12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardı.
Şimdi asıl olaya gelelim...
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve ç*tesi, bu durumdan faydalanıyor ve 12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir. Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
*Yusuf Halaçoğlu*
@TiskiKurumsal@baskanzorluoglu
Murat Bey 12 saattir Akçaabat Söğütlü Mah.Söğüt sok. rögar patladı 3 tane bina bodrum katlarımız pislik bastı ve devam ediyor.Çözüm bulunamıyor.
DİN NEDİR?
Din kesinlikle afyon değildir; fakat en kaliteli afyonu dinden yaparlar.
Din kesinlikle şarap değildir; fakat en çok din ile sarhoş ederler.
Din kesinlikle uyandırmak içindir; fakat en çok din ile uyuturlar.
Din kesinlikle ayıltmak içindir; fakat en çok din ile bayıltırlar.
Din kesinlikle uyarmak içindir; fakat en çok din ile uyuştururlar.
Din kesinlikle harekete geçirmek içindir; fakat en çok din ile felç ederler.
Din kesinlikle yaşatmak içindir; fakat en çok din adına öldürürler.
Din kesinlikle güzeldir; fakat en çok çirkinliği din adına yaparlar.
Din kesinlikle sorunun ve sorgulamanın dostudur; fakat soruların, sorgulamanın celladı olarak en çok dini kullanırlar.
Din kesinlikle özgürlüktür; fakat en çok din adına tutsak ederler.
Din kesinlikle selamdır, selamettir, huzurdur, umuttur; fakat en çok din adına savaştırırlar, din adına daraltırlar, din adına korkuturlar, din adına hayalleri paramparça ederler.
Din kesinlikle adalettir; fakat en çok din adına zulmederler.
Din kesinlikle güzel ahlaktır; fakat en büyük ahlaksızlıkları dindarlık kisvesi altında işlerler.
Din kesinlikle adam olmayı, şahsiyet olmayı emreder; fakat en çok din ile sürüleştirirler.
Din kesinlikle erdemdir, nezakettir, nezahettir; fakat en çok din ile yozlaştırırlar, din ile kabalaştırırlar, din ile çirkefleştirirler.
Din kesinlikle aydınlıktır; fakat en koyu karanlığı din ile kurarlar.
Din kesinlikle hizipleşmeyi yasaklar; fakat en çok din adına hizipleştirirler.
Din kesinlikle putçuluğu yasaklar; fakat en çok putu din adına dikerler.
Din kesinlikle aklı önceler; fakat en çok din ile delirirler, en çok din adına meczup olurlar.
Din kesinlikle sağlam bina yapmayı emreder; fakat en çok çürük binaları din adına yaparlar.
Din kesinlikle sadece Allah'ın koyduğu hükümlerdir ve din sadece Allah'ındır; fakat en çok Allah adına hüküm koyarlar, en çok Allah adına din uydururlar.
Ramazan Yaman
Çevre Bakanı Murat Kurum:
"İstanbul Finans Merkezi sayesinde, 15 Mayıs sabahı uluslararası fonlar Türkiye’ye gelecek. Çünkü yatırımcı güven ister, istikrar ister."
@drfahrettinkoca Bu hareketlere para cezası kesmek ödüldür.Sizler yumuşak davrandıkça korkusuzca bu gibi tipler çoğalacaktır.Paket yapıp sınır dışı etmek neden zor?