"Kalbim ağrıyorsa da kardeşim,
Gönlüm bulanıyorsa,
Tedirginsem, kuşkuluysam,
Kalın kitapların yazdığına bakarsan
Suçluysam,
Havada ihanet, dışarda sıcak,
Duvarlarda yazılar,
Kalbimizde acılar varsa da,
Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim..."
İbrahim Sadri (Bizim Yaşadığımız)
Bugün bir kez daha söylüyorum:
Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız.
Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız.
FEZA PİLOTU
...
Sayıdan sonsuzluğa sınıf geçirtecek not;
Bizdedir ve bizdedir Arş'a giden astronot,
Ve mekandan arınmış ve zamandan ilerde,
Fezayı teslim alma sırrı bizimkilerde.
Bizimkiler ışığa gem vurur da binerler;
Yerden göğe çıkmazlar, gökten yere inerler.
🇵🇸 🇹🇷 “ Today, Gaza is not only the world's largest graveyard for children. It is also the place with the highest rate of child amputations in the world. Gaza has become the most inhumane and shameful concentration camp of our time.
In Gaza alone, over the past 3 years, we have lost 74,000 of our brothers and sisters, most of them women and children. We lost them to what we regard as acts of state terror by Israel. The people of Gaza are still searching for their loved ones beneath the rubble. They are recovering the bodies of their spouses, their children, or parents. Innocent children who have lost their arms and legs in Israeli attacks are trying to return to school.
Meanwhile, the West Bank is witnessing the most severe period of what we regard as settler violence and terror. In Jerusalem, Muslims and Christians are being denied access to holy sites. There is an attempt to destroy UNRWA, which is our collective initiative.”
Bazen
"insan neden kendine bunu yapar,
neden kendini bu duruma düşürür?"
diye sorasım geliyor...
Gerçekten insan kendini bu tiplerle eş seviyede mi kabul eder?
Birkaç kişinin takdiri ve övgüsünü üzerine çekmek için alçalıp kendini onların beğenisine bu kadar kolay mı sunar?
Bazı insanlar, bazı şeyleri yaşamaya gerçekten müstehak...
Hor görme, kendini beğenme, ilgisizlik, duyarsızlık, vurdumduymazlık ve gayri insanî hareketlerin sonucu elbet bir yerden çıkıyor.
Tüm bu vasıfları yüklenmişken başınıza gelenlerin sonucunda ağlamasanız bari...
Kaybolur hayatın tarifsiz ahengi
Zaman bir tablodur, düşer duvarlardan
Düşüncemi aşan gizli bir mimari
Yükselir sonsuzluk manzaralarından.
Yaslasam başımı hatıralarıma
Bir şah damar gibi vuruyor hayaller
Vuslat bilemem ki hangi rüyalarda?
Ayrılıktan şimdi üşür durur eller.
UYARI / YORUM
HÜKÜMET, BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNİ DERHAL YASAL STATÜYE KAVUŞTURMAK ZORUNDADIR!
Başörtüsü meselesi zımnî toplumsal mutabakatla çözülmüş gibi duruyor!
Ama sadece “gibi”.
Yarın siyasî konjonktür değişirse ilk büyük yasak, başörtüsüne gelir ve Türkiye en az 50 yıl geriye gider.
Başörtüsü, bu toplumun Müslüman kalabilmesinin en hayatî göstergelerinden biridir.
Siyasî konjonktür değiştiğinde, ilk yapılacak işin, ortaokul ve liselerde başörtüsünün yasaklanması olacağından asla şüphe duymuyorum.
Ortaokul ve liselerde başörtüsünün yasaklanması, bu ülkenin çocuklarının İslâm’la ilişkisinin önce protestanlaştırılması, sonra da sıfırlanması sürecinin fitilini ateşleyecektir.
Sözün özü: Başörtüsü yasal bir statüye kavuşturulmalıdır. Yoksa bunun bedeli çok ağır olur bu topluma.
Benden uyarması!
Quienes consideran que ondear la bandera de un Estado es “incitar al odio”, o han perdido el juicio o han sido cegados por su propia ignominia.
Lamine solo ha expresado la solidaridad por Palestina que sentimos millones de españoles. Otro motivo más para estar orgullosos de él.