İtalyan hakim, idam kararı vermeden önce Ömer Muhtar’a sorar:
— İtalyan Devleti’ne karşı savaştınız mı?
Ömer Muhtar: Evet.
— İnsanları İtalyan Devleti’ne karşı savaşmaya teşvik ettiniz mi?
Ömer Muhtar: Evet.
— İtalya’ya karşı kaç yıl savaştınız?
Ömer Muhtar: Yaklaşık 20 yıl.
— Yaptıklarınızdan dolayı pişman mısınız?
Ömer Muhtar: Hayır.
— İdam edileceğinizi biliyor musunuz?
Ömer Muhtar: Evet.
Hakim şaşırarak der ki:
— Sizin gibi biri için böyle bir son çok üzücü...
Bunu duyan Ömer Muhtar şöyle cevap verir:
— Tam tersi! Bu, hayatımın sonu için en güzel yoldur.
Hakim, mücahitlere cihadı durdurmalarını emreden bir beyanname yazması halinde onu beraat ettirmek ve sürgüne göndermek istediğini belirtir. Bunun üzerine Ömer Muhtar, o meşhur sözlerini söyler:
"Her namazda Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (s.a.s.) O’nun resulü olduğuna şehadet eden bu parmaklar, asla yanlış bir şey yazamaz! Bizler teslim olmayız; ya kazanırız ya da ölürüz. Biz ölsek de kazanırız, siz ise kaybedersiniz. Fakat acı olan şu ki; siz bunu ancak öldüğünüzde anlayacaksınız ve o zaman bunun size bir faydası olmayacak!"