Genç meslektaşımız Irmak Koparan; yaşadığı sorunları defalarca anlatmasına rağmen duyulmamış, yalnız bırakılmış, görmezden gelinmiş ve maalesef hayattan kopmuştur.
Ağrı Şube Başkanımızla görüştüm. Aktardığı bilgiler ve kamuoyuyla paylaşılan sorular, yaşananların ne kadar vahim olduğunu göstermektedir. Ortada yanıt bekleyen bu kadar ciddi soru varken, bu olaya yalnızca bir intihar vakası olarak bakmak mümkün değildir.
Bugün öğretmenler; giderek ağırlaşan ekonomik koşullar altında yaşam mücadelesi verirken, mesleki itibarlarının sistemli biçimde aşındırıldığı, liyakat yerine sadakatin ödüllendirildiği, yandaş sendikal anlayışların ve liyakatsiz yönetici kadrolarının baskısının giderek arttığı bir düzende görev yapmaya çalışmaktadır.
Sorunlarını dile getiren, hakkını arayan ve adalet talep eden eğitim emekçilerinin cezalandırıldığı; susanların, biat edenlerin ve yandaş ilişkiler ağına eklemlenenlerin ödüllendirildiği bir düzen ne eğitimi güçlendirebilir ne de öğretmenini koruyabilir.
Sayın Milli Eğitim Bakanı;
Öğretmenleri yoksulluğa, yalnızlığa, güvencesizliğe ve keyfi uygulamalara mahkûm eden bu düzen daha kaç meslektaşımızı hayattan koparacak?
Ağrı Şubemizin ortaya koyduğu tüm sorular bir an önce yanıtlanmalı; yaşanan süreçte sorumluluğu bulunanlar ortaya çıkarılmalı ve hesap vermelidir.
Genç bir kadın öğretmenimiz, görev yerinde yalnız bırakıldı, görmezden gelindi, cezalandırıldı ve sonunda hayattan koparıldı.
Bu intihar değil, ihmallerin, baskının ve idari körlüğün sonucudur.
Sorumlular susarak kurtulamaz.Bu dosya kapanmayacak, bu düzen hesap verecek.Irmak Koparan’ı unutmayacağız.
@tcmeb@Yusuf__Tekin
İnsanlar İtalyan ailelerin birlikte domates sosu yapmasına özenmiyor. İnsanlar İtalyan ailelerin sinir stressiz, kavgasız dövüşsüz, gerginlik olmadan birlikte bir şeyler yapmasına özeniyor. Türkiye’de en iyi ailede bile muhakkak ana-babanın duygularını idare eden bir çocuk olur
4 yaşındaki öğrencilerimden gelen sevgi ifadelerini biriktiriyorum 1) L.K: “öğretmenim bazen eski hatıralarımı hatırlıyorum ama ben değil içim hatırlıyor. Ve bazıları beni duygulandırıyor. Mesela seninle çekildiğimiz eski fotoğraf.. Çünkü seni çok seviyorum” (gülümseyerek ağlar)