♊ İkizler
İkizler kararsız değil.
Her ihtimali aynı anda düşünebilen bir zihin.
Ama sorun şu:
Kimse onun hızına yetişemiyor.
O yüzden:
•çok anlatıyor
•çok susuyor
•çok değişiyor
İkizler dengesiz değil.
Fazla farkında.
"Dengi olmak" deyimi, iki kişinin karakter, değerler, yaşam tarzı, beklentiler ve duygusal zekâ açısından birbirine uyumlu olması anlamına gelir. Bu dengeyi kurmak ise rastgele olmaz; bilinçli bir çaba, zaman ve karşılıklı anlayış gerektirir.
Bir eşikten sonra yanlış olduğunu anlasan bile, büyük emek harcayıp ömrünün büyük kısmını adadığın şeyleri hiçe sayıp yeniden başlayamıyorsun. Çünkü yeniden başlayacak gücün ve daha iyisini başaracağına inancın kalmıyor. Bu durumda kendi dublörün olarak hayatına devam etmek zorunda kalıyorsun...
Ömrünü adadığın gayeler gözünde bir hiçe dönüşürken, kendi hayatını kendi ellerinle çöpe atmayı istemek ne acı...
Kişiliğinle bütünleşmiş alışkanlıkların ve varlığını kuşatmış inançların seni sana teslim etmemek için çabalarken, sen yeniden doğma tutkusuyla kendinle savaşıp, kimsenin bilmediği sancılar çekiyorsun...
İLİŞKİLERDE,BU DAVRANIŞINIZLA YÜZLEŞİN
Sizi inciten insanlarla her şeyi konuşarak çözme konusundaki o bitmek bilmeyen arzu, aslında bir olgunluk göstergesi değildir; aksine bu, kendinizi güvende hissetmediğiniz bir bağı kurtarmak için gösterdiğiniz çaresiz bir çabadır.
Eğer kendimi yeterince iyi açıklarsam, doğru kelimeleri seçersem, beni anlamasını sağlarsam incitmeyi bırakır. Bu çok yanlış bir inançtır.
Gerçek olan karşınızdaki kişi sizi duymak istemiyorsa veya incitmeyi bir iletişim biçimi haline getirmişse, sizin ne kadar olgun davrandığınızın bir önemi kalmaz. O noktada yaptığınız şey iletişim değil, duygusal hayatta kalma çabasıdır
@meraliential@hicciyidegil@denizakb33 32,33 ürün aldım indirimde ,niye gayet normal bu zaman da indirip bekleyip almak ��içlerinden 15 yakın ürün almışım . Olmayanları iade ettim
@bisikletsizbalk @hicciyidegil@denizakb33 Hanım efendi iade ettiğim o kadar her zaman aldığım site özet yazdım 32.33 kalem almıştım bedeni olmayanları iade ettim içine giremedim şeyleri ne yapayım zorlamı gireyim içine 😃😃😃
ŞEYTANIN SOFRASINDAKİ "ANA YEMEK" SİZSİNİZ.
Size "Korkmayın" diyorum, anlamıyorsunuz.
Şimdi size bunu bildiğiniz dilden, kutsal kitabın şifreleriyle anlatacağım.
Kur'an'da defalarca geçer: "Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır. "
Peki bu düşman sizden ne istiyor? Altınınızı mı? Toprağınızı mı?
Hayır.
O sizden ENERJİNİZİ (Nurunuzu) istiyor.
1. HASAT MEKANİZMASI (VESVESE VE KORKU)
Kadim öğretilerde "Loosh" denilen, İslam'da ise "Zulmani Enerji" olarak bilinen bir gerçek vardır.
Negatif varlıklar (Cinler/İfritler/Archonlar); sizin korkunuzdan, endişenizden ve kederinizden beslenir.
Ayet ne der? "Şeytan sizi fakirlikle korkutur." (Bakara 268).
Neden korkutur?
Çünkü siz korktuğunuzda, auranız (manyetik alanınız) yırtılır ve dışarıya çok lezzetli bir "Düşük Frekans" yayarsınız.
İşte o an, onların yemek saatidir.
Siz her "Ne yapacağım, bittim ben" dediğinizde, o görünmeyen varlıklara ziyafet veriyorsunuz.
2. NEDEN MUTLULUĞU SEVMEZLER?
Çünkü NEŞE, TEVEKKÜL VE CESARET; en yüksek frekanstır.
Mümin'in (İnanan ve Güvenen) enerjisi ateştir; o varlıkları yakar.
Onlar sizin üzülmenizi, kaos çıkarmanızı, birbirinize düşmenizi isterler.
Çünkü barışın ve huzurun olduğu yerde, onlar AÇ KALIR.
Televizyonlardaki o kaos haberleri, o korku pompalamaları... Hepsi bu "Küresel Hasat"ın bir parçasıdır.
3. GECE VE GAFLET (SİSTEMİN AÇIĞI)
Peygamber neden "Geceleyin kapılarınızı örtün, kaplarınızı kapatın" demiştir?
Sadece toz girmesin diye mi? Hayır.
Gece, manyetik alanın değiştiği ve bu varlıkların (Sistemin Ajanlarının) en aktif olduğu hasat zamanıdır.
Siz uyurken veya gaflet halindeyken (sarhoşken, depresyondayken), bilinciniz savunmasızdır.
Onlar bu anı kollar.
SONUÇ:
Sistem (Dünya Hayatı / Esfel-i Safilin), sizi korkutarak yönetmek üzerine kuruludur.
Ama Yaradan size bir "Hile Kodu" vermiştir: "La Galibe İllallah" (Allah'tan başka galip yoktur).
Bu sözü söyleyen ve buna GERÇEKTEN İNANAN (Korkusuz olan) bir adama, hiçbir boyutun varlığı dokunamaz.
Korktuğunuz an, köleleşirsiniz.
Cesur olduğunuz an, halife (yönetici) olursunuz.
Onları beslemeyi bırakın.
Korkularınızı, endişelerinizi ve o negatif senaryolarınızı çöpe atın.
Siz korktukça onlar güçleniyor.
Siz güldükçe ve dik durdukça, onlar yok oluyor.
Sofradan kalkın.
Oyun bitti.
Bir vatandaş, çocuksuz mekanların çoğaltılması gerektiğini savundu:
“Bazı yerlerde var ama kurallar esnetiliyor. Bazen insanlar çocukların etrafta çığlık atmadığı bir alana ihtiyaç duyuyor.
Bazı yetişkinler için çocuksuz sinemalar, restoranlar olmalı.” (Damla Aydın)
Bir vatandaş, ‘yeni nesil ebeveynlere’ tepki gösterdi:
“Markette 4 yaşındaki bir velet kredi kartını kendisi okutacak diye 20 kişi sıra bekliyor, anne de gülüyor.
Arkadaki o kadar insan senin çocuğun özgüvenli olsun diye mi bekleyecek?” (Dolunaykim)