Üzüntünün en büyük panzehiri; bu dünyanın geçiciliğini, nasıl yaşarsak yaşayalım ömrün süresinin değişmeyeceğini ve üzüntüye teslim olmanın Allah’ın bize olan yakınlığını unutturup O’nu inciteceğini hatırlamaktır (Tuğba üçlü)
Engelli öğretmenler unutularak bekletilmeye devam ediyor; sesimiz sadece bu mücadele satırlarında tükeniyor. Farklı bakanlıklar tarafından binlerce alım yapılırken, söz konusu eğitim olduğunda sürekli hesap kitap yapılıyor. Kayıp giden umutlar ve mesleğe olan inanç tek tek sönüp gidiyor.
Eğitimde ince hesaplara girmeden tüm öğretmenler atanmalıdır. Çünkü vatandaşın adının anıldığı, gözetildiği ve değer gördüğü tek kurum kamudur. Lütfen daha fazla bekletmeyin, mazeret sunmayın; atayın!
#EngelliÖğretmenAtaması
@Yusuf__Tekin@RTErdogan@EmineErdogan@oktay_saral@memetsimsek
Cezalar ağırlaştırılmalı, liselerde yüksek güvenlik önlemleri alınmalıdır! Okula silah veya saldırı aleti getiren öğrencinin eğitim hayatı anında bitirilmelidir. Öğretmene, çocuğa, kadına ve hayvana dokunanın cezası idam olmalıdır. Sosyal medyada şiddet güzellemesi yapanların okulla ilişiği kesilmeli, ailelerine de caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Çocuklarınızı katil değil, insan olarak yetiştirin; yetiştiremiyorsanız bedelini onlarla birlikte siz de ödeyin!"
(Tuğba Üçlü)
@bayramzilan Dikkat çekmek için bedeni açmaya gerek yok ki ama elde ondan başka bir şeyi olmayan insanı da konuşarak yaymaya gerek yok. Sanat kutsaldır bu insanların sanatta yeri yok.
Sizin gibi lanetli bir topluluğun yapabileceği ya da elimizden alabileceği hiçbir şey yoktur. Yaptığınız her şey, yalnızca kendinize yakışır bir sonun hazırlığıdır. Bir Müslüman'ın canını ölümle korkutamaz, onu öldürerek bitiremezsiniz! Son mutlu günleriniz, azabın en şiddetli günü için affa layık olmadığınız; zulmünüze izin veren Yaradan'ın sizi hesap gününde azapla eriteceği günlere gebedir. Öyle bir zaman gelecek ki adınız dahi anılmayacak. Unutmayın; canı veren de alan da Allah’tır."(Tuğba Üçlü)
EĞİTİMDE ADALET VE ENGELLİ ÖĞRETMENLERİN TOPLU ATAMA TALEBİ
Eğitim sistemi, hiçbir ferdini geride bırakmayan bir anlayışla ve liyakat esasıyla inşa edilmelidir. Ancak bugün, iki yıllık zorlu bir hazırlık ve sabır sürecinin ardından açıklanan kısıtlı kontenjanlar, engelli öğretmen adayları arasında büyük bir hayal kırıklığı ve hak gaspı algısı yaratmıştır.
1. Kimse Geride Bırakılmamalı: Toplu Atama Şarttır
İki yılda bir yapılan EKPSS, adaylar için sadece bir sınav değil, bir gelecek mücadelesidir. Bu uzun bekleme süresinin sonunda açıklanan sembolik sayılar yerine, tüm adayların emeğini kapsayan ve mağduriyetleri gideren toplu bir atama yapılması anayasal bir sorumluluktur. Engelli öğretmenlerimizin eğitim ordusuna tam katılımı, sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir.
2. Hukuki Güvenlik ve "Kanunların Geriye Yürümezliği"
Hukuk devletinin en temel prensibi, bireyin haklarının korunması ve yasaların aleyhte işletilmemesidir. Bir grup aday eski şartlarla atanırken, geri kalanların süreç devam ederken "yeni kurallar veya akademi" gibi belirsizliklere zorlanması, hukuki belirlilik ilkesine aykırıdır. Sınava giren her aday, girdiği dönemdeki şartlarla değerlendirilmeli ve kazanılmış hakları korunmalıdır.
3. Mağduriyet Değil, Hak Edilen Adalet
Aynı sınav puanına ve aynı hayallere sahip öğretmen adayları arasında "eski-yeni" veya "kısıtlı kontenjan" ayrımı yapılamaz. Devletin kurumsal ciddiyeti, adaylara sunduğu şartlarda adalet ve istikrar sağlamayı gerektirir. Bizler imtiyaz değil; kontenjanların ivedilikle artırılmasını, haksız uygulamaların son bulmasını ve tüm engelli öğretmenlerimizin kapsayıcı bir takvimle göreve başlatılmasını talep ediyoruz.
Sonuç olarak; eğitimde itibarın tesisi, hiçbir öğretmenini dışarıda bırakmayan adil bir atama düzeniyle mümkündür. Geride bırakılmak değil, atanmak; mağduriyet değil, adalet istiyoruz!
Varoluşun bile kendisinden utandığı, elleri masum bebeklerin kanıyla mühürlenmiş bu lanetli bozguncu sürüsünün gölgesi dahi vatanıma ihanettir! Yaradanın rahmetinden mahrum kalmış, vicdanı terk etmiş bu karanlık zihniyeti topraklarımda istemiyorum. Şerefli Türk milletinin huzurunda ancak bu zulmün makberi kazılır; insanlık onurunu ayaklar altına alanların bu topraklarda tek bir soluğuna dahi tahammülümüz yoktur!"
(Tuğba Üçlü)
@AlcayirCengiz Bence eko yiyeceği hakkın hesabını yapıyor Bütün bunlara rağmen ona inanacak kendisi gibi insanların olmasını istiyor Hak sahibi Allah onu içeri tıkıyor...