Bir arkadaş sürekli Hz. Yunus'un duasını okurken bir gece Hz. Yunus'u rüyasında görüyor. Ona "Biz de senin gibi dua ediyoruz ama buradan niye çıkamadık?" diye sorunca, Hz. Yunus: "Ben duayı ilk ettiğimde Allah beni balığın karnından çıkarsaydı dalgalı bir denizin ortasında ve
Bu yazı vesilesiyle tekrardan hatırlatalım: Dindar erkekler “tesettürlü ama sıkıntılı” kızlar ile “açık ama dindar” kızlar arasında tercihe mecbur değiller. “Tesettürlü ve düzgün” kızlarla evlenmek gibi bir opsiyonları da var. Ki, İslam üzere yuva kurmak ve evlat yetiştirmek istiyorlarsa, kızlarının tesettürlü olmasını istiyorlarsa olması gereken de bu. İlla tesettürsüz kızla evlenmek isteyen de nefsinin böyle istediğini itiraf etsin. “Ama zaten tesettürlü kızlar daha fena” gibi ithamlarla zaten zor olan tesettür ibadetini daha da zorlaştıracak genellemeler yapmasın.
İkinci olarak; “Açık ama dindar” kızların bu kadar çoğalmasının sebebi, tesettürün toplumsal yükünün bu kadar ağırlaştırılması zaten. Düşünün: tesettürlü bir genç kız hem böyle bir zamanda nefsine kırk kat kilit vuracak, güzelliğini sergilemeyecek. Hem en ufak hatasında “nasıl tesettürlüsün sen” diye azar yiyecek. Hem de sürekli genellemelere kurban gittiği gibi, kendi cenahının erkeklerinin dahi tesettürsüz kızlarla evlendiğini görecek. Buna mukabil dindar bir ailede büyümüş tesettürsüz bir kız düşünün. Namazlarını kılıp orucunu tutuyor ama belki de bu zamanda kadınlar için en zor ibadet olan tesettürü yerine getirmiyor. Bu bakımdan nefsini rahat bırakıyor. Üstüne, namaz kıldığı için yahut en ufak bir “Müslümanca” davranış sergilediği için mütemadiyen alkış topluyor. O da yetmiyor; dindar erkeklerle evlenip hayalindeki yuvaya daha hızlı kavuşuyor. Böyle asimetri olur mu? Böyle bir tabloda genç kızlar nasıl tesettüre teşvik ve ikna edilebilir?
Ben buraya ait değilim hissi çok korkunç. Bir ortamda oturuyorsun, herkes bir şeylerden konuşuyor, sohbet ediyor. Aniden içinde bir his oluşuyor “ben buraya ait değilim”
Kehf Suresi’ni her okuduğumda Allah’a hamdolsun psikolojik olarak ilaç almış gibi bir his oluyor. En çaresiz hissedip, "Artık buradan bir çıkış nasıl olabilir?" derken 10. ayete denk geliyorum. Ashab-ı Kehf ellerinden gelen her şeyi yapmış ve fiziki olarak mağaraya sıkışmışlardı.
çok tuhaf, âlemde bir zerresin ama bazı günler geceler âleme bile sığamıyorsun. sonra hep o ayet geliyor aklıma; biz senin yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu elbette görüyoruz