♦️Millî Eğitim Müdürümüz Hale Bağce Özbaş, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlangıcı dolayısıyla bir mesaj yayımladı:
“Eylül ayının rengiyle, tazeliğiyle, ışıltısıyla beşinci mevsimimiz olan okul günlerimiz başlıyor.
Türkiye Yüzyılı'nın inşasında eğitimin kapısını ilk kez çalacak miniklerimizle, geleceğin yükünü omuzlarında var gücüyle taşıyan gençlerimiz aynı heyecan ve sorumluluk ruhuyla çalışacaklar.
Sizlerin güzel kalbi, maarifin kalbiyle buluşup en güzel oyunları oynayıp öğrenecek; dünyayı, doğayı, insanı ve bilginin hikmetini kavrayacak. Avuçlarınızda tuttuğunuz türlü renklerle çiçekler açtıracağınız eğitim öğretim yılının kapısı yeniden ve daha güçlü bir şekilde aralandı.
Söz sizde, kalem sizde, atılacak adımlar sizde; güç alacağınız birikim ise Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde.
Bunun bilinciyle 2026-2027 eğitim öğretim yılının biricik öğrencilerimize, kıymetli öğretmenlerimize, sevgili velilerimize ve tüm maarif camiamıza hayırlı olmasını diler, başarılar getirmesini temenni ederim.”
🔗 https://t.co/I6A3rov69V
#MaarifinKalbindeİstanbul
@tcmeb@Yusuf__Tekin@istanbulilmem@MucahitYentur@halebagceozbas
Herkes farklı açıklamalar yapıyor, Rojin sen ne yaşadın, başına ne geldi. Telefonun açılmalı, DNA örnekleri kimlere ait, gizli olan her şey açığa çıkmalı. Ruhun huzur bulmalı, adalet yerini bulmalı.
#GizlilikKaldırılsın#rojinicinadalet
🔴 Küresel Sumud Filosunda bulunn ABD vatandaşı:
"Uluslararası sularda İsrail tarafından yasadışı bir şekilde durdurulduk ve kaçırıldık!
Lütfen hükümetlerinizle sesinizi duyurun. Bu bir savaş suçudur."
If America was being bombed day and night because of something horrific our government did, and many innocent Americans and American children were being killed and traumatically injured, and we begged for mercy, but the rest of the world said,
“Americans voted for their government so they deserve it, their government is bad so all Americans are bad, therefore this is what they get and must be done”
And the world was silent to our suffering.
And no one came to our aid.
And our cities and homes were bombed and turned to rubble.
And our infrastructure was destroyed, no farms, no grocery stores, no more organized society.
And no one helped our injured and hungry children.
How would you feel?
What would you think?
What would you do?
This is what is happening to Gaza where in spite of what we have all been told, many innocent people and children are being killed and they are not Hamas.
Does Hamas deserve it? Yes.
Do innocent people and children deserve it? No.
The innocent people in Gaza did not kill and kidnap the innocent people in Israel on Oct 7th.
Just as we spoke out and had compassion for the victims and families of Oct7, how can Americans not speak out and have compassion for the masses of innocent people and children in Gaza?
Is one type of innocent life worthy and another type of innocent life worth nothing?
For me, I think God sees all innocent lives the same and he loves them all. As a matter of fact, He sent his own son for all people, that’s how much He loves us.
America funds Israel $3.8 billion annually for military aid.
Actually correction.
U.S. taxpayers fund Israel $3.8 billion annually for military aid.
That means every U.S. tax payer is contributing to Israel’s military actions.
I don’t know about you, but I don’t want to pay for genocide in a foreign country against a foreign people for a foreign war that I had nothing to do with.
And I will not be silent about it.
@kardiyobey Dört, beş kişinin işini tek bir kişiye yükleyerek üstüne çalışanı tüm gün ayakta durmaya zorlayarak ne yapmaya çalışıyorsunuz? Çalışanına kıymet vermeyen işletmelerden alışveriş yapmıyorum.
@yasminiumm@ogretmenlersyfs Her meslekte iyi kötü var ne yazık ki. Bunu bu şekilde genellemeniz yanlış.
Biz eğitimciler bile içimizde böyle atanmış, atanmamış diye ayrisirsak ayrıṣırsak vay halimize.
"Ece Gürel, Belgrad Ormanı’nda kayboldu. Kaybolmadan önce İngiltere’deki arkadaşına gönderdiği mesajlar ve fotoğraflar ortaya çıktı. Arama çalışmaları, fotoğraflarda görülen alana yoğunlaştı."
Siz videoda sadece içeri girmeye çalışan güvenlikleri görüyorsunuz.
İçerde de özetle şunlar oluyor:
Hasta yakını Doktor Hanım’ın odasına giriyor, kapıyı içerden kilitliyor, doktorun telefonunu alıyor, baş boyun gibi hayati risk oluşturacak bölgelere defalarca makasla saldırıp yaralıyor, “burdan ikimizden biri ölü çıkacağız” diyor.
Peki böyle bir saldırının sonunda saldırganı serbest bırakan adalet sistemimize sormak istiyorum.
Kapısı içerden kilitlenip odasında kesici delici aletle defalarca vücut bütünlüğüne kast edilen bir doktor değil de bir savcı bir hakim olsaydı yine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakacak mıydınız ?
Sağlıkta son yıllarda artan şiddetten daha tehlikeli bir şey varsa o da “sağlıkta şiddetin toplum ve adalet nezdinde normalleşmesi”dir.
Böyle giderse gerek Hekim göçü, gerek defansif tıbba yönelimin artması nedeniyle sağlıkta şiddet sadece Hekimler için bir risk olmaktan ziyade ülkemiz için ciddi bir halk sağlığı sorunu olacaktır.