Bazen zorluklar üst üste gelir, her yerden felaket haberleri ulaşır. O anlarda Selanikli bir yetime Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduran inanç, sabır ve ülke sevgisi daima ışığımızdır.
Malatya'mız bir kez daha dünya tıp tarihine adını altın harflerle yazdırdı.
Dünyanın ilk 8'li çapraz karaciğer nakli operasyonunu başarıyla gerçekleştirerek tıp literatürüne geçen, ömrünü Malatya’ya ve mesleğine adamış,değerli dostum Prof. Dr. Sezai Yılmaz ve emeği geçen tüm sağlık çalışanlarını yürekten kutluyorum.
Bu başarı sadece İnönü Üniversitesi ve Malatya'nın değil, Türkiye'nin de gururudur.
Umudu yeniden yeşerten, insan hayatına dokunan bu büyük başarıda katkısı olan herkese teşekkür ediyorum.
@profsezaiyilmaz
İnsan tamamen tükendiğinde kimse ona madalya takmıyor. Hatta aksine tükenmiş halinizle hatırlanıyorsunuz. Harcanan çabanın değeri var mıdır? Muhtemelen onun da yok.
Bolu Kartalkaya'daki otel faciasında oğlunu kaybeden Zeynep Kotan:
💬"Orada insanlar can verirken bunların karşı otele gidip meyve yediklerini biliyoruz."
💬"Burada kasten insanlar öldürüldü."
💬"Artık bunu daha fazla ispatlamak zorunda kalmamalıyız."
💬"Mahkeme heyetinden rica ediyoruz, bize bu yaşatılmasın."
Ne zaman yurt dışına çıksam sinir krizi geçiriyorum. Elalem mis gibi yaşıyor. Elimizde o kadar fırsat ve öyle büyük bir potansiyel var ki.. Üç tane adam geldi, 100 yaşına kadar yaşayacaklar herhalde, hayatımızın içine etti. Hakkımız helal değildir. Elbet bu devran da dönecek.
Donald Trump, eleştirilerden hoşlanmadı…
Spiker Jimmy Kimmel’i hedef aldı…
Çalıştığı kanala baskı yaptı…
Kimmel’in programı apar topar yayından kaldırıldı…
Ama seyirci susmadı…
Disney ürünlerine boykot başladı…
“Sen susturursan biz de seni sustururuz” dediler…
Kitle bireyi savundu, bireyin sesi toplumsal çığlığa dönüştü…
Disney geri adım attı…
Kovulan Kimmel’i yeniden işe çağırmak zorunda kaldı…
Çünkü mesele bir spikerin kovulması değildi…
Mesele kamusal vicdanın örgütlü tepkisiydi…
Ayşe Barım dün “Sektör beni yalnız bıraktı, ben de yasını tutuyorum” demişti…
Yalnız kalan kırılır, dayanışma olmayan yerde yas büyür…
Ama kitle bir araya gelince, yalnızlık toplumsal güce dönüşür… Dayanışmanın sosyolojik ağırlığı, Marx’ın dediği gibi, tarihin tekerini ileriye doğru zorlar.
CHP Genel Merkezi, İstanbul İl Başkanlığının taşınma gerekçesini “mevcut binada haşere ilaçlaması yapacağız” diyerek açıklamış.
Son yıllarda gördüğüm en iyi kapak.😂😂😂
Duydun mu lan haşere gürsel?..
biz ne voleybol ülkesiyiz ne de baska bir sey. biz verilen kayıplara alıstırılmak zorunda bırakılan, her dogal afette vergilerimiz nerede diye bas bas bagırmamıza ragmen görmezden gelinen koca bi “ihmal” ülkesiyiz.
Sındırgı ve çevresinden yıkım haberleri geliyor. Sanıldığı kadar hasarsız atlatılmayacak. İnşallah fazla zaiyat olmaz. Şimdi televizyonlarda deprem haberi peşinde koşanlara söylüyorum: Ben deprem dirençli kentler diye yırtınırken neredeydiniz. Unutmayın Tek çözüm DEPREM DİRENÇLİ KENTLER. Artçılar devam ediyor
Alıntıdır:
Komisyonda ne konuşulduğunu Türk milleti bilmeyecek, şehit aileleri 10 yıl boyunca bilmeyecek ama Bahçeli’nin “kurucu önder” dediği Öcalan en fazla 10 gün içinde bilecek!!!
Türkiye gerçekten bazen anlam verilemeyecek ölçüde garip bir ülke... Önce 2000-2013 arasında ÖSYM'nin düzenlediği tüm sınav sorularının çalındığı devlet tarafından kabul ve ilan ediliyor. Yani buna akademik personeli belirleyen sınav olan ALES dahil...
Bu ne demek?
Potansiyel olarak Türkiye'nin çeşitli yerlerinde görev yapan binlerce akademisyenin yani üniversitelerde öğrencilerin ders aldığı kişilerin aslında o konumda olmaması gereken kişiler olduğu demek.
Bugünlerde de aslında sınava bile gerek kalmadan, doğrudan diplomanın satın alınabilen bir şey olduğunu öğreniyoruz, hem de şimdilik yüzlerle ifade edilen sayılardaki akademisyen için.
Yani bu kişilerin hem diplomaları sahte hem kuvvetle muhtemel ALES skorları hem de doçentlik/profesörlük gibi ünvanları elde ediş şekileri... Ve yıllara yayılı şekilde üniversitelerde on binler belki de yüzbinlerce öğrenciye ders ve not veriyorlar.
Hem diplomanın hem akademik personel sınavı sonuçlarının hem de elde edilmiş akademik ünvanların tamamı sahte belgelerle elde edilebiliyorsa, bu sayının yüzlerce akademisyen seviyesinde kalmamış olabileceği sonucuna varmak da zor değil.
Normal bir ülkede ulaştığı boyut ve etkilediği insan itibariyle insanın midesine kramplar sokacak derecede büyük bir skandal.
Tabii normal bir ülkede...
doçentlik sınavının sözlü sınav kısmını mantıklı hiçbir açıklaması olmaksızın kaldırıp yoldan geçeni doçent yapmalarını, mantar gibi eşe dosta açtırdıkları apartman üniversitelerinde verilen profesörlükleri, sahtekarlıkları şikayet ettiğiniz YÖK denen aciz kurumun "benim yetkim yok, üniversite uygun gördüyse ben sahte mi değil mi karışamam" çakallığını bu gözle değerlendirin şimdi.
herkes biliyordu ve herkes içindeydi bu rezaletin...
9 senelik memurum.
İş hayatınızı yaşamınızın merkezinden çıkartıp sadece bir geçinme aracı olarak görüp yaşadığınız her sorunun sadece o alanda kalmasını sağlamanız gerekiyor. Hayatsız insanlar orada kendini kanıtlamak için elinden geleni yapacaklar bol şans dileyip önünüze bakın
Bambaşka bir ülke hayal ederek ve onun için çırpınarak geçti ömrümüz.
Ama kadınlarımızı, çocuklarımızı, hayvanlarımızı, ormanlarımızı koruyamadığımız bir ülkede sonlandı hayallerimiz..
LGS skandalı patlar eğitim bakan sıfır sorumluluk, oteller yanar kül olur; turizm bakanı sıfır sorumluluk, yenidoğan bebek skandalı; sağlık bakanı sıfır sorumluluk, Çorlu faciası; ulaşım bakanı sıfır sorumluluk, Soma; enerji bakanı sıfır, abicim sizin sorumluluk alanınız nedir?
Çok kısa bir süre aynı gazetede çalışma şerefine nail oldum. Her sabah yazı işleri masasından geçerken mutlaka “Vaziyete hakim miyiz?” diye sorardı. Haftada bir yazdığı köşesini kaleme almak için gazeteye gelirken de, mutlaka küçük bir çekçek valiz getirirdi. Yazacağı yazı için 70 yıldır biriktirdiği arşivinden malzemeler… Dergiler, gazete kupürleri, kitaplar, albümden çıkarılmış siyah beyaz fotoğraflar… Çok büyük ustaydı, zarifti, öğretmeden öğretendi. Cennetine selam olsun #AltanÖymen