Çözüm çok basit:
Ormana piknik amaçlı gelen herkese girişte barkodlu büyük bir çöp poşeti satılır.
1000 tl tahsil edilir.
Çıkışta çöpü getirip gözlem altında atan araç o parayı geri alır.
O çöpleri toplamaktan çok daha ucuza gelir.
Eğitim de böyle tamamlanmış olur :)
ANLAYAMADIK VEYA KANDIRILDIK DEMEYELİM.
YASADA DEMOKRATİKLEŞME KONUSUNDA TEK BİR HÜKÜM YOK.
10 MADDESİNİN 1O'UDA HUKUK BİR TARAFA, ANAYASA'YA DA AYKIRI.
PKK, FİİLEN CUMHURBAŞKANLIĞI’NA BAĞLANIYOR.
ŞEHİTLERE HAKARET EDİLİYOR.
ÖCALAN’A SİYASET YOLU AÇILIYOR.
BU İHANET VE HIYANETE HAYIR!
Suriye'de nasıl SDG devlete entegre edildi...
Aynı akıl, başka ve daha üst bir adım atarak tüm PKK mensuplarını çok daha üst noktalara biat ettiriyor...
Nasıl mı...
İşte sadece iki ayrı Kurul ile ilgili bazı ipuçları...
MGK
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, bu yasanın uygulanması, yasanın RG’da yayımı ile değil, MGK karar tarihi ile başlıyor.
Anayasaya göre, MGK tavsiye kararı alabilen bir organ iken, burada ise MGK, anayasaya aykırı olarak bağlayıcı karar organı haline getirilmiş. (Anayasa madde 118/3)
Kuşkusuz amaç; yasadaki bu düzenleme nedeniyle istendiğinde siyasi yararın AKP’ye, sorun olursa faturanın MGK’ya çıkarılması.
Artık MGK’nın, Cumhurbaşkanı’nın sözü dışında hareket etme olasılığı yok.
Çünkü MGK, Cumhurbaşkanı başkanlığında 5 sivilden (Cumhurbaşkanı yardımcısı, Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma bakanları) ve 4 TSK mensubundan (Genel Kurmay Başkanı, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanları) oluşuyor.
MGK’nın gerek yapılanması, gerekse sadece sivil üye sayısı bile gözetildiğinde, Cumhurbaşkanı ne zamanı işaret ederse, yasanın uygulanması, o zaman başlayacak.
Artık seçimlerde/anayasa değişikliğinde bir görelim ben de seçimlerden/anayasa değişikliğinden sonra mı bakarım denilecek....
PKK ve mensupları konusunda her şey TBMM’nin değil, Cumhurbaşkanı’nın (Erdoğan’ın) iki dudağı arasında.
“TAKİP, KOORDİNASYON, UYGULAMA KURULU” DENİLEN KURUL,
FİİLEN (PKK'LILAR İÇİN) BİR KAYYIM HEYETİ!
Yasanın 7 nci maddesi ile Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında 4 bakan (Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma) ve 3 bürokratın (MİT Başkanı, CB Genel sekreteri, MGK Genel Sekreteri) yer aldığı bir Kurul kuruluyor.
Bu Kurul, Bakanlar ve bürokratlar nedeniyle, tamamı bağımsız olmayan ve tüm üyeleri Cumhurbaşkanı’na bağlı ve sorumlu olanlardan oluşan bir Kurul.
Kurul, haklarında henüz soruşturma açılmayan, soruşturulan, yargılanan, cezası infaz edilenler dahil her düzeydeki tüm PKK’lılar konusunda yetki ve görev sahibi.
Bu Kurul işlemi olmadan yargı lehe hiç bir şey yapamıyor.
MGK kararı öncesi işlenen ve haklarında henüz soruşturma açılmayan her düzeydeki her bir PKK’lı hakkında soruşturma açılıp açılmaması artık bu Kurul’un İZNİNE bağlı.
KISACASI dağda olup, haklarında soruşturma olmayanlar konusunda, bu Kurul tarafından soruşturma izin verilmeyince, bu kişiler bırakın soruşturulmayı, tüm kapılar DOĞRUDAN AÇILDIĞI İÇİN doğrudan siyaset sahnesine…
Ayrıca yargı kararına bile gerek YOK!
(AKSİNİ SÖYLEYECEK TEKLİF SAHİPLERİ LÜTFEN SES ÇIKARSIN)
Bağımsızlığı olmayan (Cumhurbaşkanlığına daha doğrusu Cumhurbaşkanına bağlı) bu idari Kurul, PKK ve bileşenleri nedeniyle yine terör suçlarından soruşturulan, kovuşturulan, mahküm edilen herkes hakkında tek yetkili.
Kurul, yasa gereği soruşturma, yargılama ve cezasının infazı ertelenen İSTEDİĞİ her düzeydeki kişilerin dosyasını yargıya taşımada, hak yoksunlukları kaldırılması talebinde bulunma konusunda tek yetkili.
Bu Kurul'un yargıya taşımadığı hiç bir dosyayı yargı inceleyemiyor.
Kısacası bu Kurul, istediği PKK’lı hakkında işlem yapılmasını sağlayan, istemediğinin dosyasını bekleten, PKK'lıların tabi olduğu, biat edeceği, yoksa dosyaları rafta bekletebilecek adeta ve fiilen bir kayyım kurulu.
Artık her düzeydeki her PKK mensubu,
Cumhurbaşkanının tek söz sahibi olduğu bu kayyım kurulunun iki dudağından çıkacak söze bakacak.
BÖYLECE PKK ve PKK ile özdeş siyasi hareket, ayrıca bu Kurul yoluyla Cumhurbaşkanı’nın vesayeti altına giriyor.
Bu durum, PKK’nın da, Cumhurbaşkanının da razı olduğu, uygun bulduğu bir durum…
Yasanın hazırlanma şekli de bunu ortaya koydu…
ŞEHİTLERE VE YAKINLARINA HAKARET EDİLDİ!
Adam öldürme suçları işleyenlerin kapsam dışı bırakıldığı ifade edilip, şehit yakınlarına mavi boncuk dağıtılıyor.
Öte yandan, dağa kaldırılıp özgürlüğünden yoksun bırakma, malı mülkü ateşe verme, tecavüze uğrama, yaralanma mağdurları vb ile ilgili PKK’lılar yasa kapsamında.
Böyle olunca Anayasa Mahkemesi (geçmişteki örneklere bakınca), iptal kararı verip, öldürme suçlarını da yasa kapsamına sokacak. Bu nedenle şehit yakınları aldatılıyor!
ÖCALAN'A SALIVERME, UMUT HAKKI VE SİYASET YOLU GELİYOR!
01.06.2005 tarihi öncesindeki suçların yasa kapsamı dışında olduğu belirtilip, Öcalan’ın yasa kapsamında olmadığı mesajı veriliyor.
Böyle bir ayrımın hukuksal dayanağı asla yok ve bu tarih kısıtlamasını Anayasa Mahkemesi kesin olarak iptal edecek.
01.06.2005 sonrası, Öcalan’ın cezaevinden örgüt yönetme suçu konusunda da malüm Kurul, müneccim olmaya gerek yok ki, soruşturma izni vermeyecek… (Madde 3/son)
Öcalan ikinci kez soruşturulmayınca, 01.06.2005 tarihi konusundaki olası bir Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında da,
Öcalan da bu yasadan yararlanacak ve umut hakkına ilişkin yasa bile çıkmadan,
Malüm bu Kurul’un infaz yargıçlığından talebi ile adli sicil kaydı varken ve Anayasa’nın 76 ncı maddesine aykırı olarak bile Öcalan’a bile siyaset yolu açılacak!
Bir yargıç bu kararı vermez ise, verecek olan bulunur da, vermeyenin halini, vesayet altındaki HSK yoluyla varın düşünün…
SORUYORUZ:
Bir sorun çözülecek ise, neden anayasa yerle bir edilerek adım atılır da, anayasaya ve hukuka uygun adım atılmaz...
Çünkü yapılan aslında 2010, 2017 anayasa değişiklikleri sonrası bir adım daha atarak,
Gerçekte üstelik anayasanın ilk dört maddesini delen bir yasa değişikliği...
Çünkü bugün görünen duruma göre, çıkacak yasanın iptali konusunda Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmayacaktır!
Yasa ile Türkiye’deki kimin ne sorunu çözülüyor…
Hiç kimsenin hiç bir sorunu çözülmüyor, PKK meşrulaştırılıyor.
PKK ve her düzeydeki militanları konusunda Cumhurbaşkanı tek söz sahibi yapılıyor.
Kısacası her düzeydeki PKK mensupları, Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına bakar hale getiriliyor, bir başka ifade ile fiilen Cumhurbaşkanına bağlanıyor.
Böyle olunca başlayan bu dönemde adeta PKK’nın başına Cumhurbaşkanı geçiyor.
Bu ihanet ve hıyanete hayır!
#TerörsüzTürkiye
Şu meselenin o kadar çok boyutu var ki sadece kısa bir özet geçelim.
1. Çin ve Hindistan dönüşüm oranı düşük çöp ithalatını yasakladı
2. Bu Avrupa için bir yıkımdı. Onca işe yaramaz çöpü nereye göndereceklerdi
3. O da ne bir anda Türkiye’de bu çöpleri alana teşvik kararı çıktı.
4. Türkiye’ye gelen çöp miktarı yıllar içinde bir anda yüzlerce kat arttı
5. Bu çöpler o kadar değersizdi ki alan iktidar yanlısı geri dönüşümcüler bunları özellikle Adana bölgesinde dağa taşa dökmeye başladı
6.Bazıları nakliye parasından kurtulmak için biriktirip biriktirip yaktı (bakınız @geridonusyangin hesabı. Bu yangınlar hep gece çıkar, kimse yaralanmaz ve ne tesadüf ki sadece depolama alanı yanar)
7. BBC bile Adana dağlarında sadece İngiltere’de satılan bazı ürünlerin atıklarından belgesel yaptı
8. 2-3 yıl önce bu iş iyice ayyuka çıkınca kısmen yasaklandı
9. Ancak yasa lobi faaliyetleriyle geri çekildi
Sonuç Afrika’nın Çin’in Hindistan’ın bile kabul etmediği artıklar Türkiye’ye geliyor. İngiltere çöpünün misal %70’i Türkiye’de
Dağlar çöp doldu, tesisler yanmaya doymadı ama durun denizler var dök gitsin aşamasına geldi.
Büyük ülkeymiş İHA’ymış Siha’ymış Trump’ın arkasına dizilen 150 beygirmiş
Büyük ülke dediğiniz çöp ülke.
Yargısı çöp basını çöp demokrasisi çöp olanı mecazi bırakmazlar denizi toprağı da çöp olur.
Hem de kamu teşviğiyle. Hani emekliye yok işçiye yok öğrenciye yok ama Avrupa’nın çöpünü toplayan vahşi sermayedarlara var!
Örneğin;
İspanya'da ETA İspanyol hükümetinden özür diledi, İspanyollar özürlerini bile kabul etmeyip tüm üst kadroya müebbet ve 50 yıl üstü hapis verdi. Tek bir anayasa maddesini ETA lideri istedi diye değiştirmedi. Tek bir ETA llideri kafasına kese kağıdı geçirmeden TVlerde konuşturulmadı, röportaja izin verilmedi. Toplumsal izalasyon uyguladılar ve bunda başarılı oldular.
Bizde ise tam tersi yapıldı;
kravatlı teröristlere kırmızı plaka tahsis edip, Atatürk'ün koltuğunda oturttuk, TBMM'de baş köşeye çıkarttık!
Yine, İngiltere de İrlanda Kurtuluş Ordusu (İRA) silah bırakırken karşılığında ne aldı?
İrlandalılar da, Polis olabilsin, Vali olabilsin, Öğretmen olabilsin.
Oysa Türkiye'de öyle mi?
Türkiye'de Kürt etnografik unsuru Cumhurbaşkanı bile oldu. Herşey oldu. Esit vatandaşlık hakkı var çünkü.
Ama iktidar ne yapıyor?
Bütün Kürtleri PKK ile eşdeğer tutuyor, bütün Kürtleri apoya bağlıyor?
Buna da, sözü ona "DEVLET AKLl" diyorlar?
Sizce bu hangi devletin aklıdır?
Bahtiyar Aydın,
Eski Çağ Tarihi Uzmanı
6 Ağustos 2026, İstanbul
Dileyen kopyalayıp duvarına yapıştırıp paylaşabilir.
Komisyonda rezillik!
Çerçeve Yasa’yı destekleyen herkesi “ilk imza sahibi” sıfatıyla konuştururken televizyonları ve canlı yayınları açık tuttular.
Teklif sahipleri konuştuktan sonra görsel basını dışarı aldılar.
Komisyon Başkanı “Siz de imza atsaydınız” diyor.
Milletten ne saklıyorsunuz, yazık!
Milletimizden gizlemeyin!
İYİ Parti Grubu olarak TBMM Başkanlığına yaptığımız başvuruyla, Çerçeve Yasa görüşmelerinin Tören Salonu’nda ve canlı yayınla yapılmasını talep ettik.
Ayrıca başta şehit yakınlarımız ve gazilerimiz olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin Komisyonda dinlenmesi için başvurumuzu yaptık.
Çerçeve Yasa kapalı kapılar ardında görüşülemez.
Kapıları açın.
Türk milleti görsün ve duysun!
Rize Fındıklı’da Yeni Parti İlçe binası açılışı..
Gökhan Günaydın katılmış
İlçe nüfusu 16.100 kişi
İlçenin yarısı orada
Bedava dürüm yok,
Figüran yok
Akp her gün biraz daha eriyor,
Yeni Parti biraz daha büyüyor
Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini..
Bu Vera’nın babasından ayrı kutladığı 5. doğum günü!
Vera, doğum günlerini babasıyla birlikte kutlasın. Babasıyla birlikte tatillere gitsin, denize girsin. Babasıyla gidemediği parklarda koşsun. Hayatında ilk kez babasının elinden tutup okula gitsin. Vera, 4 yıl 4 ay sonra babasıyla aynı çatı altında uyuyabilsin ve uyandığında babasını yine evinde bulabilsin.
Bunun için yapılması gereken tek bir şey var; hukukun gereğini yerine getirin. Tayfun Kahraman hakkında verilmiş Anayasa Mahkemesi kararına uyun.
Çocukları böyle babasız bırakmayın!
BURDUR TEFENNİ'DE KROM MADENİ KAPASİTE ARTIŞINA ÇED OLUMLU KARARI: 132 BİN AĞAÇ TEHLİKEDE
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Burdur’un Tefenni ilçesinde Alser Madencilik’in krom maden ocağı kapasite artışına "ÇED Olumlu" kararı verdi. Mevcut 635,343 hektarlık ÇED alanının 721,19 hektara çıkarılmasını öngören proje alanının tamamı ormanlık alanda yer alırken, saha içerisinde 132 bin 358 ağacın bulunduğu tespit edildi.
Şirket tarafından hazırlanan 2 bin 386 sayfalık raporda, ÇED alanının 635,343 hektardan 721,19 hektara çıkarılması planlanıyor.
Madende üretim açık işletme basamak yöntemi ile yer altı işletme yöntemi kullanılarak sürdürülecek.
Vaatleri paylaşıp dağıtmak imece usulü bir dayanışmaya ihtiyaç duyuyor. Herkesi bu dayanışmaya davet ediyoruz.
Artık Instagram'dayız. Programdaki her vaadi daha kapsamlı biçimde orada da tek tek anlatacağız. Paylaşalım, yayalım!
https://t.co/ykfPOqftNw
Bunu yayabilir miyiz dostlar. X algoritması Instagram linki görünce baskılıyor biraz. Bu proje gayet iyi büyüyor, ilerliyor. Farklı mecralara da taşınıyor artık. Elden ele size zahmet.
📍Tekirdağ, Çorlu
Bugün Çorlu Karatepe Cezaevi’nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş’ı ziyaret ettim.
Sinem Başkanımızın sağlığı ve morali yerinde. Üsküdar’ın güzel insanlarına, belediye emekçilerimize ve bu süreçte dayanışmasını esirgemeyen herkese yürek dolusu selamlarını iletti.
Adaletin, hukukun ve millet iradesinin yeniden egemen olacağı güne kadar omuz omuza yürümeye devam edeceğiz.
O güne kadar da umudu ve dayanışmayı büyüteceğiz. @sdedetas