Gözlerimin içine bakacak yüzünüz var mı?
Zalimsiniz zalim.
Henüz 11 yaşında çocuktum ben
Çocuk.
Vicdansız, ahlaksızlar
Tam 8 yıl 5 aydır o canileri koruyorsunuz
Ahımı aldınız
#RabiaNazİçinAdalet
LÂFI EVELEYİP GEVELEMEYİN...
İşçisini çalıştırıp da emeğinin karşılığını öde(ye)meyen patronla ilgili sadece iki olasılık vardır:
a) Ödemiyor.
Bu durumda alenen emek gaspı, yani hırsızlık suçu söz konusudur. Gereğini savcılar yapıp, cezalandırması yoluna gidilsin.
b) Öde-ye-miyor.
Bu durumda da, iflas etmiş sayılsın. Malı mülkü satılıp, borçları (en başta da emekçilerin hakkı) ödensin. Bu işi yapmasın, ya da küçülerek başka bir iş yapsın.
Gerisi, gevezeliktir.
#MadenİşçilerineHaklarınıVerin
Biz muhalefete dokunulmazlık istemiyoruz.
Hukukun herkese aynı uygulanmasını istiyoruz.
Muhalefet belediyesine operasyon yapıp, aynı iddialar AKP’li veya MHP’li belediye hakkında olduğunda görmezden geliyorsanız bunun adı hukuk devleti değildir.
Muhalefetteyken hakkında soruşturma bulunan belediye başkanı iktidar partisine geçince dosyası kapanıyorsa, parti rozeti adaletin önüne geçmiş demektir.
AKP’ye geçmek yargıdan kaçış kapısı, siyasi dokunulmazlık ve suçtan arınma merkezi olamaz.
Ya hukuk herkese uygulanır ya da ortada hukuk değil, siyasi talimata göre işleyen bir düzen vardır.
BURKA
Amerika Afganistan’ı vurdu ya, gazeteci olan eşim günlerini, hatta aylarını orada geçirdi ve Türkiye’ye dönerken, bana armağan olarak mavi, ipekli bir “burka” getirdi.
Evet evet, Afganlı kadınların Taliban döneminde giymeye zorlandıkları burkadan söz ediyorum. Burkayı bavulundan çıkarıp bana uzatırken de “Bunu giydiğin an, armağanın benden değil, Atatürk’ten olduğunu anlayacaksın,” dedi.
BURKAYI GİYİYORUM
Burkayı ambalajından çıkarıp, bu acayip örtünün neresine kafamı sokacağımı araştırdım bir müddet. İşlemelerle yapışmış yarım santimlik pencerelerden oluşan kafesi gözlerimin önüne denk düşürmeye çalıştım.
Dünyayı görebilmek için!!!
Daha ilk saniyelerde kendi nefesimden tiksinmeye başlamıştım.
Soluk alıp vermek tam bir işkenceydi.
Ağzıma yapışan kumaş nefesimle ısınıyor, içerde gitgide ağırlaşan bir koku oluşuyordu.
Ellerim de felaket durumdaydı doğrusu. Hareket kabiliyetimi tümüyle kaybetmiştim.
Eşime, “Bunun omuz kısmı neresi?” diye sormuştum burkayı giymeye çabalarken.
O da, “Omuz olursa, burka olmaz. Önemli olan kadının, hiçbir hattının belli olmaması,” demişti.
Burkayı giydim.
Aynanın karşısına geçtim ve kendimi aradım!
Yok olmuştum.
Gözlerim, yüzüm, mimiklerim, bakışım, hatta sesim yok olmuştu.
Ezilmiştim.
Küçülmüştüm.
Görüş alanım daralmıştı.
Görebildiğim dünya minik karelere bölünmüştü.
Kafamı çevirmek yetmiyor, vücudumu tümüyle oynatırsam daha fazla bir şeyler görürüm zannediyordum.
Ama olmuyordu. Gözler 180 derece görür ya, benimkiler o an ancak 30 dereceye hakimdi.
Zannedersem bir dakika kalabildim burkanın içinde.
Bir ömür böyle yaşayanları anlayabilmek için, bir dakika zor dayandım, itiraf ediyorum.
Bir çırpıda çıkardım.
Ama, o günlerde evime gelen tüm kadınlara burkayı giydirmeye karar verdim. Benim öğrendiğimin, yani “Atatürk’ün kadınlara en büyük armağanı”nın farkına daha iyi varabilsinler diye.
Çünkü ben, bir kadın için çarşafa bürünmenin ne demek olduğunu, ancak burkanın içinde bir dakika kaldığımda algılayabilmiştim.
SONRA ATATÜRK’Ü DUYARIM
Ne vakit karamsarlık dolsa içime, ATATÜRK’ü duyarım:
“Seyahatim esnasında köylerde değil, bilhassa kasabalarda ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok kesif olarak kapattıklarını gördüm. Erkek arkadaşlar, bu bizim bencilliğimizin eseridir! Onlar da yüzlerini cihana gösterebilsinler ve gözleriyle cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şay yoktur!” sözlerini.
Ansiklopedi karıştırıp hatırlarım Atatürk’ün bu sözlerinden sonra, Türk kadınının önce peçeyi, 25 Kasım 1925 Şapka Devrimi’nden sonra da çarşafı bıraktığını…
Gülümserim, sessiz şükranlarımla…
Figen Ünal
280 yılla yargılanan, bir çok belediyeye rüşvet verdiğini iddia eden Aziz İhsan Aktaş beraat etti
Aziz İhsan Aktaş’tan rüşvet aldığı iddia edilen Zeydan Karalar, Oya Tekin ve Rıza Akpolat’a ise cezalar yağdı.
Yorumunuz nedir?
Kırıkkale’nin Bahşılı ilçesine bağlı Karaahmetli köyünde yedi yıldır lavanta yetiştiren Mehmet ve Zübeyde Bozkurt çifti, ürünlerini değerlendirecek pazar ve işleme tesisi bulamadıkları için üretimi bırakma kararı aldı.
Büyük umutlarla kurdukları lavanta bahçesini sökmeye hazırlanan Zübeyde Bozkurt, yılların emeğinin yok olmasını gözyaşları içinde anlattı.
➖77 yaşındayım, %100 engelliyim.
➖8 bin lira engelli aylığı alıyorum, 10 bin lira kiram var.
➖Sokaklarda mendil, yara bandı satıp para kazanmaya çalışıyorum.
➖Şu AKP illetinden kurtulmak için dua ediyorum.
➖Annem 61 yaşında, Parkinson hastası, ona bakıyorum.
➖Ben kendim de engelliyim, 8 bin lira engelli aylığım var, onunla ne yapılır?
➖Duyun sesimi!
🇹🇷Gönen'de bir sokakta iki dram ve Türkiye gerçeği!
💡"Kimsesizlerin kimsesi, sessiz yığınların sesi olacağız" diye yola çıkanların Türkiye Yüzyılı!
O kaplumbağa işkence eden kişiyi yakaladılar mı, nerede yaşıyor onlar bilen varsa polise bildirsin. Ona bakıyorum da, hesaplarına, yakalandı mı yakalanmadı mı bir türlü bulamadım. O kaplumbağa işkence edene sesleniyorum, git teslim ol, seni ibreti alem için tüm noktalarda paylaşacağız. Sen manyak mısın adi şerefsiz, ne istiyorsun Allah'ın kaplumbağasından. Nerede yaşıyor onlar bilen var mı
Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde bir firmada stajyer olarak çalışan öğrenci Eren Gündoğdu, inşaatta çalıştığı sırada elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti
https://t.co/nYWH3ilCjz
Allah'ın yarattıklarına zulüm edeceksiniz ,katliam yasası çıkartıp yok edeceksiniz ,sonrada utanmadan kalkıp
Mevlid Kandilimiz mübarek olsun diye paylaşım yapacaksınız
İlahi adalet yaptığınız kötülükleri kimsenin yanına bırakmasın
@Akparti@MHP_Bilgi ve Bahadır Yenişehirlioğlu