şule gürbüz diyor ya, ‘her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.’ çünkü sınır, ruhun zırhıdır. herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.
Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesi 1 sene boyunca benim çocuğumun başına gelenler başka çocuğun başına gelmesin diye uğraştı. Bizim yaşadıklarımızı başka aileler yaşamasın diye uğraştı onlara bile şovmen diyen şerefsizler oldu bu ülkede.
‘’Bebek doğru zamanda doğru beslenmeyi değil, kendi bebeğini beslemeyi seven biri tarafından beslenmeyi ister. Bebek, giysilerin yumuşaklığı ya da banyo suyunun doğru sıcaklıkta olması gibi her şeyi doğal karşılar. Ama annenin kendi bebeğini giydirmekten ve yıkamaktan aldığı zevk hafife alınamaz. Eğer siz orada olup tüm bunlardan keyif alıyorsanız, bu bebek için güneşin doğması gibidir. Annenin zevki orada olmalıdır, yoksa tüm prosedür ölü, yararsız ve mekanik olur.’’ D. Winnicott
bu olay bana bir kadının eşi için olup olabileceği en tepe nokta gibi geliyor. evlisin, çocukların var, çocuklarından küçük yaşta ölen var, kocan durup durup bi dağın tepesine çıkıyor. günlerce gelmiyor. öyle ki sen eline yemeğini alıp dağın tepesine çıkıyorsun ve yaşın 50’nin üstünde. üstelik bunu bir kez değil, defalarca yapıyorsun. dağa çıkan yol hem tehlikeli hem de zor. şimdiki gibi bi çıkma da değil bu.
eve döndüğünde bekliyorsun, ha geldi ha gelecek. yemeğim hazır olsun, çocuklar iyi olsun, geldiğinde her şey güzel olsun. nasıl bi adam ki diyorum, bir kadını böyle kuşatabilmiş sevgisiyle?
ve bir gece gerçekten de geliyor. fakat yüreğinde kocaman bir korla. “üstümü ört” diyor. sorgulamadan örtüyorsun. yatıştırıyorsun. olanları anlatıyor. diyorsun ki “Allah seni zâyi etmez.” nasıl bi kadın ki diyorum, bir erkeği böyle kuşatabilmiş sevgisiyle?
kızma yok, inanmama yok, şüphe yok, eminlik var. eminlik ve güven.
sonrası zaten daha da karmaşık ama haticenin dinginliğiyle her şey daha imkan dahilinde.
o aleyhisselâm mükemmel bir adamdı; peygamberken de değilken de. hatice annem de kadın gibi kadındı. Allah ondan razı olsun.
cennette onunla konuşacak çok konu var. heyecanlıyım bunun için. ✨
Bir hocam şöyle söylemişti: “Sûreler bir insanın ihtiyaçlarına göre indirilen 114 ilahî müdahaledir” Yani insan hangi sıkıntıya düşmüşse, onun ilacı Kur’an’da vardır. Bu sözün ışığında, 114 sûrenin hangi hâlde, hangi ihtiyaçta okunması gerektiğini derledim. Umarım faydalı olur.