kimsenin dertlerini küçümsemem herkesin hayatının kendine zor olduğunun bilincindeyim fakat bazılarınız şatafatlı hayatlarında köpeğinin sıçamamasına takmış durumda yormayın kardesim
Öğretmenler, yeni nesil artık sizlerin eseri değil. Hayatları boyunca özel hissetmemiş, bütün travmalarını çocuklarına yüklemiş, ben yapamadım çocuğum yapsıncı ebeveynlerin narsist, sorunlu, kendine her şeyi hak gören çocuklar yetiştirmesinin eseri.
Tesla'nın bir güvercine aşık olduğunu, Newton'un görünmez güçlerle kafayı kırdığını okuyunca "bu adamların kafası harbiden sakatmış" dedim
Sonra psikoloji kitaplarını karıştırınca olayın delilik değil, bir "filtreleme hatası" olduğunu fark ettim
Sağlıklı bir beyin gereksiz detayları filtreler (latent inhibition). Kahve içerken bardağın atomlarını düşünmezsin mesela. Ama bu abilerin filtresi sıkıntılı çalışıyor. Herşeyin herşeyle bağlantısı olduğunu falan düşünüyorlar. İnsan beynini aşırı yoran bir sorun bu aslında
Psikiyatride buna "şizotipal spektrum" deniyor. Bunu bir apartman gibi düşünüyorum
Zemin Kat: Bizim gibi "sağlıklı" faniler. Hayat güvenli ama sıkıcı
1. Kat: Sanatçılar, hayalperestler
2. Kat: Takıntılı, kaygılı tipler
3. Kat: Şizopital kişiler. Tesla, Dali, Elon Musk burada oturuyor
Çatı Katı: Şizofrenler. Gerçeklikle bağı koparan sıkıntılı tipler
Tarihi değiştirenler, şizofreniye en yakın komşularmış meğer
Yani olay şu: Gördüğün halüsinasyonları/saçmalıkları matematiğe dökersen - bir ürüne dönüştürebilirsen Nobel ödülü veriyorlar ama dönüştüremezsen reçete yazıyorlar
açık iletişim kadar güzel bir şey var mı..sen dersin ki şu davranıştan rahatsızım bunu nasıl düzeltebiliriz, o da der ki böyle hissettireceğini düşünmedim şu şekilde davranayım. sorun çözüldü gitti bitti. ama sen ona ima yapıyorsun o bunu yanlış anlıyor falan zor işler
Naval: “Gidin, harika işler yapın. Çevreniz bir anda ortaya çıkacaktır.”
Carl Jung: “Ne kadar yalnız ve izole olursanız olun, işinizi içtenlikle ve vicdanla yaparsanız, henüz tanımadığınız dostlar bir gün gelip sizi bulacaktır.”
insanın kendini geliştirmesi büyük adımlar atmakla değil, hayatının temel alanlarını düzenlemekle başlar. önce zihnini güçlendirirsin: okuduğun şeyleri seçersin, dikkatini dağıtan her şeyi azaltırsın, seni besleyen fikirlerle kendine yeni bir bakış açısı kazandırırsın. sonra bedenini güçlendirirsin: düzenli uyku, temiz beslenme, biraz spor… çünkü zihin yorgun bir bedende gelişemez. ardından duygularını yönetmeyi öğrenirsin; tetikleyicilerini fark eder, sağlıksız ilişkilerden uzak durur, kendine daha dürüst bakarsın. günlük küçük alışkanlıklar da büyük fark yaratır: her gün 20 dakika okuma, 10 dakika yürüyüş, 5 dakika hedef planlama bile zihnini disipline sokar. sosyal çevreni de gözden geçirirsin; seni aşağı çekenleri azaltır, ilham veren insanlara yer açarsın. ve en önemlisi, sürekli tüketen değil üreten biri olmaya başlarsın: yazarsın, bir şey öğrenirsin, bir beceri geliştirirsin, bir hedef koyup takip edersin. kendini geliştirmek aslında tek bir şeye dayanır: her gün kendinin bir önceki hâlinden biraz daha iyi olmayı seçmek. bu seçim sürdükçe gelişim otomatikleşir