Tüm bu "insan yapımı" gündemden biraz ara verip gerçek ve yakıcı bir gündeme davet ediyoruz herkesi.
6 Haziran günü Gediz Havzasını kurtarmak için bir büyük buluşma var. @SHDSoma de içinde bulunduğu bölgedeki çevre platformları, Nehirlerin Kardeşliği'nde mücadeleyi büyüttüler:
Kılıçdaroğlu’nun iktidarının medyasına verdiği bayramlaşma röportajını bayramın ilk günü aile ziyaretleri nedeni ile parça parça seyredebilmiştim. Bugün tamamını izledim ve bir psikopolitik söylem analizi hak ettiğini düşündüm. Çünkü izlediğim bir bayramlaşma değildi, bir dizi psikolojik savunma mekanizmaları sıralamasıydı. Ve şunu da söyleyeyim Kılıçdaroğlu'nu sandığım kadar kuvvetli görmedim. Hazırlıksız, savunmacı ve şaşkın göründü bana.
Söylemi ise üç hattan ilerliyordu… devamı aşağıdaki yazıda:
KK yönetimi Kürt siyasetiyle masaya oturmayıp seçimleri her defasında Erdoğan’ın istediği atmosferde geçirirken Özel yönetimi ısrarla Dem Parti’yle CHP’nin arasını açamazsınız, dedi. Yetmedi, bu sadece seçimle ilgili değil Türkiye’nin geleceğine ilişkindir, dedi. Muhalif kılığındaki tüm ulusalcı, milliyetçi cepheye rağmen Özgür Özel geri adım atmadı. Erdoğan’a yıllarca seçim kazandıran matematiği değiştirdi. Yerel seçimlerde de “kent uzlaşısı” ile bunun sonuçlarını gösterdi. Mevzu budur kanımca. Derin devletin, uluslararası sermayenin ya da adına ne derseniz deyin o yapının istemediği ittifak budur. Demokrasi ittifakıdır istenmeyen. Belli ki KK’ya görevi tamamlatmak, Erdoğan’ın istediği seçim takvimi geldiğinde, bizi seçimle korkutamazlar, dedirtip seçime gitmek isteyecekler. Tüm bunlara karşı yılmadan, ayrışmadan, birlikte mücadele etmek önemli. Ya hep beraber ya hiçbirimiz.
Ünlü bir siyasetçi 2015'te milletvekili adayı olur, gider KK'dan nezaketen destek ister. KK İst'daki bld bşklarını arayıp destek olmalarını söyler. Aradan 20 dk geçer, KK başkanları tekrar arayıp "yanımda diye öyle dedim, siz işinize bakın" der. Yalan derseniz isim de yazarım.
Seçilmiş Gn. Başkan Özgür Özel başta olmak üzere CHP'nin seçimle göreve gelmiş meşru yöneticilerinin mücadelesinin yanındayız. Demokratik haklara yönelik açık saldırılar karşısında toplumsal muhalefeti demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri etrafında bir araya gelmeye davet ediyoruz
Doğasını, yaşam alanını, toprağını, emeğini ve sendikal hakkını savunduğu için kimse suçlanamaz. Temel sosyal haklar yargılanamaz. Esra Işık’ın tahliyesi ve Mehmet Türkmen’in beraatı dayanışma ve direnişin kazanımıdır. Zafer hakları için direnen köylülerin ve işçilerin olacaktır.
301 katliamının üzerinden tam 12 yıl geçti...
12 yıldır unutmadık, unutturmayacağız!
13 Mayıs Çarşamba günü saat 13:30'da Cengiz Topel Meydanı'nda toplanarak Beşyol Madenci Anıtı'na yürüyoruz!
Dün Siverek’te bugün de Maraş’ta okullarda yaşanan şiddet olaylarından dolayı 15 Nisan iş bırakma kararımızın ardından, 16-17 Nisan olmak üzere iki gün daha iş bırakma kararı aldık. Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaşam nöbetine başladık. Tüm üyelerimizi en kısa zamanda MEB önündeki nöbete katılmaya çağırıyoruz.
Memleketin pek çok köşesinde adaletsizliğe karşı mücadele ettiği için bugün cezaevinde. Memleketi onu biliyor, seçmenleri bekliyor. “Memlekete küsülmez” diyerek tutsak olduğu yerden umudu ve direnişi diri tutan üyemiz
Hatay Milletvekili Av. Can Atalay, doğum günün kutlu olsun.
Savaşlar sadece toprakları değil, suyun geleceğini de yok ediyor. Su, çatışma bölgelerinde stratejik hedef haline getirildi. Bu durum uluslararası hukuka göre bir savaş suçu ve su hakkının ağır ihlali.
#DünyaSuGünü
https://t.co/7TEB4wGBSy