Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Prof. Dr. Vedat Işıkhan, 8. Olağan Genel Kurulumuzun ardından hayırlı olsun dileklerini iletmek üzere ziyaretimize geldiler.
Ziyarette, kamu görevlileri, emeklilerimiz ve çalışma hayatının güncel konularına ilişkin bir çok hususu değerlendirme fırsatı bulduk.
Nazik ziyaretleri ve samimi yaklaşımlarından dolayı sayın Bakan’a teşekkür ediyorum.
@isikhanvedat
Ankara Üniversite Şube Başkanımız Alparslan Cenk Kocabaş ile birlikte, Ankara İbn-i Sina Hastanesi, Cebeci Tıp Fakültesi Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi’nde görev yapan teşkilat mensuplarımız ziyaretimize geldiler.
Üniversite hastanelerinde yaşanan sorunlar ve çalışanların talepleri üzerine kendileriyle değerlendirmelerde bulunduk.
Türk Sağlık-Sen olarak; teşvik ödemelerinin düşüklüğü, aşırı iş yükü, istihdam yetersizliği ve Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin olmaması nedeniyle yaşanan mağduriyetler başta olmak üzere tüm sorunların çözümü için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.
Barış Terkoğlu, Memur-Sen hakkında:
"Bu yapıya sendika demek, memurlara hakarettir! Kendi üyelerinin hakkını savunmak yerine Cumhuriyet değerleriyle kavga eden, geçmişin kumpaslarına destek veren bir oluşumun memur haklarıyla ne ilgisi var?"
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR
Sözde yetkili sendikanın başkanı çıkmış,
“Yiğit düştüğü yerden kalkar… Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor…” diye konuşuyor.
Biz de soruyoruz:
Kimi kastediyorsun? Hangi narkozdan bahsediyorsun?
Bu millet, 100 yıl önce esaret zincirlerini kırarak ayağa kalktı!
Yedi düvele karşı imanla, cesaretle, kanla ve canla mücadele ederek bağımsızlığını kazandı!
Cumhuriyet’i kurarak yeniden dirildi!
Sizin “narkoz” dediğiniz şey; bu milletin en büyük uyanışıdır!
Aslında mesele belli…
Süslü cümlelerin arkasına gizlenen bir Cumhuriyet hazımsızlığı, bir Atatürk rahatsızlığı…
Bunu ilk defa mı görüyoruz? Hayır!
23 Nisan’da Meclis’i anarsınız ama o Meclis’in ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmazsınız.
30 Ağustos’ta zaferi konuşursunuz ama Başkomutan’ın adını ağzınıza almazsınız.
29 Ekim’de Cumhuriyet’i kutlarsınız ama kurucusunu hatırlamazsınız.
10 Kasım’da ise suskunluğunuz her şeyin özeti olur.
Ve sonra çıkıp bu millete tarih anlatmaya kalkarsınız!
İşin en trajik tarafı, siz bir de Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının kurduğu devletin memurlarının hakkını savunduğunuzu iddia edersiniz. Devletini, tarihini ve geçmişini kabullenmeyenlerden bu devletin çalışanına bir hayır gelmeyecegi de açıktır.
Ey aklıevveller!
Türkiye Cumhuriyeti, bir kopuş değil; bu milletin bin yıllık devlet aklının devamıdır.
Cumhuriyet’i kuran irade, bu milletin bağrından çıkan kurmay akıldır.
Biz devletimizi yıkmadık; daha güçlü, daha çağdaş bir yapıyla yeniden inşa ettik.
Sizin rahatsızlığınız işte tam da buradadır.
Cumhuriyet’tedir, Atatürk’tedir, milli egemenliktedir, Anadolu’daki Türk varlığının sarsılmazlığındadır!
Ama bilin ki;
Bu milletin iradesini örseleyemeyeceksiniz!
Tarihimizle bağımızı koparamayacaksınız!
Cumhuriyet’i bu topraklardan silemeyeceksiniz!
Atatürk’ü bu milletin gönlünden çıkaramayacaksınız!
Çünkü biz;
1923’te ayağa kalkmış,
O günden bugüne yürüyüşünü sürdüren,
Her türlü ihanete rağmen dimdik duran büyük bir milletiz!
Ve bu millet;
dün olduğu gibi bugün de yarın da
kendi tarihine, kendi devletine, kendi değerlerine sahip çıkmaya devam edecek,
21. yüzyıla Türk mührünü vuracaktır.
Genel Başkan Yardımcılarımız Mustafa Köse, Yüksel Koçak ve Mehmet Akmaz, Ankara Şube Başkanlarımız ile birlikte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Prof. Dr. Halit Yerebakan’ı ziyaret etti.
Gerçekleştirilen ziyarette sağlık çalışanlarının sorunları ve beklentileri Sayın Yerebakan’a aktarıldı.
Ziyarette ayrıca sendikamız tarafından düzenlenen ve çalışanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayların sonuçlarının kitaplaştırıldığı “Çalıştaylar Serimiz” kendilerine takdim edildi.
🔴8 Mart; kadınlarımızın emeğini, mücadelesini ve toplumsal hayattaki eşsiz katkılarını hatırladığımız müstesna bir gündür.
🔴Kadınlar; aile hayatının temel direği, toplumun vicdanı ve çalışma hayatının vazgeçilmez gücüdür.
🔴Türkiye Kamu-Sen olarak; kadın emeğinin hak ettiği değeri görmesi, fırsat eşitliğinin sağlanması ve şiddetin son bulduğu bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
🔴Bu anlamlı gün vesilesiyle; tüm kadınlarımızın “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nü kutluyor, sağlık ve huzur diliyorum.
Eşantiyonla değil sendikamızı, mücadelemizi anlatarak ve çalışmalarımızı aktararak çalışanları ailemize katıyoruz.
Sendikacılık çalışanın derdiyle dertlenmektir diyor çözüm için çaba gösteriyoruz.
Ramazan’ın bereketiyle iftar sonrası artık bir gelenek hâline gelen saha çalışmalarımıza, İbn-i Sina Hastanesi’nde görev yapan meslektaşlarımızla bu anlayışla bir araya geldik.
Haklıyız, kararlıyız.
Başaracağız!
Teşviklerin Artırılması ve Üniversite Hastanelerinin Finansmanına Katkı İçin 4/D’lilerin Maaşı Genel Bütçeden Ödenmeli
🔵Üniversite hastanelerinde görev yapan 4/D’li (kamu işçisi) personelin maaşları döner sermayeden karşılanmaktadır. Bu durum, sağlık çalışanlarına yapılması gereken teşvik ödemelerinin ciddi oranda azalmasına, hatta bazı durumlarda hiç yapılamamasına neden olmaktadır.
🔵Nitekim, KTÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde maaş ödemeleri nedeniyle sağlık çalışanlarına teşvik ödemesi yapılamamıştır. Ege, 9 Eylül, Uludağ, İstanbul, Atatürk gibi diğer tüm üniversite hastanelerimizde de aynı sıkıntılar mevcuttur.
🔵Bu uygulama yalnızca sağlık çalışanlarını teşvik ödemesi mağduru mağdur etmekle kalmamakta, aynı zamanda üniversite hastanelerini de mali açıdan ciddi sıkıntıya sokmaktadır. 4/D’li personelin maaşlarının genel bütçeden ödenmesi hem mali sürdürülebilirlik hem de adalet açısından zaruridir.
🔵Kamu kurumlarında maaş ödemelerinin genel bütçeden yapılması temel uygulama iken, üniversite hastanelerinde görev yapan kamu işçilerinin bu kapsam dışında tutulması eşitlik ilkesine aykırıdır ve düzeltilmesi gereken bir sorundur.
🔵Çalışılarak hizmet üretilen ve kuruma ekonomik katkı sağlanması sonucunda oluşan döner sermayeden, temel ücret olan maaşların ödenmesi yaklaşım olarak da doğru değildir. Döner sermaye; performansa, hizmet üretimine ve katkıya dayalı ek ödemelerin kaynağı olmalıdır.
🔵Buna rağmen maaş yükü nedeniyle teşvik ödemelerinin azalması veya hiç ödenmemesi kabul edilemez bir durumdur.
🔵Bu uygulama hem kamu çalışma düzenine hem de adalet anlayışına açıkça ters düşmektedir.
🔵Ayrıca, üniversite hastanelerinin yıllık bütçeleri belirlenirken 4/D’li personelin maaşlarının genel bütçeden karşılanacağı ifade edilmiş; ancak bugüne kadar bu yönde herhangi bir düzenleme hayata geçirilmemiştir.
🔵Üniversite yönetimleri bu düzenlemeyi beklemekte, üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık çalışanları bu düzenlemeyi talep etmekte, 4/D’li işçiler ise diğer kamu kurumlarındaki meslektaşları gibi maaşlarını genel bütçeden almak istemektedir.
🔵Bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuya ilişkin yasal düzenleme ivedilikle yapılmalı ve bu mağduriyet sona erdirilmelidir.
🔵Aksi takdirde, üniversite hastanelerinin bütçelerinde yaşanan sorunlar her geçen gün büyüyecek ve geri dönülmez bir noktaya doğru hızla ilerleyecektir.
💢Memurlarımıza acilen ek zam yapılmalıdır.
💢Bu artış refah payı ile desteklenmelidir.
💢Önümüzdeki aydan itibaren gerçekleşen enflasyon doğrudan memur ve emekli maaşlarına yansıtılmalıdır.
Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar.”
Dün akşam Bilkent Şehir Hastanesi’nde meslektaşlarımızla bir aradaydık.
Mücadelemizi büyütecek yeni üyelerimizin formlarını doldurduk, şehir hastanelerinin sorunlarını birlikte değerlendirdik.
Türk memurunu hak ettiği refah düzeyine çıkarana kadar;
çalışacağız, yorulmayacağız!
@OnderKahveci
Genel Başkan
Bu akşam Bilkent Şehir Hastanesi’ndeydik.
Ramazan’ın bereketiyle 🌙
9 sağlık çalışanını ailemize kazandırdık.
Bahanelere sığınmadan; sahaya çıkarak, çalışanın sorununu yerinde dinleyerek ve çözüm için sorumluluk alarak mücadelemizi hakkımızı alana kadar kararlılıkla sürdüreceğiz.
Ülke genelinde tüm teşkilatlarımızla sahada sıkılmadık el bırakmayacak, her platformda çalışanın sesi olmaya devam edeceğiz.
8. Olağan Genel Kurulumuzu gerçekleştirdik.
Bu vesile ile bizlerle beraber olup genel kurulumuza katılan tüm misafirlerimize ve birbirinden kıymetli delegelerimize tekrar teşekkür ediyoruz.
Her genel kurul aynı zamanda bir muhasebedir. Biz de burada, son dört yılda neler yaptığımızı, nasıl bir mücadele verdiğimizi sizlerle paylaştık.
Şükürler olsun ki, tüm zorluklara rağmen sendikamızı %30 büyüttük.
Bu başarı, gece gündüz demeden emek veren tüm teşkilatımızın ortak başarısıdır.
Yolundan şaşanlar oldu ama bu başarı; her zaman dik duranların, istikametini bozmayanların verdiği mücadelenin karşılığıdır.
Bu başarı inanmış ve bu davanın uğruna kendini adamışların şanıdır.
Onun içinde kıymetlidir, özeldir. Paha biçilemez. Ve Hiçbir şeye değişilemez.
Biz alelade bir sendikacılık yapmıyoruz.
Omuzlarımızda, Türk milletinin binlerce yıllık tarihinden gelen büyük bir davanın sorumluluğu vardır.
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Nusaybin’de aziz bayrağımıza karşı alçakça saldırı yaparak ay yıldızlı al bayrağımızı bulunduğu yerden indirmeye kalkışanların hevesleri dün olduğu gibi bugünde kursaklarında kalacaktır.
Tarih açıkça göstermiştir ki Türk bayrağına el uzatanlar, bunun bedelini daima ağır ödemiştir. Bugün de yarında bu hakikat değişmeyecektir. Provokasyon peşinde koşanlar gereken cevabı alacaktır.