Cumhuriyet’i kazanmanın ve yeniden inşa etmenin siyasal formülü “Kemalist-Sosyalist ittifakı”na dayanıyor. Bu siyasal formülün altındaki örgütsel formül, “Cumhuriyet Cephesi”dir.
2007, 2013 ve 2025 deneyleri de gösterdi ki cepheyi inşa edebilmek için önce “devrimci sosyalist bir karargâh inşa etmek” gerekiyor.
Şuradan👇🏽izleyebilirsiniz:
https://t.co/ExvzF3hhI6
Cumhuriyet 103 yaşında: Yeniden kazanmak için…
Bundan 103 yıl önce bugün Osmanoğullarının köhnemiş saltanatı yerine Cumhuriyet ilan edildi bu topraklarda. Savaşarak, kavgayla kazanılmıştı. Holdinglerin, tarikatların düzeni eliyle, Yeni Osmanlı hayalleriyle, emperyalistlerin desteğiyle, karşı devrimle yıktılar. 103. yılında cumhuriyeti emekçilerin elinde yeniden ayağa kaldırmak için, “Kahrolsun saltanat, yaşasın Cumhuriyet” sloganları yükselmek zorunda, bir kez daha.
https://t.co/v6OP46Td7z
Ortaya önemli bir irade koyuyorsunuz, emeğin cumhuriyetinde birleşme hedefi ile yeni bir dil geliştiriyorsunuz. İlerici devrimci birikimin, Mustafa Kemal'in değerini ve anlamını öne çıkarıyorsunuz.
Emperyalizmin sızmasına izin vermeyecek bir Cumhuriyet tarifi yaparken son paragrafta köken vurgusu üzerinden emperyalizmin etnikçi sızmasına kapı aralıyorsunuz.
Sömürü ve talanın paydası, doğudan batıya kuzeyden güneye kökenine bakılmadan değer üreten işçi ve emekçilerken, son cümle ile duvarda çatlak açıyorsunuz.
Laik, Bağımsızlıkçı ve Eşitlikçi bir Cumhuriyet yolunda birlikte yürüyoruz. 103. Yılında kurucu bileşeni olduğumuz Cumhuriyetçiler Kurultayının açıklamasını paylaşıyoruz.
Kuvayımilliye bir ruhtur bilinçte gizlidir. Vakti geldiğinde ortaya çıkar. Ancak doğru hedef ve doğru çözümle halkta karşılığını bulur. Geleceğe inananlar bu diyalektiği kavrayanlardır. Onların umudu tükenmez..
Bugün Cumhuriyet 103 yaşında…
Acaba egemenlik kayıtsız şartsız elimizde midir?
Uğraşmamız gereken soru budur!
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun!
Youtube: https://t.co/32NNa6mShO
Yıl 1919 Erzurum Kongresi sürüyor. Mazhar Müfit Bey’in hatıratının 7-8 Temmuz tarihli sayfasında ‘sabaha karşı’ notu altında şunlar yazıyor:
“Defteri getirdiğimi görünce ‘bu defterin bu yaprağını kimseye göstermeyeceksin, sonuna kadar mahrem kalacak.’ dedi.
Sonra ilâve etti:
…ZAFERDEN SONRA ŞEKL-İ HÜKÜMET
CUMHURİYET OLACAKTIR; Türk Devrimi’nin cumhuriyet anlayışı, dünyadaki hiçbir cumhuriyet
biçimine benzemez toplumu oluşturan tüm kesimleri kapsar. Ve en önemlisi amacı ulusal egemenliktir.
EMPERYALİST İŞGALE KARŞI, HALKIN TEMSİLCİLERİYLE VE BİZZAT HALKIN
KENDİSİ TARAFINDAN OLUŞTURULMUŞTUR. Meclis’te, HER KESİM VARDIR; köylüler,
askerler, din adamları, tüccarlar, aşiret ve tarikat şeyhleri, esnaf temsilcileri, doktorlar,
avukat ve gazeteciler…”
MUSTAFA KEMAL’İN CUMHURİYET ANLAYIŞINI Niyazi Berkes şöyle yazmıştır:
“…Kemalizm yalnız Milliyetçilik değildir, yalnız Milli Kurtuluş ve Bağımsızlık değildir; aynı zamanda
bir millet yaratmaktır, onu tarihe ve dünyaya kabul ettirmektir, onu kendi kendine kabul ettirmektir ve NİHAYET ONU GELECEKTE DE yaşayabilecek bir varlık olma temelleri üstüne oturtma işidir. Bunsuz bir Türk Milliyetçiliği olamaz!
CUMHURİYET MİLLET İRADESİNİN ESAS OLMASI
DEMEKTİR…
CUMHURİYET BAĞIMSIZ BİR DEVLETİN İÇİNDE YAŞAMAK DEMEKTİR.
CUMHURİYET BAŞKA DEVLETLERE BOYUN EĞMEMEK DEMEKTİR.
CUMHURİYET HALKIN KENDİNİ YÖNETMESİ DEMEKTİR.
EGEMENLİĞİN KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİN OLMASI DEMEKTİR.”
#cumhuriyet100yaşında #Atatürk #cumhuriyet
"Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir."
"Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur."
Atatürk'ün devrimcilik ilkesi, sürekli yenilenmeyi, özü (bağımsızlığı ve çağdaşlığı) kaybetmeden yöntemleri günün şartlarına uydurmayı ifade eder. Onun gözünde ilkeler birer hapishane değil, geleceği inşa ederken yönümüzü kaybetmememizi sağlayan birer pusuladır.
Cumhuriyet Devrimi, yükselmek, arasız devrimlerle ileri gitmek, eski üretim ilişkilerini tasfiye edebilme iradesini gösterebilmektir.
Bugün, 100 yılı aşan deneyimin gösterdiği birikim, burjuvazinin halkın emeği, kanı ve alınteri ile yarattığı Cumhuriyet kazanımlarını yıllar içinde yavaş yavaş iliklerine kadar sömüren nasıl bir küresel işbirlikçi sınıfa dönüştüğünü ve siyasetini nasıl bir karşı devrimci bir safta karşımıza diktiğini, bir parmak gibi gözümüze sokarken; Kurtuluşun ilkesi, "Ya istiklâl ya ölüm" haykırışı; günün koşullarında ulusun nesnel ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden kurtuluş için "ya sosyalizm ya ölüm" olarak güncellenmektedir.
Emperyalizme karşı olmak bugün kapitalizme karşı olmak, onu aşmak için sosyalizmi aramaktır.
Cumhuriyeti kutlamak, şeref ve zafer için verilen bedelleri anlamaya çalışmak ve büyük önderin bize rehber olarak gösterdiği bilimsel aklı öne çıkarabilmektir.
“Beş yıl önce, Türk Milletinin bugün gerçekleştirdiklerinin onda birini olsa söyleseydi biri, aptal ya da deli derlerdi.”
Hakimiyet-i Milliye, 7 Ocak 1924
Filistin dediğiniz böyle bir şey ama Filistin’i biz Filistin’e rağmen insanlık vicdanı adına savunuyoruz yoksa tablo böyledir. 12 Eylül öncesi bizde terör yapan dol grupları eğittikleri bilinir
Mekke Anlaşması eylemine katılan gençler adeta bir görev yerine getirmenin özgüvenini yansıtmışlar.
Şimdi bütün gençlerimiz özellikle bu konuda TKP nereye çağırırsa bayraklarını, pankartlarını, dövizlerini hazırlayıp oraya koşmalı.
29 Ekim çağrılarını takip etmeyi unutmayın!
Söylemde mangalda kül bırakmayan ama arka planda sermayenin sistemine ram olmuş milliyetçilere,
Atlantik/NATO planlarında figüran olmuş çakma solculara,
"Siz milliyetçiyseniz biz değiliz;
Siz solcuysanız biz değiliz."
diyecek sınırı aşan kafalara ihtiyaç var.
Öncüler buyursun bir adım öne..
Meydanlarda Cumhuriyet’i savunmak kolay! Bayrağın önünde konuşmak, Atatürk’ün adını anmak, T��rk milliyetçisiyiz diyerek milletin öfkesinden alkış toplamak kolay! Peki, o sözlerin gereğini yerine getirmek gerektiğinde ne yaptınız?
Türk milleti sizin basın toplantınızı değil, üstlendiğiniz sorumluluğun sonucunu soruyor! Süreci baltalayıp, bayrak açarken, Kuvayi Milliye ruhuyla mücadele ediyoruz deyip ıslak gömlekle şov yaparken yer yerinden oynuyordu sosyal medyada... Şimdi bu parti merkezlerine ve genel başkanlarına neden Meclisteki vekilleri baskılamak adına bir çağrı, bir baskı, neden bir kamuoyu oluşturmadınız bir çalışma yapmadınız diye sormayacak mı kimse?
21 Ekim 1999'da Ahmet Taner Kışlalı'yı evinin önünde bombayla katlettiler! Bugün laik Cumhuriyet'in, milli egemenliğin, üniter devletin, Atatürk devrimlerinin yeniden tartışmaya açıldığı günlerde Doğan Öz'ün, Mumcu'nun, Üçok'un, Hablemitoğlu'nun, Kışlalı'nın neden hedef alındığını daha iyi anlıyoruz!
"Kemalizm, geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğüdür!"
Cumhuriyet'i sadece anma törenlerinde savunup siyasal İslamcılık, tarikatlaşma, emperyalizm ve neoliberal talan karşısında susanlara Kışlalı'nın cevabı hala geçerlidir:
OKUYUN, ÖĞRENİN, ÖRGÜTLENİN!
Çünkü Cumhuriyet, geçmişte kazanılmış bir hatıra değil, bugün savunulması ve geleceğe taşınması gereken bir devrimdir!
KIŞLALI'YI ANMAK YETMEZ! ONUN SAVUNDUĞU CUMHURİYET'İ MUTLAKA AYAĞA KALDIRACAĞIZ!
Anayasa mahkemesine gerekli itirazın yapılmaması Sezgin Tanrıkulu gibi adamlarla yol yürünmesi PKK'nın siyasi ayağı Dem Parti ile hem hal olunması gösteriyor ki bu ülkede AKP CHP MHP Dem partisi ve yeni parti aynı saftadır sadece herkes William Shakespeare'in dediği gibi tiyatroda üstüne düşen rolü oynamaktadır ve ne yazık anlaşılan odur ki hepsi aynı merkeze bağlıdır yani merkezim bana papaz elbisesi giy dese giyerim merkezine hepsinin bağlı olduğu anlaşılıyor bu durumda iş Asil Türk milletine ve onun ferasetine kalıyor büyük bir Sınavla karşı karşıyayız Allah yardımcımız olsun Kuvayi Milliye ruhunun kazanacağından hiçbir şüphem yok
Küfür hak edenlere edilir ve işte böyle arkası halktan yana politik argümanlarla dolu olunca kıymeti harbiyesi vardır..
Biz hâlâ aynı yerdeyiz, bu videolarda usta konuştukça feyz almaya ederiz.
Vatanseverler ölmez!
Kavga sürer..
@nihadagenc
Halkı sermayeye, bir avuç oligarşik sömürgene teslim eden, buna yıllardır göz yuman, anayasal hakların çiğnenmesine yandan bakıp şov yapan, sözde bayrak açarak ardına saklanan, NATO'nun, küreselcilerin gizli ortakları, hamasete ve kürsü konuşmalarına hapsolmuş, bağımsızlık taklidi yapan yine sözde cumhuriyetin kurucu partisi taklidi yapan anlı şanlı anamuhalefet! Dün ne idiniz ki bugün ne olasınız..
@nihadagenc haklıydı.
Siz halk için yok hükmündesiniz.
Hepiniz sermaye sevici, hamasetçilersiniz. Halka meselenin arka planını göstermemek için acayip oyunlarıniz var. Biz yemeyiz..
Yiyen de bizden değildir.
ÇERÇEVE YASA AYM’NE GÖTÜRÜLMELİ VE İPTAL EDİLMELİDİR!
İlgili Yasanın Esas Yönünden ��ptali İçin, başvuru süresi 19 Ekim 2026 Pazartesi günü doluyor.
Salon salon gezip poz veren, meydanlarda naralar atıp seçmenlerini kandıran TBMM'deki bütün partilere soruyoruz:
1- Çerçeve yasayı Anayasa’ya uygun buluyor musunuz?
2- Uygun buluyorsanız, milli egemenliğin bölünmezliğiyle, Cumhuriyet’in temel ilkeleriyle ve Anayasal eşitli kavramıyla nasıl bağdaştırdığınızı, Türk milletine açıklayacak mısınız?
3- Eğer Anayasaya aykırı buluyorsanız, iptali için hangi somut adımı atacaksınız?
4- Başvuru yetkisi bulunanlar, bu yetkilerini kullanacak mı?
5- Milletvekilleri gerekli imzaları topladı mı?
6- Türk Milletini temsilen, Anayasayı koruyacağına ve milli egemenliğimize sahip çıkacağına namusu üzerine yemin edenler, görevini yapmayacak ise; sebebiniz nedir? Kime teslim oldunuz?
7- "Anayasa Mahkemesine Başvurmayacaksanız", emperyalizmle nasıl bir işbirliğinde karar kıldığınızı Türk milletine açıklayın!
Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerini sizlere hatırlatıyoruz:
“Millet bizi buraya gönderdi. Fakat, ömür boyunca biz burada bu milletin yönetimini ve egemenliğini, mirasa konmuş gibi temsil etmek için toplanmış değiliz.”
Mikrofonlarda Cumhuriyet’i ve milli egemenliği savunduğunuzu söylüyorsunuz. Şimdi bu sözün gereğini yerine getirin!
Türk milletinden oy isterken, partilerinize Atatürk'ün adını kullanarak bağış toplarken üstlendiğiniz sorumluluğu, mücadele etmek gerektiğinde unutamazsınız!
Sürenin dolmasını seyredip, ağzınızı, kulağınızı, gözlerinizi bantlayıp, sonra bütün sorumluluğu iktidarın üzerine yıkma kolaycılığını tekrar yediremezsiniz!
Ulusal egemenlik pazarlık konusu yapılamaz!
50 bin insanın katilleri ve KCK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan, Emperyalizmin görev emri kabul edilip serbest bırakılamaz.
Bu yasa aynı zamanda Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırı olup, sonuçlarından bütün terör örgütleri yararlanacaktır!
Eğer çerçeve yasanın iptali için harekete geçmemeyi tercih ederseniz, o tercihin siyasi ve hukuki hesabını da er ya da geç Türk ulusuna vereceksiniz!
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi
Hocam siparişiniz ekranlarına düşmüştür ama hava muhalefetinden(!) servis yapamıyorlar. Malum, kravatlı gömlek yakaları kirlenir, takım elbiselerinin paçaları çamur olur.
Boyalı tulumlu, nasırlı elli, tırnakları toprak dolmuş namuslu arkadaşlar siparişi alır da biraz çalışmak lazım. Bir de kaybedeceklerimizi göze almak..
Kamucu, halkçı emekten yana bir milliyetçilik lazım bize. Polisçilik oyunlarında kaşarlanmış tipleri mümkünse alınmamalı. Politbürosu seçkin Aydın ve entellektüel olacak alt kademeler her sınıf ve meslekten. Bugün partilerin en büyük zaafı politbürolarının çok zayıf olması
Bu yasayı AYM'ye sadece Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu veya TBMM üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki (120) milletvekili götürebilir. Meclisin kuşatılmışlığına şahit olduğumuz günler..
ÇERÇEVE YASA AYM’NE GÖTÜRÜLMELİ VE İPTAL EDİLMELİDİR!
İlgili Yasanın Esas Yönünden İptali İçin, başvuru süresi 19 Ekim 2026 Pazartesi günü doluyor.
Mikrofonlarda Cumhuriyet’i ve milli egemenliği savunduğunuzu söylüyorsunuz. Şimdi bu sözün gereğini yerine getirin!
Türk milletinden oy isterken, partilerinize Atatürk'ün adını kullanarak bağış toplarken üstlendiğiniz sorumluluğu, mücadele etmek gerektiğinde unutamazsınız!
Sürenin dolmasını seyredip, ağzınızı, kulağınızı, gözlerinizi bantlayıp, sonra bütün sorumluluğu iktidarın üzerine yıkma kolaycılığını tekrar yediremezsiniz!
Ulusal egemenlik pazarlık konusu yapılamaz!
#YasayaİptalDavasıAçın
#ÇerçeveYasaİptalEdilsin
Atatürk'ün bizlere emaneti cumhuriyetimize büyük bir kararlılıkla sahip çıkacağız!
Alaca Dergi olarak 10 Ekim’de düzenlediğimiz Atatürk Cumhuriyeti etkinliğimizde konuşan Prof. Dr. Barış Doster'in vurguladığı gibi önderimiz Atatürk'ün emanetine, tutarlılıkla kararlılıkla ve yüreklilikle Cumhuriyetimize sahip çıkacağız.
#AtatürkCumhuriyeti #AlacaDergi