2012 yılında yürürlüğe giren düzenleme ile diş hekimliğinde uzmanlık unvanı yalnızca Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı (DUS) aracılığıyla verilmeye başlanmıştır. Bu tarihten sonra doktora programlarına başvuran herkes, uzmanlık eğitiminin artık DUS üzerinden yürütüldüğünü bilerek ve kabul ederek bu programlara katılmıştır.
Buna rağmen bazı özel üniversitelerin, tek bir doktora programına 100’ün üzerinde öğrenci kabul etmesi ve öğrencilerin haftada yalnızca 1–2 gün üniversiteye devam ederek doktora derecesi alabilmesi, akademik eğitimin niteliği konusunda ciddi soru işaretleri yaratmıştır.
Doktora ile uzmanlığın amaçları, eğitim modelleri ve yetkinlik kazanımları birbirinden farklıdır. Uzmanlık eğitiminin DUS sistemi dışında, geçmişe dönük veya dolaylı yollarla verilmesi; uzmanlık eğitimini yıllarca emek vererek tamamlayan binlerce uzmanın hakkaniyet duygusunu zedeleyecek, meslek camiasında telafisi güç bir öfke ve güven kaybına neden olacaktır.
Bu nedenle uzmanlık unvanının verilmesinde mevcut mevzuata ve eşitlik ilkesine bağlı kalınması, hem mesleğin saygınlığı hem de hukuk güvenliği açısından zorunludur.
#doktorayauzmanlıkrezaleti
Piyasanın en temel kuralı bellidir: arz–talep dengesi.
Bugün Türkiye’de diş hekimliği alanında kontrolsüz bir hekim enflasyonu vardır.
Devlet atama yapamıyor.
Özel sektör zaten dolu ve işsizlik büyüyor.
Peki o zaman neden hâlâ yeni fakülteler açıyorsunuz?
Yapılması gereken tartışmasızdır:
Niteliksiz fakülteleri kapatın
Kontenjanları derhal düşürün
Bir üniversiteye vitrin olsun diye, şehre “prestij” kazandırmak için, rektör döner sermaye alsın diye, vakıf üniversitesi gelir elde etsin diye diş hekimliği fakültesi açılmaz.
Açılmamalı.
Bu yapılan şey eğitim değil — mesleğin geleceğine yapılan bir saldırıdır.
Gençlerin hayalleri, yıllarca süren çalışmaları, ailelerin fedakârlıkları; hepsi günü kurtarmak için harcanan basit bir “yatırım kalemi” değildir.
Diş hekimliği, yoğun emek ve yüksek maliyet gerektiren bir eğitimdir.
İstihdamı olmayan bir sektöre her yıl binlerce mezun pompalamak; hem ekonomik hem etik bir felakettir.
Bu böyle gitmez.
Gitmemeli. #2Dushaktır
#dishekimiatamabekliyor
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Erkek arkadaşını, ya da eşini, artık her ne sikimse kaybeden Ukraynalı bir kadının hayatındaki değişimin hızlanmış gösterimi. Yeni hayatına kısa sürede adapte olmuş, muhtemelen zengin ve Batılı (opsiyonel) yeni bir erkek de bulmuştur.
Kadının yaptığında kınanacak bir şey yok, zira yas tutarak hayat geçmez. Kınanması gereken, cephede savaşırken geride bıraktığı karısının ya da sevgilisinin kendisini sonsuza kadar seveceğini falan zanneden erkeklerin dalyaraklığıdır. Zira siz ne bu hayatı, ne de kadınları tanıyorsunuz. İkisi hakkında da zerre kadar fikriniz yok.
Prof. Dr. Naci Görür; İYİ Parti'den İstanbul adaylığı, CHP'den Elazığ adaylığı teklif edildiğini ancak kabul etmediğini açıkladı:
"Ben siyaset dışı olmalıyım ki herkes beni dinlesin."
@civitikkiz @KKamyon63074 @msklndsc Üremeyi kabul etmediğinize göre ? Çocuk doğurup bakma külfetini üstlenmeden, karşılığında celebrity ya da PROVIDER lık beklememeyi birşekilde içselleştirmeden böyle daha çok bunların sorunu ne dersiniz.