İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı, babasına ait kişisel eşyaları WhatsApp grubundan satışa çıkardı.
• Satıştan elde edilecek gelirin, babası adına oluşturulacak hatıra ormanına aktarılacağını belirtti.
• Gelen tepkiler üzerine satışları sonlandırdı.
• Markanın sitesinde 5 bin 400 TL'ye satılan fincan takımının grupta 700 TL'ye satıldığı görüldü.
Tuna Ortaylı: "Babamın sadece İstanbul'da kapatılması gereken 7 evi var.
Bu evlerde, kutsal saydığım çalışma masaları ve kitapları dışında, büyük kısmı kendi aldığı ya da kendisine hediye edilen ve yakın çevreye dağıtılanların haricinde çok sayıda obje bulunuyor.
Bu eşyaların çöpe gitmesini istemedim. TEMA Vakfı'nın babam adına açacağı hatıra ormanına katkı sağlamak amacıyla satışa çıkardım.
Ancak şimdi 'babasının malını satan vefasız kız' olmakla itham ediliyorum. Ülkemizde hiçbir iyilik cezasız kalmıyor.
Babam adına bir kütüphane kuracağız. Kendisi bir akademisyen olarak çay fincanlarıyla değil, kitaplarıyla anılmak isterdi."
Arabada yanlışlıkla kilitli kalan köpek, sahibinin bağırışlarına aldırış etmedi.
Bunun üzerine sahibi başka bir köpeği seviyormuş gibi yapınca kıskançlık devreye girdi ve inatçı köpek kapıyı açarak dışarı çıktı.
Kırklareli’deki bir festivalde oyuncak satarak harçlığını çıkaran çocuğun çarpıcı sözleri:
Muhabir: Kolay gelsin. Harçlık çıkarmaya mı çalışıyorsun?
Çocuk: Harçlık çıkarmaya çalışıyorum.
Muhabir: Satışlar nasıl gidiyor?
Çocuk: Çok iyi abi.
Muhabir: Okul nasıl gidiyor?
Çocuk: 99 ortalama falan yaptım.
Muhabir: Oğlum Türkiye ortalamasının üstündesin, farkında mısın? Rap dinliyor musun, rap?
Çocuk: Rap tabii, ceza dinlerim.
Muhabir: Ne dinliyorsun?
Çocuk: Ceza.
Muhabir: Lvbel C5?
Çocuk: Yok abi, terbiyesizliği sanat olarak insanlara sunuyor yani. Anlatabildim mi?
Muhabir: Rap'in C5 terbiyesizliği sanat olarak...
Çocuk: Tabii. 4 tane şarkı cümlesine baksan zaten, nasıl anlatayım ki? Üniversiteyi okuyanların %90'ı işsiz, okumayanların %90'ı işli yani. Nasıl anlatayım, öyle bir eğitim sistemi.
Havlasan bile rapçi yapıyorlar zaten.
Muhabir: Başka ne anlatmak istersin şampiyon? Memlekette ne hoşuna gitmiyor?
Çocuk: Memleket, yönetim sistemi, eğitim sistemi... Okula sürüklenerek giden çocukları görüyorum. Yani parçasından tutup götürülen. Gelişmiş ülkelere bakıyorum. Yani koşarak okula gidenler...
(Kaynak: Gece muhabiri)
Eşsiz bir Model şarkısı😍
Bu şarkı bu ülkeden nasıl çıktı
Anlayamıyorum:)
Baştan sona manipüle.....
"Ona da herşeyim demişsin
Bana ne kaldı?
Ne kadar ağır bir laf......:/
Çocuğuyla güzel bir gün geçirmek isteyen bir anne, benzin aldıktan sonra oğlunun yaşadığı hüznün nedenini kask kamerası kayıtlarını izledikten sonra anladı.
“Sen kimsin? Hangi hakla, hangi kafayla bu soruyu soruyorsun?”
Yasemin Sakallıoğlu’ndan evlilik yorumu:
♦️ “Bu zamanda evlilik yürütmek çok zor.”
♦️ “Evliliğini sürdürebilen herkesi tebrik ediyorum.”
♦️ “Herkese sürekli ‘sen değerlisin, kendine bak, hayat bir tane’ denilen bir dönemdeyiz.”
♦️ “Bu kadar benliğimizin farkında olduğumuz bir çağda, bir başkasıyla yol yürümeye gönüllü olmak büyük mesele.”
♦️ “Büyük problemler varsa elbette boşanması gereken herkes boşansın.”
♦️ “Ama ufak tefek şeylere katlanabilme gücünü bulan insanları da tebrik ediyorum.”
Sevgili Nikbinler, Denize Doğru'yu çıplak sesle söyleyip bana gönderdi. Müsaadelerini alıp, paylaşıyorum. Benim için "Şarkıyı o değil de, Ai söylemiştir" tartışması kapanmıştır. Elbette, takdir sizin ❤️ Müzisyen kardeşlerimin yolları, bahtları açık olsun.
Şarkıda "Bir yıldız kaydı" diyorum ama o gece Türk pop müziği büyük bir yıldız kazandı. Muhteşem bir ses, bestesini yücelten inanılmaz bir düzenleme! Canım Afra, yüreğine sağlık. Kim demiş bizim arkamızdan yeniler gelmiyor diye. Hoş geldin Afra, bir müzisyen olarak gurur duydum 👏👏
Mustafa Sandal’ın Saygı1 gecesinin en iyi performansı “En Kötü İhtimalle” şarkısını okuyan Ziynet Sali’den geldi. Bayıldım. Performansıyla Mustafa Sandal’ı ağlattı. Ziynet Sali ülkemizde hak ettiği değeri göremeyen şahane bir isim zaten.
Okulda çocuklar öldürülmüş… Çocuklar ya!
Yine o bildik ses yükseliyor…
SİYASET YAPMA!
Depremde insanlar enkaz altında kalıyor…
Kadın cinayetleri…
Kartalkaya’da otelde yangın çıkıyor, insanlar çıkamıyor, yanarak ölüyor…
İtiraz ediliyor; bu ölümler politiktir, neden tedbir alınmadı, sorumlular hesap versin deniliyor…
SİYASET YAPMA!
Siyaset; bir ülkenin nasıl yönetileceğiyle ilgili alınan kararların bütünü değil mi?
Kimin neyi denetleyeceği…
Hangi önlemin alınacağı…
Hangi ihmal ihtimaliyle nasıl mücadele edileceği…
Bunların hepsi siyaset!
Nedir ki siyaset seçim arabası mıdır, kürsüde konuşmak mıdır sadece?
Bir başka partiye transfer olmak mıdır?
Bir bina depremde neden yıkılır?
Sadece beton, demir yüzünden mi?
Denetim yapılmadıysa…
İnşaat kuralları kağıt üzerinde kaldıysa…
Göz yumulduysa yıkılmaz mı?
Yıkılmadı mı?
Kadın cinayetleri niye olur?
Sadece şiddet uygulayan yüzünden mi?
Koruma kararları uygulanmıyorsa…
Şikayetler ciddiye alınmıyorsa…
Sistem işlemiyorsa…
Kadınlar ölmez mi?
Ölmüyor mu?
Kartalkaya’daki otel yangınında insanlar neden çıkamaz?
Bir okula, bir çocuk silahlarla elini kolunu sallayarak nasıl girer?
Hızlandırılmış trenin, eski raylar üzerinde yol almasına neden müsade edilir?
Bunların hepsi tek tek sadece talihsizlik mi?
Neden önlem alınmaz?
Önlem, siyasetin konusu değil mi?
Biri çıkıp SİYASET YAPMA dediğinde…
Aslında ne demek istiyor?
✅ Sebebini konuşma….
✅ Nasıl olduğunu kurcalama…
✅ Sadece üzül fakat sorgulama….
Bu mudur?
Ama insanın vicdanı buna razı gelmiyor ki…
Sadece yas tutmak istemiyorum…
Bir daha olmasın da istiyorum…
Bir daha olmasın demek soru sormadan, sorgulamadan, itiraz etmeden olmaz ki…
SİYASET YAPMAK, bu acı neden yaşandı demektir…
Bir daha nasıl olmaz demektir…
Eğer biz bunları bile konuşamayacaksak o zaman sadece sayarız…
Bugün 9…
Yarın 5…
Haftaya 10…
Rakamlar artar ama hiçbir şey değişmez…
Yerimizde sayarız…
Saymadık mı?
Saymıyor muyuz?
Her depremde, kadın cinayetlerinde, okullarda…
SİYASET YAPMA!
Ne yapalım?
Susup geçelim mi?