Beşiktaş Şampiyonluğa oynadı biz gittik voleybol kümeye düştü biz gittik salon tıklım tıklımdı biz gittik. Kar yağmur dolu yağdı biz yine gittik. Bizim gelmelerimiz bir sebebe bağlı değil seni seviyoruz kartal @Besiktas
Trabzonspor'a Salah, Fenerbahçe'ye Kante, Galatasaray'a stat hediye etti mevcut hükumet. Ne hükumet desteği, ne bir cemaat himmeti ne de lehine çalınan bir düdük. Tüm otoritelerin karşısına dikilip gözlerinin içine baka baka 37 kupa almış Beşiktaş. Dünyanın en büyük kulübü.
BEŞİKTAŞ KAMUOYUNA
Beşiktaş’ta işler yolunda gitmediğinde susmayı hiçbir zaman tercih etmedik. Ahmet Nur Çebi döneminde kulübün sportif, mali ve idari anlamda kontrolü kaybetmeye başladığını ilk fark edenlerden olduk. O gün de söylemiştik; yönetimin irade ortaya koyamadığını, Beşiktaş’ı taşıyamadığını ve bu gidişatın kulübe zarar verdiğini açıkça dile getirmiştik. Bugün dönüp bakıldığında, o uyarıların ne kadar haklı olduğu herkes tarafından görülmektedir. Biz o gün nasıl susmadıysak, bugün de susmayacağız.
Serdal Adalı ve mevcut yönetim döneminde yaşananlar, maalesef Beşiktaş adına umut değil, kaygı üretmiştir. Göreve gelirken vaat edilen düzen, şeffaflık ve kurumsal akıl; yerini belirsizliğe, kapalı kapılar ardında yürütülen süreçlere ve camiayı tatmin etmeyen açıklamalara bırakmıştır. Kongre sürecinde yaşananlar, yöntem ve usul açısından Beşiktaş’ın gelenekleriyle bağdaşmayan ciddi soru işaretleri doğurmuş, bu durum kulüp içinde güven duygusunu daha en başından zedelemiştir.
Sportif açıdan gelinen nokta ise Beşiktaş’ın büyüklüğüyle asla örtüşmemektedir. Yanlış planlamalar sonucu, katkısı tartışmalı birçok futbolcuya milyonlarca euro bağlanmış, saha içindeki karşılığı olmayan bu tercihler kulübün mali yapısını daha da kırılgan hâle getirmiştir. Beşiktaş’ın formasını taşıyan kadrolar, mücadele gücüyle değil, plansızlığın sonuçlarıyla anılır hâle gelmiştir. Bunun sorumluluğu sahadaki oyunculara değil, bu yapıyı kuran ve denetleyemeyen yönetime aittir.
Fulya ve Dikilitaş projeleri üzerinden yürüyen süreçler ise camianın vicdanını rahatsız eden başka bir başlıktır. Bu projelerde Beşiktaş’ın hakkının tam anlamıyla korunup korunmadığına dair güçlü şüpheler varken, yönetimin kamuoyunu tatmin edecek açık ve net bilgilendirme yapmaktan kaçınması kabul edilemezdir. Beşiktaş’ın taşınmazları, Beşiktaş’ın geleceğidir. Bu geleceğe dair meselelerin ağız içinden konuşulması, geçiştirilmesi ya da belirsizlikle yönetilmesi, bu kulübe yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir.
Bizler, Beşiktaş’ın zarar gördüğünü hissettiğimiz hiçbir dönemde “bekleyelim, düzelir” kolaycılığına sığınmadık. Bugün de aynı noktadayız. Mevcut yönetim, Beşiktaş’ı ileri taşımak bir yana; sportif, mali ve kurumsal anlamda kulübü daha derin bir çıkmaza sürüklemektedir. Güven duygusu kaybolmuş, camia ile yönetim arasındaki bağ ciddi şekilde zedelenmiştir.
Liberta Besiktas olarak biz, kişilere değil Beşiktaş’a bağlıyız. Dün Ahmet Nur Çebi yönetimine karşı nasıl sorumluluk çağrısı yaptıysak, bugün de Serdal Adalı ve yönetimi için aynı çağrıyı yapıyoruz. Beşiktaş, hatada ısrarı değil; sorumluluk almayı ve gerektiğinde kenara çekilmeyi bilenleri hak eder.
Bu nedenle çağrımız nettir:
Beşiktaş’ın daha fazla zarar görmemesi için Serdal Adalı ve mevcut yönetim, sorumluluk almalı ve görevini bırakmalıdır.
Beşiktaş sahipsiz değildir.
Ve biz, bu kulübün yanlış yönetilmesine alışmayacağız.
SERDAL ADALI HÜKÜMSÜZDÜR.