Halinize şükredin...
Düşünsenize Kemal Kılıçdaroğlu'nun çocuğu veya torunusunuz...
Ömür boyu bu utançla yaşamak, bunu herkesten saklamaya çalışmak zorunda kalacaktınız!
Ne yaptığını söyleyeyim;
1- Ülkenin ekonomisini batırdın, Merkez Bankası kasasını boşalttın.
2- Adaleti yok ettin, yargı hiç olmadığı kadar senin döneminde siyasallaştı.
3- Gençlerin umutlarını bitirdin, sonra da giderlerse gitsinler dedin.
4- Demokrasimizi gerilettin, meclisi etkisizleştirdin, bütün yetkileri kendinde topladın.
5- İsraf ettin, milletin parasını çarçur ettin, kendine kışlık yazlık saraylar yaptırdın, uçaklar arabalar aldın.
6- İnsanımızı birbirinden ayırdın, ayırımcılık yaptın, insanlar gerildikçe sen kazandın.
7- Devlette liyakati bitirdin, her yere liyakatsiz insanları doldurdun.
8- Devleti ayakta tutan kurumlarını, kurallarını, geleneklerini hiçe saydın, zayıflattın.
9- Eğitim sistemini çökerttin, bilimsel olmaktan uzaklaştırdın, tarikatların eline terkettin.
10- Özgür basını elinden geldiğince susturdun, yalandan suçlamalarla gazetecileri içeri attın.
11- Korku imparatorluğu kurdun, insanlar söylemez, yazamaz, çizemez oldu.
12- Yanlış ekonomi politikalarında ısrar ettin, enflasyonu hortlattın.
13- Depremle ilgili alınması gereken tedbirleri almadın.
14-Depreme, orman yangınlarına, sele müdahaleleri zamanında yapamadın, kayıpları artırdın.
15- Camiye günlük siyaseti soktun, insanları dinden soğuttun.
16- Yolsuzluk, hırsızlık, devlet malına çökme işlerini teşvik ettin, bunlara göz yumdun.
17- Devlet yönetiminde şeffaflığı, hesap vermeyi ortadan kaldırdın.
18- Kibrin o kadar arttı ki şahsın ile devleti aynı görmeye başladın.
19- Kendi kurduğun düzenin karşısında olduğunu düşündüğün herkesi yok etmek istedin, zulm ettin.
20- Yurt dışındaki itibarımızı yerle bir ettin, üçüncü dünya ülkeleri dışında kimseyle görüşemez hale getirdin.
21- 21 yıldır iktidardasın, ülkenin temel hiç bir sorununu çözemedin.
22- Kendin zenginleştin, dostların, arkadaşların, akrabaların, berberin, şoförün zenginleşti; ama halk fakirleşti.
23- Eğitimli, kültürlü, yetenekli insanları aşağıladın, cahilleri eğitimsizleri yücelttin, toplum geriledikçe geriledi.
24- Üniversiteleri binadan ibaret zannedip, her yere üniversite diye binalar diktin, gerçek üniversiteleri düşman belledin, zayıflattın.
25- Cumhuriyetimizin kurucularına saygısızlık yaptın, Atatürk'e sövenleri cesaretlendirdin.
26- Sınırlarımızı kevgire çevirdin, elin Afgan’ı, Suriyelisi kontrolsüz bir şekilde ülkeyi işgal etti.
27- En kötüsü; insanımızı ayrıştırdın, birbirine düşman haline getirdin.
Vesaire vesaire...
Sabaha kadar sayarım.
Özet geç dersen; senin bu ülkeye yaptığın kötülüğü, gavur gelse yapamazdı.
Yer yerinden oynatacak bir keşif ama mevzu Konstantinapoliste (!) kaç bin yıllık Türk kurganı olunca âlem sus pus.
Yunan kahrından ölmesin ne yapsın.
Kızıl Elma'sı İstanbul olan Ruslar için de mide ekşitici bir haber tabi
Lucescu’yla ilgili birkaç satır yazıp ona veda etmek lazım.
Yeni kuşak bilmez belki ama izlediğimiz en iyi birkaç Beşiktaş’tan biriydi. Üstelik bunu diğer iki rakibinin yarı bütçesiyle yapmıştı.
O sene erteleme maçında mağlup olmasak tarihimizin ikinci namağlup şampiyonluğunu alacaktık. UEFA Kupası’nda çeyrek final gördük. Ertesi sene, 2003-2004 sezonuna fırtına gibi girdik, ligin ilk yarısını namağlup kapatıp 11 puanda farkla lider bitirmiştik. ŞL’de (her Beşiktaşlının travmasıdır) sağ altta küçük ekranda, uzatmalarda Sparta Prag’ın Lazio’ya orta sahadan attığı gol ile gruplardan çıkamamıştık; Beşiktaş için dönüm noktalarından biridir.
Sonra ne oldu?
Hani yapı diye meşhur bir şey çıktı ya, işte o yapının geçmişine inelim:
Yayıncı kuruluşta bağırıyorlardı “Beşiktaş böyle giderse biz kime dekoder satacağız?”
İşte iki takımlı lig planı o zaman başladı.
Ligin 2. yarısı başladı, Samsunspor maçı 6 oyuncumuz kırmızı kart gördü ve o maçla beraber düğmeye basıldı.
Mesele, geri kalan 4 kırmızı kart değildi; öyle bir takımdık ki 10 kişi ile beraberliği yakalamıştık 9 kişi kaldık; o halde bile çata çat gidiyordu oyun. Ama mesele sinirlerle oynamaktı, hiçbir takımın sahasında olamayacak olaylar oldu o gün; var mı örneği bilmiyorum: modern zamanlarda şampiyonluğa giden bir takımın kendi sahasında 6 kırmızı kart gördüğü örnek?
O sezon bir de Ankaragücü maçı var aklımda, inanılmaz bir operasyon dönüyordu. Sonrasında ne yönetim kaldı ne hoca. O sezonu, şimdilerde “yapı” kelimesinin mucidi olan camia şampiyon kapattı; gördüğüm en şaibeli sezon o sezondur.
Lucescu çok önemli bir şey söylemişti:
“Çavuşesku döneminin Rumen ligi, Türk liginden daha temizdi!”
Sonra hoca Shaktar’a gitti; bir efsane yarattı. Avrupa kupası aldı, milyonlarca dolarlık satışlar yapan, sürekli ŞL oynayan bir ekol kuruldu orada.
Bu ekol Türkiye’de olacaktı; müsaade edilmedi. Üstelik bu ekol, tek başına Beşiktaş’ı değil FB ve GS’yi de yukarı çekecekti. Olmadı, futbol kapitale, günlük siyasete alet oldu. O gün kime ne havuç verildiyse sonra geri alındı.
Bu sistem bugün de devam ediyor ve hala futbolumuzda bir Shaktar yok.
Lucescu sıradan bir adam değildi, bir dönemeçte şarampole yuvarlanan Türk futbolunu en ön koltukta izlerken bizi uyaran bir futbol dehasıydı.
Elveda Luce ⚫️⚪️
Türkiye Tiyatro Fiyaskosu
Dün akşam oynanan maçta hakem Yasin Kol’un, fenerbahçe’yi şampiyonluk yarışında tutmak adına sergilediği çaba ve gösterdiği performans, takdire şayan olup aklıselim tüm futbol kamuoyunun gözleri önündedir.
Özellikle maçın uzatma dakikalarında yaşanan, ceza sahası dışında gerçekleşen ve ilk müdahalenin topa olduğu açıkça görülen pozisyonda; pozisyonu incelemek için VAR monitörüne gitmeye dahi tenezzül etmeyen Yasin Kol, sergilediği bu "tiyatro" ile niyetini açıkça belli etmiştir. Penaltı ve benzeri "joker" kararlarla bir takımı yarışta tutma çabası; bahsettiğiniz adalet ve şeffaflık kavramlarını yerle bir etmiş, "KaraktersizLİG" boyutuna taşımıştır.
VAR kayıtlarını açıklayacak kamuoyuna sunacak cesaretinizin olmadığının bilincindeyiz. Gasp ettiğiniz emeklerin ve hakkımız en uygun yerinizden çıksın
TFF ve MHK’ye açık çağrımızdır ne maç kayıtları neden Var görüntülerini istiyoruz Derhal İSTİFA!
#forzabesiktas #çArşı
In the Turkish league derby between Fenerbahçe S.K. and Beşiktaş J.K., a scandalous decision was made and a penalty was awarded for this position. Despite the defender’s contact with the ball, the decision to give a penalty sparked controversy.
Fener hic aglamasin! Cimbomdan bi farklari yoktu! Hep yere atip kart istediler! Boyle futbol istemiyoruz. Fener daha iyi oynadi ama hak etmeden aldilar 3 puani! Tiyatro lig devam..
Macı kazanacak topu oynamadık .Takımın en iyisi kalecimiz Ersindi..Berabere bitse FB de lige havlu atacaktı. Ama Yasin Kol ve Var da cay içen arkadaş uydurma bir penaltıyla FB’yi lig yarışında tuttular.Gercekten utanc verici bir karar.
Kulübümüzden Açıklama
8 Mart 2026 tarihli “Türkiye Futbol Federasyonu’na Açık Çağrımızdır” başlıklı açıklamamıza bugüne dek Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’dan endişelerimizi giderecek herhangi bir cevap gelmemişken;
Başkanımız Serdal Adalı’nın bugün basın mensuplarına konuya ilişkin yaptığı açıklamada ifade ettiği üzere MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu “Ölü taklidi” yapmaya devam ederken;
TFF VAR Koordinatörü Joao Capela ve Hakem Eğitmeni Jouni Hyytia’nın apar topar yayına çıkmalarını manidar bulmaktayız.
Beşiktaş JK olarak bizim muhatabımız Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’dur.
“Türkiye Futbol Federasyonu’na Açık Çağrımızdır” başlıklı açıklamamızdaki sorularımız geçerliliğini korumaktadır.
Türkiye Futbol Federasyonu’ndan şeffaf yönetim anlayışı prensibi doğrultusunda sorularımıza cevap vermesini ve istediğimiz görüntüleri tarafımızla paylaşmasını bir kez daha talep ediyoruz.
Beşiktaş JK
SEZONDA EN AZ 7-8 DEPLASMAN YAPANA PUANLAMA SİSTEMİ VE ÖNCELİK...
Sonra,
Bu son G.Saray maçı gibi bilet sıkıntısı peydahlanan hallerde sezon boyunca en az 7-8 kere deplasman yapmış taraftarlara öncelik tanıyacaksın...
Bunu da puanlama sistemiyle adaletli ve hak yemez bir döngüye oturtacaksın...
Ben sezon boyunca bütün deplasmanlara gideceğim,
Ama Kadıköy'de Sami Yen'deki maçlara bilet bulamayacağım??!!!!!
Kim gidecek benim yerime?????!!!!!
Olmaz öyle şey...
Önce yatak odamız... Orası kusursuzca ve adaletli bir şekilde bütün camianın ortasına monte edilecek...
Ve bir adalet timsali gibi yine bütün camianın üstünde Demokles'in kılıcı gibi sallanacak...
Maç mı?
O kolay...
İlk defa yenilmedik G.Saray'a... Öbür maçta da biz yeneriz...
Ama bu anlattığım çizgiyi yakalarsak Kolay kolay yenilmeyiz İnönü 'de...
Dear UEFA Officials! @UEFA
A match-fixing offer made to a referee was caught on camera!! 🗓️ 07.03.2026
Okan Buruk received a yellow card and was suspended for the next match.
Following this, his assistant coach asked the assistant referee to record the card in his name to prevent Okan Buruk from being suspended.
We await your intervention!
Bizim akrabamızın bir çocuğu var. İstedikeri olmayınca çıldırıyor. Çocukla terapiye gittiler "Siz çocuğun her isteğine tamam dediğiniz için çocuk doğru yanlışı bilmiyor" demiş.
İşte Galatasaray'ın durumu bu. Kollanmayınca haksızlığa uğradığını sanıyor.