Haluk Levent konusu ile ilgili 2 şey, bütün bunlar bile bile lades, o parayı oraya aktarman, ben hapse girmek istiyorum demek. Bi insan göz göre göre hem de bu kadar büyük çaplısından nasıl dolandırıcılık yapar, 2 bu nasıl şimdiye kadar devlet tarafından tespit edilemez.
900 milyon lira ile 150'ye yakın daire alabiliyosun. Bu kadar büyük paranın tamamı ile nasıl bahis oynanabilir. Bu işlerden zaten anlamam da, insan idrak edemiyor.
Gönlüm Fransa - Arjantin finali olup, Dünya kupasını İngiltere'nin kazanması olamaz çünkü. Bu mantıksız. Neyse kim takar benim gönlümü ya. Keşke FIFA, ya da futbolcular benim gönlümü taksa. "Fifa'nın benim gönlümü takması"
Manifest grubu sallantıda gibime geliyor bu bir. İkincisi, Manifest sonrası türeyen Aura, Mentra, Karm6 gibi gruplardan biri Manifest'i sollayabilir. Bu da bir kehanet olarak burda dursun.
Yanlış anlaşılan şarkı sözleri dışında bi de gıcık olunan şarkı sözleri de var, mesela benim için onlardan biri, Melike Şahin'in Diva Yorgun şarkısında geçen, "...ben toy bi beşer idim..." ben genelde böyle günlük hayatta kullanılmayacak laflara gıcık oluyorum. toy bi beşer imiş!
@DSmartDestek Evet biliyorum :) Bu belli. Ama işte ikide birde ekranda bir mektup görmek ve kuamndayı alıp onu okumak ya da silmek biraz zor bi iş, insan üşeniyor. Mesela sadece yeni kanal gelirse (o da önemli bi kanal olursa belki) bildirim olsa sanki daha iyi olur. minimize etmek.
Bi Batistuta bardı yıllar önce Argentina'da. Çok havalı ve meşhur bı futbolcuydu. Uzun sarı saçlı, hızlı biseydi sanki böyle şeytan gibi. Ama burda. Bakınca sanki adını tarihe yazdıramamış gibi hissediyorum, belki de bana öyle geliyo.
Bir yığın marş yapıldı, öyle hevesliydik, öye gaza gelmiştik. Tek bir gol dahi atamadan kupadan elenmek büyük hayal kırıklığı. Şahsen tesellim sabahın köründe maç izlemeye kalkıp uykusuz kalmadım. 😏
Çok güzel bi pazarlama stratejisi buldum, 1000 liralık bişeyi önce 1500 liraya çıkarıyosun sonra da %50 indirim deyip 1000 liraya satıyosun nasıl? Ha herkes zaten öyle mi yapıyo pardon.
@trtspor Kendi içinizde sorununuzu çözüp, daha kaliteli yayıncılık standartlarıyla devam etmeye çalışmalıydınız. Bir çalışanınızı kamuoyu önünde linçlemek (sanki siz sütten çıkmış ak kaşıkmışsınız gibi) hiç de etik ve kurumsal değil. Mahalle bakkalı değilsiniz siz.