AKP ve İsrail’in işbirliğini belgeledik!
Irak-Türkiye ham petrol boru hattında;
Irak Devletine ait petrolün izinsiz olarak taşınması ve Irak’ın belirlediği fiyatların altında satılmasıyla ilgili yasa dışı yoldan bir işbirliği kurulduğunu tespit ettik.
İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve birkaç ülkenin, ucuza satın aldığı bu kaçak ve kelepir petrol ticaretindeki AKP’nin rolü nedeniyle;
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin Türkiye’ye verdiği cezayı Meclis’te açıkladık!
Ceza: 673 Milyon Dolar
Güncel Kurla 32 Milyar Lira!
Not: Söz konusu kelepir petrol satışına sebep olmaktan kaynaklanan bu ceza tutarı, Nihai Tahkim Kararı’nda belirtilen toplam 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık cezanın, 673 Milyon Dolarlık kısmını oluşturuyor.
Ulusal güvenlik hamasetle değil akılla, planlamayla, kaynakların doğru tahsisiyle sağlanabilir.
Bu alanda atılan doğru adımları desteklemek te, hayati eksiklikleri saptamak ta yurtseverlik görevidir.
* TSK envanterine en son F16 2012 tarihinde girmiştir.
* 5 inci nesil savaş uçağımız yoktur. Parası ödenen F35’ler alınamamış, envantere Eurofighter girişi sağlanamamış, Kaan’ın motor sorunu çözülememiştir.
*İran savaşında Kürecik üssünün korunması için İspanya’dan patriot getirtilmiş, güney illerimize yönelen füzelerin bertarafı ‘müttefiklerin’ katkısıyla sağlanabilmiştir.
* Parası ödenerek satın alınan S400’ler ambalajından çıkartılamamıştır.
* Dünyada ilk 100 savunma sanayi firması arasında 5 kuruluşumuz bulunmakta olup, bunlardan 4’ü AKP öncesinde kurulmuştur.
Dünyada ve bölgemizde artan güvenlik riskleri karşısında, ulusal güvenliği iç politika malzemesi yapan hamasete değil, aklı ve rasyonaliteyi öne çıkaran, sert ve yumuşak güç yapısını uyum ve dikkatle kullanan bir iktidara ihtiyaç duyulmaktadır.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun Yüce Divan'da yargılanmasına neden olacak belgeleri paylaşıyorum!
Başıboş bir apron, görmeyen kameralar, şüpheli İsrail jeti, düşen Libya uçağı!
Abdülkadir Uraloğlu’nun kamuoyundan gizlediği gerçeklere ait resmi belgeleri yayınlıyorum.
Düşen Libya uçağı olayının perde arkasını;
Esenboğa Havalimanındaki HALİNKOK komitesinin resmi toplantı tutanaklarıyla ortaya çıkardık.
Toplantı Tarihi: 30 Nisan 2026
Konu: Apron 5’teki Uçak Parkları
Katılanlar: DHMİ, Emniyet, Jandarma, TAV, Havayolu şirketlerinin yetkilileri
Belgeler, Esenboğa Havalimanında denetimsiz bir “tuzak alanı” yaratıldığını kanıtlar nitelikte.
Tuzağın adresi: Esenboğa Apron 5!
İki düşman ülke uçağının aynı apronda park ettirilmesi, uluslararası uçuş kurallarına aykırı olduğu halde;
Adım-1 ⬇️
22 Aralık’ta Esenboğa’ya inen Libya Genel Kurmay Başkanını taşıyan jet, garip bir şekilde;
Üst düzey yabancı yetkilileri taşıyan uçakların park ettirildiği Apron 1’e değil, havalimanının en uzak köşesindeki Apron 5’e yönlendiriliyor.
Adeta bir tuzağa doğru çekiliyor.
Adım-2 ⬇️
Ertesi gün şüpheli bir İsrail jeti Esenboğa Havalimanına iniş yapıyor. O da Apron 5’e yönlendiriliyor.
Adım-3 ⬇️
İki düşman ülke uçağı, skandal bir şekilde, 1 saat 41 dakika boyunca Apron 5’te bir arada kalıyor.
Bu süreç boyunca Libya uçağı mürettebatı oteldeyken, İsrail jeti mürettebatı ve yolcuları Apron 5’te, Libya uçağıyla baş başa kalıyor.
Sonuç⬇️
Şüpheli İsrail jeti Esenboğa’dan kalkıp Tel-Aviv’e gidiyor. Ardından havalanan Libya jeti ise üç jeneratörünün de tuhaf bir şekilde birden bire arızalanmasıyla Ankara’da düşüyor. Kurtulan olmuyor.
Peki tuzak yeri neden Apron 5?
İşte bu sorunun yanıtı HALİNKOK belgelerinde!
Ankara Vali Yardımcısının başkanlık ettiği HALİNKOK’un resmi tutanaklarına göre;
🔴 DHMİ, Apron 5’e park yeri bilgisi giremiyor!
🔴 Apron 5’e giriş yapan uçaklar rastgele, kendi istedikleri yere park ediyor!
🔴 Havalimanı Kulesi ve Ramp Birimi Apron 5’i göremiyor!
🔴 Apron 5’te kamera problemi var!
🔴 Devasa apronda sadece 3 adet kamera var; 3’ü de sorunlu, görüntüler net değil!
Yani resmi belgelere göre;
5 No’lu Apron, Esenboğa Havalimanında operasyon yapmak için çok ideal bir kayıt dışı kör nokta durumunda.
Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Apron 5 gerçeğini en başından beri biliyor olmasına rağmen, tedbir almayarak görevini kötüye kullanmıştır.
İsrail jetinin varlığı, Apron 5’teki kontrol dışı durum ve kamera rezaleti konusundaki açıklamalarımız için ‘tümü yalan’ diyerek, kamuoyunu yanıltmaya çalışmıştır.
Ulaştırma Bakanı, bizzat kendi sorumluluğundaki kurumun "kozmik" tutanaklarıyla yalanlanmıştır.
Türkiye’nin milli menfaatleri çerçevesinde, özellikle NATO Zirvesi öncesinde;
Ulaştırma Bakanı mutlaka görevden alınmalıdır!
Bakana şifreli not: Belgelerde adı geçenlerin kuruma olan aidiyet duygusunu rencide etmemenizi tavsiye ederim.
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel:
“Partimizi geri almak için tüm gücümüzle mücadele ediyoruz. Yorulmadık, yorulmayacağız. Tükenmeyecek, vazgeçmeyeceğiz. Ancak işgal bitmezse milletimizi de seçeneksiz bırakmayacağız.
Biz gayretliyiz. Ve biliriz ki kader, gayrete âşıktır.”
Almanya futbol federasyonu teknik direktör Nagelsmann’ı görevden aldı, oyunculara kademeli prim sistemi uyguluyor, elendikleri için neredeyse hiç başarı primi almayacaklar. Türkiye ise başarısızlığı ödüllendirip Almanya’dan zengin olduğu için kepçeyle prim dağıtıyor. O kadar yüzsüz o kadar gamsızlar ki tepkileri katiyen umursamıyorlar çünkü hemen sonraki ilk maçta milli histeri ile toplumun bütün bunları unutacağından adları gibi eminler.
SAVAŞA BEDEL FAİZ HARCAMASI
AKP’nin ekonomi politikası Türkiye’ye savaştan beter zarar veriyor.
Kaynaklarımız faiz baronlarına peşkeş çekiliyor.
ABD'nin Hürmüz Krizi ile harcadığı para 30-40 milyar dolar arasında.
Bizim ilk 5 aylık faiz ödememiz yaklaşık 1,3 trilyon TL. Bu da 28 milyar doları buluyor.
Yani Türkiye'nin 5 aylık faiz faturası, büyük bir askeri operasyonun maliyetine denk bir ölçeğe ulaşmış durumda.
Bu da faiz politikasının ülke ekonomisine verdiği zararı gözler önüne seriyor.
Bedelini vatandaş yoksullukla öderken, zenginler servetine servet katıyor.
Gerçekten çok hasta bir adam, oğluyla, geliniyle tehdit edilen bir adam, bir belediye başkanımız, hatta itirafçı olmadan 1 - 1,5 ay önce, “günü geldiğinde itirafçı olacak” diye Adalet Bakanı tarafından anons edilen Muhittin Böcek, benim hakkımda taksitle 4. defa verdiği ifadede yalan konuşmak zorunda kaldı.
Faydası olacaksa büyük bir yalan söylesin de bir an önce çıksın Muhittin Böcek.
#SONDAKİKA
Kılıçdaroğlu MYK'sı, görevden aldığı il başkanlıklarına gönderdiği kararda, Yargıtay'ın butlan kararı kesinleşinceye kadar, bütün kongre ve kurultay çalışmalarını askıya aldığını belirtmiş!
Yani, Kılıçdaroğlu canlı yayında da söylediği mahalle delegelerinden başlamak üzere yapılacak bir kongre sürecine bile girmeyerek, olası bir erken seçime veya 2028'de yapılacak seçime, kurultay yapmaksızın CHP'nin başında girecek!
Parti üyelerinin yargılandığı davaların iddianamesini okumamış, savunmaları da bilmiyor.
Buna rağmen (kesin hüküm olmayan) iddiaları doğru kabul etmekten bahsediyor.
Salt bu durum, derhal bir istifa nedenidir.
Abd'de bir tane bile gol atamadan elenen disiplinsiz, başarısız ve taktiksiz bir takım olarak tarihe geçtik.
Ülke olarak tek başarılı olduğumuz, sığınabileceğimiz bir hevesimiz vardı, o da kursağımızda kaldı.
Bir çok alanda başarısız bir ülke olmak çok üzücü..
#millitakım
Mert Müldür'ün koyduğu yüreğin 10/1'ini kimse koymadı sahaya..
Gözyaşları formayı hak etmeyenlere en büyük cevap!
Utanın amk..
#Türkiye#BizimÇocuklar#MilliTakım
“ANAYASA DEĞİŞİKLİNE EVET DERİZ”
Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin “iktidar desteği ile” atandığı iddialarının arkasındaki temel motivasyonun “anayasa değişikliği” olduğu konuşuluyordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olası bir seçimde 1 kez daha aday olabilmesinin 2 koşulu var:
Ya “Anayasa değişecek ya da Türkiye “erken seçime” gidecek.
Kemal Kılıçdaroğlu canlı yayında “anayasa değişikliği” için “evet diyeceğiz” dedi.
Bu denklemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı için Kılıçdaroğlu’nun tavrı da ortaya çıktı.
Kılıçdaroğlu’nun “neden göreve getirildiği” bu açıklamayla daha net anlaşılıyor.
Bize bina değil, yürek lazım.
Biz binalardan çıktık, milletin açtığı yolda yürüyoruz.
Yanımızda memleketimin güzel insanları oldukça, gerisi teferruat.