“Otoyol ve köprüler satılmayacak... belirli süreyle işletme hakkı devredilecek” diyorlar. Adı satış değil özelleştirme olunca ne değişiyor? Sonuçta bu köprüleri ve yolları şirketlere teslim edeceksiniz. Halk yine şirketlerin kâr hırsıyla baş başa kalacak.
➖2 Boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 de çevre yolu, 30 yıllığına özelleştiriliyor.
☀️Aylar önce haberi yabancı gazetelerden öğrenmiş ve Meclis gündemine taşımıştık.
➖Nihayet dün gece, Resmi Gazete'de ilan ettiler.
➖Sürekli eleştirdikleri, o eski Türkiye dedikleri dönemde, milletimizin vergileri ile yapılan ve kâr eden bütün işletmeleri, eserleri, değerleri haraç mezat sattılar, son olarak sıra bunlara geldi.
➖Batan geminin malları sanki!
👉 Göreceksiniz, buralara 30 yıllığına sahip olacak çoğu yabancı veya yabancı ortaklı şirketler:
➖Boğaz köprülerine, otoyollara, çevre yollarına zam üstüne zam yapacaklar.
➖Yandaşların, çetelerin, işgal kuvvetleri gibi ülkeye çöken yabancı şirketlerin kasaları dolarken, olan yine Aziz Türk Milleti'ne olacak.
➖Çeyrek asırlık devri iktidarlarında, Cumhuriyet döneminin bütün kazanımlarını sattılar.
➖Yer altında yer üstünde, ne var ne yoksa talan ettiler. Cumhuriyet döneminde verilen tüm maden ruhsatlarının 10 katından fazlasını: yandaşlara, yabancılara peşkeş çektiler.
➖Milletimizden tam 3,5 trilyon dolar vergi topladılar.
➖Gelecek garantili projelerle torunlarımızın bile
istikbalini ipotek altına aldılar.
➖Ülkeyi borç ve faiz batağına batırdılar.
💡Giderayak elde avuçta ne var ne yoksa satıyorlar.
➖Ve yapacakları bu büyük satışla, devri iktidarlarında yaptıkları borcun bir aylık faizini dahi karşılayamıyorlar.
💡Batırdılar ülkeyi!
Melih Gökçek ifade verdi, çıktı.
Adliyeye girerken ağzında sakız, çıkarken gözünde güneş gözlüğü vardı…
Ahmet ve Hülya Gökçek ise pazartesi saat 14.00’te ifade verecek.
Melih Gökçek çıkışta dikkat çekici bir cümle kurdu:
“Yakında soruşturma biter.”
Soruşturma devam ederken insan ister istemez soruyor:
Biteceğinden bu kadar emin olmanın sebebi ne?
Ankara Büyükşehir Belediyesi müfettişlerinin Gökçek dönemine ilişkin savcılığa gönderdiği onlarca dosya ve yüz milyonlarca liralık kamu zararı tespitleri ne oldu?
Salih Bozok, "Paşam çok içiyorsunuz, halkın dedikodusu bitmiyor, biraz azaltsanız mı?" deyince...
Mustafa Kemal gülümsemiş ve; "başka bir şey konuşuyorlar mı peki Salih" diye sormuş.
Mustafa Kemal Salih Bozok'tan "Hayır Paşam, varsa yoksa içkiniz." Cevabını alınca...
Mustafa Kemal elini Bozok'un omzuna koyar ve;
"Biz yedi cephede savaştık Salih, bir Vatan var ettik. Cumhuriyet'i ilan ettik. Bak kendin söylüyorsun, çaldı, çırptı, vatanı sattı demiyorlar ya... Bırak konuştukları içkimiz olsun!" der.
- KKTC hükümeti, Girne'deki deniz faciası sonrası Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’yı görevden aldı.
- Batan geminin denetim ve kontrolünden sorumlu olan Türkiye’nin Ulaştırma Bakanı ise görevinin başında.
İstanbul’da Zabıta Teşkilatı’nın 200. kuruluş yıl dönümü kapsamında Taksim’de düzenlenen törenin ardından İBB zabıta yöneticilerinin İstiklal Caddesi’nde karanfil dağıtmasına polis tarafından izin verilmedi.
İBB Zabıta Daire Başkanı Metin Alper, müdahaleye tepki göstererek “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak İstiklal Caddesi’nde yürüyemeyecek miyim?” diye sordu.
Melih Gökçek bir kez daha açıklama yapmış ve söylediklerimi “yalan” diye nitelendirmiş.
O halde bir kez daha, tane tane anlatalım.
Benim ortaya koyduğum bilgi bir dedikoduya, ihbara ya da sosyal medya paylaşımına dayanmıyor.
Belge mahkeme dosyasında.
Dosya numarası: 2019/236 Hukuk Dava Dosyası.
Dosyada bulunan 22 Kasım 2019 tarihli taşınmaz sorgusunun üzerinde açıkça:
“İbrahim Melih Gökçek” yazıyor.
Belgenin kaynağı da altında açıkça belirtilmiş:
“Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Bilgi Sisteminden elektronik ortamda alınmıştır.”
Şimdi özellikle altını çiziyorum:
Ben bugün Melih Gökçek adına tapu sorgusu yapmadım. Böyle bir yetkim de yok.
Bu belge, Gürcan Dağdaş ile Melih Gökçek arasındaki dava kapsamında mahkeme tarafından ilgili kurumlardan getirtilerek dosyaya konulmuş bir belge.
Ben de mahkeme dosyasında bulunan belgeyi aktarıyorum.
Belgenin sorgu tarihi 22 Kasım 2019.
Dolayısıyla bu tarihten sonra taşınmazlardan herhangi biri satılmış, devredilmiş veya başka bir hukuki işlem görmüşse bunu benim bu belgeden bilmem mümkün değil.
Benim söylediğim çok açık:
22 Kasım 2019 tarihinde mahkeme dosyasına giren resmi sorgu kayıtlarında ne görünüyorsa onu yayımlıyorum.
Ayrıca yayımladığım belgelerde T.C. kimlik numarası ve diğer kişisel bilgileri özellikle kapattım. Çünkü haberin konusu kişinin kimlik numarası değil, mahkeme dosyasındaki taşınmaz kayıtlarıdır.
Benimle tartışmayın belgeyle tartışın. Çünkü benim sözümün karşısında sizin sözünüz olabilir; ama burada karşınızda benim sözüm değil, mahkeme dosyasındaki resmi kayıt var.
Ne yazdığım yazılarda, ne de kitaplarda belgesiz tek satır yazmadım.
Bugün olduğu gibi…
Dostlar beni az-çok tanıyorsunuz.
Fikirlerimi biliyorsunuz.
Naçizane görüşüm ; çekirdek aileniz dışında kimseye üzülmeyin,dert etmeyin ve başınızı kurtarmaya bakın.
Ülke öyle bir döneme giriyor ki ,2 yıl sonra yokkk artık diyebilirsiniz.
Melih Gökçek ifadeye çağrıldı. İdris Naim Şahin de ifadeye davet edilmişti. Peki halk, muhalif siyasetçiler şafak operasyonuyla gözaltına alınırken onlar neden ifadeye davet ediliyor diye sormaz mı?
Murat Ağırel: “EY TÜRK MİLLETİ 🇹🇷
SUSMAYIN, KORKMAYIN VE ALIŞMAYIN
Biz kamu kaynaklarını çalanları yazmaya devam edeceğiz, burayı kapatırsınız gazetede yazarız ora da olmazsa dumanla haberleşir yine yazarız
Cezaevine atsalar da biz hiç kimseden korkmuyoruz, siz de korkmayın‼️”
Seçim için yerli araba üretirsin.
Fizibilite vb yapmadan i, aceleyle... şovla.
Yatırım plansızdır ve zarar etmeye başlar.
Yeni bir oyun oynanır.
Yükü halkın omuzlarına atmak için, halkın olan varlık fonu ve firmalar vasıtasıyla zararı satın alırsın.
Harika bir iş, değil mi?
Haber: “Melih Gökçek, 4 Eylül Cuma, saat 16.00’da şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Ankara Başsavcılığı’na çağrıldı”
Çağrıldı ne demek ya ?
300 polisle baskın olmalı
Kelepçe nerede ?
TOMA’larınız nerede ?
Sabah 4’e kıran mı girdi ?
Hani hukuk herkese eşit uygulanacaktı ?
Girne açıklarında sadece gemi batmadı:
-Kaptan gemiyi ilk terk eden olmuş. Güven battı!
-Gemi kaza üstüne kaza geçirip sürekli sefer yapmış. Denetim battı!
-Ne Türkiye’den ne KKTC’den sorumluluk alan yok. Yönetim battı!
Sanki bu cinayet kimseye batmayacak! https://t.co/JO64VHXx1m
💥657'ye tabi çalışıp 5434 ile emekli olup 4688 ile maaş zammı alan Memur ve Emeklisi aynı kanuna tabiidir
💥Çalışan Memura verilen seyyanen 375/40 ile #EmekliMemur a neden verilmiyor kanuna neden uyulmuyor adalet nerede ⁉️
@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@nowhaber