Orman manzaralı bir odam vardı bir zaman
Havuz manzaralı bir gözyaşım vardı bir zaman
Yorulma manzaralı bir yazım vardı bir zaman
Babam yolladıkça bisikletlerle ham maddelerimi
Esnaflara dalga geçtirdim kendimi
Ben ne yapayım hadi babam ne yapsın hadi
Eretnaoğulları Beyliği’ne son verip Sivas’ta hükümranlığını ilan eden, karakterli, yetenekli, âlim, âdil, zeki, iyi bir asker ve cesur bir hükümdar olarak tanımlanan Kadı Burhâneddin’in hayatının bir kesitini konu alan bu roman, dönemin şatlarını da gözler önüne sermektedir.
Kıymetli dost Ahmet Turan Tiryaki’nin ilk romanı “El-Melik” ile tarihin şimdiye kadar hiç hikaye edilmemiş bir kesitinde kılıcı elinden bırakmayan bir kadıyı ve onun eliyle bir sistem inşasını film izler gibi izledim. Şahsen Kilit ve Anahtar romanlarını okuduğum çok eski çağlarıma ve tarihi romanla yeni tanıştığımda aldığım o müthiş tat duygusuna alıp götürdü beni. Romanda vurgusu yüksek tutulan değerler manzumesi ve şahıslara odaklanılması yerine şahıslar eliyle hadiseleri anlatmaya yoğunlaşılması ve bir de serinin devamını istemiş olmam böyle hissettirmiş olabilir, bilemiyorum. Dergiden alışkın olduğumuz Tiryaki üslubu baştan sona hakimdi; Moğol atlıları gibi kattı önüne, son sayfaya kadar soluksuz koşturdu. Bu canlı üslubu ve temiz dili ne kadar özlediğimi fark ettim. Evet, en heyecanlı yerinde kesmiş olmasını ikinci bölümün geleceğine yormak istiyorum. Zira Kadı’nın gazel ve tuyuğlarında hazine avcılığına bizi ancak aynı iklimin tedrisatından geçmiş adaşı ve yoldaşı Tiryaki götürebilir. Merakla bekliyorum. @tunkitap
"Bütün mutsuz aileler birbirine benzer, her mutlu aileninse kendine özgü bir mutluluğu vardır."
Veysel Gökberk Manga, kalemini bir silgi gibi kullanarak zihnimizi temizlemeye başlıyor. Zihninizi temizlemek için; https://t.co/H9EyjRE6Xy
@vyslgkbrkmng
“Üzeyir, kırk gece kayan yıldızlarla dolunayı, solan çiçeklerle kuru otları, kırılan kemiklerle kanayan yarayı, dilsiz şeytanlarla konuşkan melekleri kıyasladı. Bütün karşılaştırmalardan Üzeyir haklı çıktı hep. Ölümün tarihinden dirimin tarihi daha eskiydi"
Kıymetli abim Mustafa Ulusoy’un kitabını çekilişle 10 kişiye hediye edeceğim.
Yapmanız gerekenler; gönderiyi rt yapmak, @tunkitap ve @ayarsizdergi hesaplarını takip etmek.
3 gün sonra kazananları açıklayacağım. Bot gibi her çekilişe katılan hesaplara çıkmayacaktır :)
Gösterilen teveccüh inanılmaz bir boyuta erişti. Benim için tarifi zor bir his… Ancak birçok paylaşımda ismime, esere, eserin yayınlandığı @ayarsizdergi ve @tunkitap ‘a yer verilmediğini gördükçe bu paylaşımı alıntılama gereği duydum. İşte size “Dolunayın Türküsü”. 😊
Olmaz denilen oldu. Baskısı 2020’de biten ilk göz ağrım, ilk kitabımın altı yıl sonra ikinci baskısını görmek de nasip oldu. Kaderimin ortasına atılmış Gordion düğümü çözülmüş gibi hissediyorum. Yakında dağıtıma da girer. Bundan sonrasını, fahiş fiyata satan sahaflar düşünsün.
"Günümüz dünyasında, yemeğin sadece boş mideleri doldurmak için değil, aynı zamanda ülkelerin dış politikasını şekillendirmek için diplomasi faaliyetlerini etkileyebilecek önemli bir rol oynadığı aşikardır."
https://t.co/N7WC8vvbTY
Taner Ay bu hafta Karar'daki yazısında Tün Kitap'ın çıkan Bak Postacı Geliyor ve Kendi Kendi Küçük Bahçemiz'e değinmiş. Ayarsız'a da dergiler bahsinde yer ayırmış. Teşekkürler...
https://t.co/XRYznooWDO
"Bütün mutsuz aileler birbirine benzer, her mutlu aileninse kendine özgü bir mutluluğu vardır."
Veysel Gökberk Manga, kalemini bir silgi gibi kullanarak zihnimizi temizlemeye başlıyor. Zihninizi temizlemek için; https://t.co/H9EyjRE6Xy
@vyslgkbrkmng
Tün Kitap ve Ayarsız Dergi ailesi olarak 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
Samsun'da yakılan bağımsızlık ateşi sönmedi, sönmeyecek.
"Nerede bu insanlar? Neden kimse yok hiçbir yerde? Bırakıp gittiler mi seni? Yaaa, demiştim de inanmamıştın, hayat insanı yavaş yavaş, ruhuna duyurmadan yalnızlaştırır."
https://t.co/H9EyjRDz80