Bir şeylerin değişeceğini bilsem nasıl olduğumu da söylemek isterdim, değişmeyen şeyin aslında sürekli kaçıp geçiştirebileceğini sanman.
Sanma, ne kadar kaçarsan o kadar yakalanırsın.
Hiçbir şey öylesine yazılmış değil, son derece gerçekçi ve ideal olmak varken bile şok edici bir hâl göstermek de öylesine değil.
Mesele şu ki bilinmeyecek...
20 yıl sonra bile bilinmeyecek o kadar çok şey var ki...
Kimseyi hak etmeyecek kadar geçimsiz ve sorumsuzdurlar. Kendi duygusal çıkarları için hareket eder, kendilerini anlatırken ise hep en masum, en mağdur rolüne bürünürler. Oysa insan bir şey istemeden önce dönüp kendine bakmalı. “Ben neyim, ne istiyorum?” diye sorabilmelidir.
Değip değmeyeceğini bilmeden gecenin herhangi bir saatinde insana yazdıran şey nedir? 2026'da mı 2046'da mı okunur bilinmez fakat yine de yazmaya değer kılan o his.