SKANDAL DEĞİŞİYOR, SENARYO DEĞİŞMİYOR!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asrın Fon Vurgunu’nun 12. gününde nihayet konuştu.
“Çok hızlı karar aldığı” söylenen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, yüz binlerce yatırımcıyı ve yaklaşık 18 milyar dolarlık fon büyüklüğünü ilgilendiren böylesine büyük bir krize en üst düzeyde cevap vermesi 12 gün sürdü.
Geç kalmalarını bir kenara bırakalım.
Çünkü açıklamayı dinlediğimizde çok tanıdık bir iktidar kriz yönetimi senaryosuyla karşılaştık.
1️⃣ Önce meseleyi küçült.
Olayın ucu iktidara yakın isimlere dokunuyorsa mesele mutlaka “sınırlıdır.”
Cumhurbaşkanı da öyle yaptı:
“Yaşanan sorun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir.”
Sınırlı dedikleri mesele ise 131 fonu, 455 binden fazla yatırımcıyı ve yaklaşık 18 milyar doları ilgilendiriyor.
2️⃣ Sonra memleket bir saldırı veya “sınama” altındaymış havası ver.
“Türk sermaye piyasası bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye sahiptir.”
İyi de Sayın Cumhurbaşkanı,
Bu sınamayı bize kim yaşattı?
Yabancı güçler mi?
Yatırımcı mı?
Muhalefet mi?
Yoksa yıllardır denetlemekle yükümlü olan kurumlar mı?
3️⃣ Soruyu cevaplamak yerine soruyu soranı suçla.
“Hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur.”
Yüz binlerce insanın parasının kilitlendiği bir dosyada soru sormak yatırımcıyı tedirgin etmek değil, kamu adına hesap sormaktır. Ekonomiye zarar veren soru soranlar değil, hiçbir zaman da olmadı.
4️⃣ Konu sıkışınca muhalefete dön.
“Biz başkalarına benzemeyiz…”
Arkasından baklava kutuları, belediyeler, muhalefet…
Oysa soru çok basit:
Bu fonlarda ne oldu?
Kim kazandı?
Kim göz yumdu?
Kim denetlemedi?
Bunların cevabını bekliyoruz.
5️⃣ Son perde hep aynı: “Titizlikle inceliyoruz.”
Soruşturmalar yürütülüyor…
Suçlular hesap verecek…
Gerekli düzenlemeler yapılacak…
Bir daha yaşanmayacak…
Türkiye bu cümleleri daha önce çok duydu.
Mesela 2022’deki SPK iddialarında duydu.
Dönemin SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, dönemin AK Parti Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ve Ünsal Ban’ın isimlerinin geçtiği rüşvet ve sermaye piyasası iddiaları kamuoyunda günlerce tartışıldı; mesele Meclis tutanaklarına kadar girdi. İddiaların bir bölümü ilgili kişilerce reddedildi. Tutuklu yok, ceza yok, aydınlatılan değiştirilen bir şey yok.
Belki o gün sermaye piyasalarındaki bu iddiaların üzerine sonuna kadar gidilseydi, denetim mekanizmaları gerçekten çalıştırılsaydı, bugün yüz binlerce insanın parasının kilitlendiği bu tabloyu konuşmuyor olacaktık.
Mesele tam olarak budur.
Skandallar değişiyor.
Rakamlar büyüyor.
Mağdurlar çoğalıyor.
Ama iktidarın açıklaması hiç değişmiyor:
Önce küçült.
Sonra “sınama” de.
Soru soranı suçla.
Muhalefeti işaret et.
En sonunda da “titizlikle araştırıyoruz” de.
Biz bu filmi çok izledik.
Bu defa millet açıklama değil, cevap bekliyor.
Kim yaptı?
Kim korudu?
Kim denetlemedi?
Kim kazandı?
Ve en önemlisi: Siyasi ayağında kimler var?
CHP'li Fethiye Belediye Meclis Üyesi ve emekli Albay Ruhtan Başkaya, belediye heyetiyle gittiği Çin’de 18 yaşından küçük bir kız çocuğu ile otel odasında basıldı.
Bu sapık TSK gibi güzide bir kurumda onlarca yıl görev yapmış
Hem Laik, Hem Kemalist, Hem CHP'li...
Akit yazarı Ali Karahasanoğlu’ndan emeklilere:
“Kusura bakmasınlar... Bana AK Parti öncesinde emekli ne maaş alıyordu, şimdi ne maaş alıyor, bunun kıyaslamasını yapsınlar.
AK Parti iktidarı öncesinde aynı durumdaki emekliler aldıkları emekli maaşı ile kaç ekmek alabiliyorlardı, bugün kaç ekmek alabiliyorlar, söylesinler; geriye mi gidiş var, ileriye mi gidiş var, birlikte değerlendirelim.”
Süt dağıtan yardımseverleri gören yaşlı vatandaş, dağıtılan miktarın altında süt isteyerek gençleri şaşırttı:
- 1 kilo alayım yeter, tek yaşıyorum. Fazla kalırsa bozulur.
+ Herkese 3 kilo veriyoruz. Ama sen nasıl istersen.
- Bana 1 kilo yeter.
+ Keşke herkes senin gibi olsa.
CUMHURBAŞKANI KARARIYLA KENDİ DÖNEMİNİ KENDİ DENETLEYECEK! ŞAKA GİBİ!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım fonlarında yaşananları inceleme görevini DDK’ya verdi. Peki DDK’nın başında kim var?
Salih Tanrıkulu!
2023’ten beri Borsa İstanbul Yönetim Kurulu’nda bulunan ve aynı zamanda Borsa İstanbul Denetim Komitesi Başkanlığı yapan isim!
Düşünün: Yıllarca Borsa İstanbul yönetiminde ve Denetim Komitesi’nde görev yapmışsınız. Sonra devlet size dönüp, “Şimdi git, o dönemi sen denetle” diyor. Siz de “Bağımsızlık olsun” diye Borsa’daki koltuğunuzu bırakıyor, denetimi yapacak DDK’nın başındaki koltuğunuzda kalıyorsunuz!
Şimdi bu kişi kendi dönemini kendi denetleyecek!
@Ben_Anadoluu Yapmayın hocam, siz muhalifsiniz. Kendiniz teslim olduğunuz halde ters kelepçe takıp, görüntülerinizi yandaş medyaya “yakalandı” diye servis ederler, bir yerden örgüt uydururup satılmış yargıyla suçlarlar ve sizi hapiste süründürürler. Aman diyeyim.
@dailyislamist Melih Gökçek’e, ne oldu?
Binali Yıldırım’a, ne oldu?
Ruhsar Pekcan’a, ne oldu?
Zehra Taşkesenlioğlu’na, ne oldu?
128 Milyar Dolar’a, ne oldu?
Kerem Kınık’a, ne oldu?
Ki...
Fatma Betül Sayan Kaya’ya, ne olsun.
Ben gerekli görülen yerlerde sadece İngilizce olsun istiyorum. Özel isimlere yabancı dil sayacak kadar mal değilim. Ümit Özdağ’ın da bunu isteyeceğini sanmıyorum. Karşı çıkmazsa lafımı esirgemem. “şarjlı ışıldak tayfa” diyen gevşek ağzını s*kerim.
Suriyelinin Arapça tabelasına 'İstila var!' diye zıplayan Ümit Özdağ ve şarjlı ışıldak tayfa, Antalya Mahmutlar'ın Rusça tabelalarına gelince üç maymun!
Dertleri öz Türkçe sevdası falan değil, aleni İslam düşmanlığı!
@Ahmetmarngz@SelcukGunel_@AkmanAkar4 Sözde itirafcı özde baskıyla yalan ifadesi alınanları bilmiyorsun ya da bilmezden geliyorsun. Adam mütahhit, aileden zegin. Hareketleri İBB ile hiç ilişkilendirilemedi. Sizin islam ahlakı ancak sözde. Sizden olmayan ağzınızı yaya yaya iftira atarsınız.
Yıllarca bizler gibi son derece sıradan, orta halli hayatlar yaşayanları Koçlar, Sabancılar gibi yaşıyor sanıyorlardı. Ondan diş biliyorlardı. Her türlü rezillikte o burjuva ağalarını da geride bıraktı görgüsüzler. Biz yine aynıyoz, biraz daha fakiriz. Onlar bizden çaldı, Koçlar ve Sabancılarla birlikte zenginleşti.
islamcıların, "Hiltonlar, konkenler, lüks ve gösterişte boğulan ayrıcalıklı yozlaşmış ve islamdan uzak batıcı zümre" diye muhalefet ettiği her şey kendilerine yapıştı. Meğer dert başkymış.
Uyduruk Osmanlı alfabesi Türkleri her alanda geri bırakmıştı!Ticaret, siyaset, sanat dahil her alanda Müslümanlar geri bırakıldığı için Boğazın iki yakasında ve Marmara denizinin çevresindeki yalılarda köşklerde Rum Ermeni Yahudi ve Levanten Hırıstiyanlar yaşıyordu.
İzleyelim👇🏾
AKP’li Kırıkkale Yahşihan Belediyesi’nin eski imar müdürü Ulaş Biçer’in toplam mal varlığının 541 milyon lira olduğu ortaya çıktı:
• 68 milyon lira değerinde Porche 911 araç
• 32 milyon lira değerinde Mercedes AMG araç
• 31 milyon lira değerinde Mercedes G serisi araç
• Bodrum’da 300 milyon TL değerinde villa ve 110 milyon TL değerinde yat.
👉🏻 Biçer’in mal varlığı belediyenin 2026 bütçesinin 4.5 katına denk geliyor. (Sözcü)