İçinde bulunduğun çevre, izlediğin içerikler ve örnek aldığın insanlar… Hepsi karakterinin sessiz mimarlarıdır. Fark etmesen de seni inşa eder, yönünü çizer. Bu yüzden neye baktığını değil, neyin seni şekillendirdiğini sorgula.
Bizim gibi ülkelerde iyiye, güzele dair bir şey yapmak istiyorsan insanların desteğiyle değil, insanlara rağmen yaparsın. Zira bu topraklarda kötülük kalabalıklardan güç alır; iyilik ise yalnız yürür. Bir şey inşa etmeye kalktığında seni aşağı çekenler, heves kıranlar, küçümseyenler eksik olmaz. Ama yine de vazgeçmemek gerekir. Gerçekten değerli olan şeyler alkışla değil, dirençle ve kararlılıkla kurulur.
Seni incitenlerle savaşmak zorunda değilsin; arkanda ne bir öfke ne de bir intikam arzusu bırakarak, sessizce yürüyüp gidebilirsin. Bu asil terk ediş, savaşarak kazanabileceğin tüm zaferlerden daha büyüktür.
Bağ kurmak sorumluluk almaktır. Sorumluluk almak; ilgilenmek, zaman ayırmak, önemsemek, değer vermek demektir. İncitmemek için özen göstermektir. Bir insanla, bir çiçekle ya da bir hayvanla; fark etmez. Sorumluluk yoksa gerçek bir bağ yoktur.