Çok merak ediyorum; gözaltındaki Ahbap Derneği başkanı Haluk Levent, mahkemede hakime; "Sayın hakim, ben Ahbap Derneğine bağış yapan bağışçıları, televizyonlardaki canlı yayınlarda, bana güvenmeyin, her an sizi satabilirim, diye uyardım, ama onlar zorla bağış yaparak beni kötü yola teşvik ettiler, bütün bağışçılardan şikâyetçiyim derse, bağışçılar ne halt edecek, hakim nasıl karar verecek🤔⁉️
Mahsun Kırmızıgül’den Haluk Levent paylaşımı:
Nerden nereye….
Bir Haluk Levent hikayesi…
Biz seninle aynı dönemde aynı hayalleri kuruyor, aynı heyecanları yaşıyorduk. Bir gün milyonlara ulaşacağımızın hayalini kuruyorduk. Aynı yapım şirketinde, aynı çatı altında şöhret basamaklarını birlikte tırmandık.
O yıllarda sen, nasıl olduysa korkunç bir borç sarmalının içine düştün. Edindiğin kötü alışkanlıklar başına büyük belalar açmıştı. Borçların yüzünden seni Adana Karataş Cezaevi’ne, rahmetli yapımcımız Hilmi Topaloğlu ve Özcan Deniz’le birlikte bizzat biz götürdük.
O günlerde sekiz ayrı bankaya olan borçlarını kapatabilmen için, Star TV’de yaptığım diziden kazandığım parayla borçlarını ödedik. Yeniden ayağa kalkman için elimizden geleni yaptık.
Sonra hayat hepimizi farklı yollara savurdu…
Yıllar sonra Ahbap Derneği’yle yaptığın yardımları, ihtiyaç sahiplerinin yanında oluşunu gördükçe içimden, “Haluk Levent o karanlık günleri geride bıraktı. Çok şükür küllerinden yeniden doğdu.” diyordum. Attığın her adımla gurur duydum. Bakanlar, Valiler, Belediye Başkanları sana destek oldular. Cumhurbaşkanının eşinden ve bir çok yerden ödül aldın. Sivil toplum kuruluşları yaptıklarını takdir etti.
Binlerce konser verdin. Meydanlar doldu, salonlar doldu. Reklamlarda oynadın, büyük markalar sana sponsor oldu. Hayat sana milyonlarca insanın ömrü boyunca ulaşamayacağı imkânlar sundu.
Ama ah be Haluk…Şu kötü alışkanlıklarından neden kurtulamadın? Neden?
Depremde ölen insanlar için, dünyalar güzeli, o çok özel kızının hatırı için, bile o masalara bir daha oturmamalıydın. O ekranlara bakmamalıydın. O tuşlara hiç dokunmamalıydın. Keşke ellerin kırılsaydı da bu alışkanlıklara bir daha dönmeseydin.
Bu halk seni başının üstüne koydu. En güvenilir, en çok alkışlanan sanatçılardan biri yaptı. Bağrına bastı. Sana ikinci, üçüncü, belki de son bir şans verdi.
Depremde insanlar evlatlarını, annelerini, babalarını toprağa verirken, kendi yaralarını sarmaya çalışırken milyonlarca insan elindekini avucundakini devletin kurumları yerine sana gönderdi. Sana güvendi.
Milyonlarca insan sana ışık yaktığı halde o karanlığın içinden aydınlığa çıkamadın. Neden o ışığı göremedin? Neden o kötü alışkanlıkların için doğruluktan ve dürüstlükten ayrıldın?
Hayat bu kadar ucuz muydu Haluk? Birkaç dakikalık heyecan uğruna, bunca sevgiye, bunca güvene, bunca emeğe sırt çevirmeye gerçekten değer miydi?
Yaptıkların sadece seni yıkmadı. Sana inananları, seni sevenleri, dostlarını da derinden yaraladı.
Ben bugün en çok seni değil, o çok özel olan kızını düşünüyorum. Çünkü bir evlat, babasının omuzlarında güveni öğrenir. Sen, onun uğruna bütün kötü alışkanlıklarını, bütün tutkularını, bütün zaaflarını geride bırakmalıydın.
İçimde cevabını bulamadığım tek bir soru kaldı…
Gerçekten değdi mi Haluk?
Eskişehir Sivrihisar Hastanesi’nde neler oluyor!
Müdür Tarık Yücetürk tarafından öldüresiye dövülen personel skandalının ardından bir olay daha patlak verdi.
Hastanede güvenlik görevlisi olarak çalışan bir şahıs, herkesin içinde bir kadının kucağına oturup öpüştü.
YILMAZ ÖZDİL:
'Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir zamanlar böyle
adeta çantası gibi yanından ayrılmayan,
bir dediğini iki etmeyen Özgür Özel'in,
CHP genel başkanı seçilir seçilmez
AKP'ye yanaşması ve kendisini
eleştirmeye başlaması üzerine
o da konuşmaya başladı.
Partimde vefasızlığa uğradım dedi.
Partimde sırtımdan hançerlendim dedi.
İsim vermedi ama elbette işte Özgür Özel'i kastetti. Sırtımdan hançerlediler beni dedi.
Kendisini yıllardır destekleyen %60'la kazanacağını filan söyleyen gazetecilerin, genel başkanlıktan ayrılır ayrılmaz kendisi aleyhine döndüklerini görünce çok öfkelendi. Önce Uğur Dündar'a yönelik açık mektup filan yayınladı biliyorsunuz.
Ağır ifadeler kullandı. Şimdi de Fatih Altaylı'ya yönelik çok ağır ifadeler kullandı. Malum, Fatih Altaylı Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekliyordu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun kesinlikle seçimi kazanacağını falan söylüyordu, o yönde yayınlar yapıyordu.
Seçimden sonra Özgür Özelci oldu. Hatta Özgür Özel'i geçenlerde kendi programında yayına aldı. Özgür Özel'in Bülent Ecevit'ten sonraki en büyük CHP genel başkanı olduğunu falan söyledi Fatih Altaylı.
Ve 2-3 gün önce de Kemal Kılıçdaroğlu hakkında "AKP'nin adamı" dedi. "Kılıçdaroğlu AKP'ye çalışıyor" dedi. Kılıçdaroğlu işte bu laflara zehir zemberek bir karşılık verdi dedi. Fatih Altaylı'ya "Merkepler adam olur, sen adam olamazsın" dedi.
"FETÖ'ye yalakalık yapan kepaze" dedi. "Aydın Doğan'ın yanında çalışırken Turgay Ciner'e küfür eden, Turgay Ciner daha çok para verince oraya geçen satılık eleman" dedi. "Saray talimatıyla oynanmış anketler yayınlayan işbirlikçi" dedi. "Kalemin satılık, ruhun satılık, ağzın bile satılık" dedi, çok ağır laflar. "Paranın kölesi bir çukur" dedi.
"Parayla işim olsa seni satın alıp saraya karşı bağlardım" dedi. "Rahmetli Levent Kırca'yı saygıyla ve özlemle anıyorum" dedi. Fatih Altaylı'nın bir programına katılmıştı orada kendi aralarında tartışırlarken Fatih Altaylı'ya "Evet, ben yalakayım" dedirtmişti ekranda.
Onu kastediyor Kılıçdaroğlu, oraya gönderme yapıyor. Fatih Altaylı'nın sözde muhalifmiş gibi davranan psikolojik harp uzmanı olduğunu söyledi. "Sureti haktan görünen iblis" dedi.
Fatih Altaylı da Kılıçdaroğlu'na aynı şekilde karşılık verdi, hiç geri adım atmadı. "AKP'nin piyonu olduğunu kanıtladı işte böyle" dedi. "Kılıçdaroğlu net olarak görülmüştür ki kesinlikle AKP tetikçisi" dedi ve Kılıçdaroğlu'nu mahkemeye vereceğini söyledi.
Orasını göreceğiz şimdi bundan sonra. Kılıçdaroğlu'nun yerine geçen Özgür Özel de kısa süre önce kiralık tetikçileriyle birlikte, hatta böyle troll gibi hareket eden CHP milletvekilleriyle falan beni linç etmeye çalıştı. Bu yüzden, hatta Özgür Özel dedim ya biraz önce, Fatih Altaylı'nın programına çıkıp orada bile bana iftira atmaya devam etti.''
Özgür Özel: Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Siyasette "dün dündür, bugün bugündür" anlayışının en net eleştirisi.
"Adalet yürüyüşü" yapan Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçmişte hukukun çiğnendiği o en kritik virajlarda nasıl sessiz kaldığını hatırlayalım..
Mutlak Butlan ile gelen
Şutlan Şutlan ile gider!
#CHPteslimAlınamaz
Mutlaka Sonuna Kadar İzleyin‼️
🗣️Gazeteci Levent Gültekin:
Sadece Tayyip Erdoğan değil, Kılıçdaroğlu da, Bahçeli de proje bence. Türk siyasetinin, Türk milleti ile pek alakası yok.
Amaç Türkiye'yi bir ortadoğu ülkesi yapmak. O proje işliyor. Bu yüzden de iktidar değişimi göremiyoruz.
Bodrum'da bir vatandaş, sahilde halka ayrılan yarım metrelik alana tepki gösterdi.
"Burada denize girerken dikkat etmek gerekiyor, kalçanız müşterinin tabağına girebilir."
@peteerr0 Mal pazarlıyor sanki. İki tarafta durumu yettiğince zaten gelin ve damadın ihtiyaçlarını alır. Takısını da alır. Hiç bir damat ya da damat tarafından insanlar gelinin elini kolunu Bom boş bırakmak istemez. Liste yapmak nedir?
@erkanecz@OsmangaziBLD Sevgili Belediye Yetkilileri lütfen ilaçlama faaliyetlerine başlansın. Avuç içim kadar sivrisinekler var. Ailem mahvoldu.Çoluk çocuk Her yerimiz sivri ısırığı.Yer:Yenibağlar Mahallesi Osmangazi/BURSA
Yenibağlar Taksi Durağı Yanı parkın kauçukları geçen yıl söküldü.Hâlâ takılmadı.
Sevgili Belediye Yetkilileri İlaçlama İşlemlerine artık başlassnız. Aradım bir sonuç alamadım. Avuç içim kadar en az 100 sivrisinek öldürdüm. Ailemin her yeri ısırık içinde. Yer: Yenibağlar, Osmangazi/BURSA
@OsmangaziBLD