Türkçesi:
“Moruk iyice yaşlandı. Olmadık zamanda nalları diker de henüz saltanata geçmemiş olursak, ulusalcılar başta ben anamızı belleyecek. Bir an önce Tayyip sonrası g.tümüzü güvenceye alın.”
Videoyu gören herkesten ricam:
Şimdi değilse ne zaman?
Adalete, sanata, kültüre ve edebiyata ne zaman sahip çıkacağız?
Ne zaman düşünceyi, sözü, kitabı, müziği, tiyatroyu ve insanın güzeli arama çabasını bir toplumun temel ihtiyacı olarak göreceğiz?
X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmek için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır.
Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum.
@X
Kültürüne, sanatına ve edebiyatına önem vermeyen; bunları geliştirmeyi ve gelecek kuşaklara aktarmayı dert edinmeyen toplumların muasır medeniyetlerin gerisinde kalması kaçınılmazdır.
Bir toplumun gerçek zenginliği; düşünme, sorgulama, üretme, hayal etme ve güzeli arama kabiliyetinde saklıdır.
Platon sanatın insan ruhu üzerindeki etkisine dikkat çekerken, Aristoteles Poetika'sında sanatın insanın yaşadıklarını anlamlandırma yollarından biri olduğunu ortaya koyar.
Goethe'nin “Mimarlık donmuş müziktir” sözü, sanatların aynı insan ruhunun farklı ifadeleri olduğunu anlatır.
Doğu'da Fârâbî'nin erdemli toplum düşüncesi, insanın yalnızca maddî ihtiyaçlarıyla değil; bilgi, ahlâk ve düşünceyle de gelişebileceğini hatırlatır.
İbn Haldun'da da medeniyet; şehir, bilgi, üretim ve kültürden bağımsız düşünülemez.
Yunus Emre'nin yüzyılları aşan sözleri ise bunun en güzel örneklerinden biridir: Söz insanı aşar, sanat zamanı aşar.
Bunun çarpıcı örneklerinden biri savaş sonrası Almanya'dır.
Şehirler bombalanmış, okullar, tiyatrolar, müzeler ve kütüphaneler ağır hasar görmüştü. Buna rağmen yalnızca binaları onarmaya odaklanılmadı; okullar, tiyatrolar ve müzeler yeniden hayatın içine döndü.
Berlin'de kültür emekçilerinin yüksek gıda tahsis grubunda değerlendirilmesi de kültüre verilen önceliğin dikkat çekici örneklerinden biriydi. Mesele yalnızca enkazı kaldırmak değil, toplumun zihnini ve hafızasını da yeniden kurmaktı.
Bugün de durum bundan farklı değildir. Bilim bize çoğu zaman nasıl yapacağımızı öğretir; sanat ve edebiyat ise neden yaptığımızı düşünd��rür.
Edebiyatı küçümseyen, sanatçısını yalnız bırakan, düşünceyi ve estetiği gereksiz gören toplumlar aslında kendi geleceğinden eksiltir.
Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak; düşünceyi, bilimi, sanatı, edebiyatı ve insanı önemseyen bir zihniyeti inşâ etmektir.
Teheccüdün Biyolojik ve Manevi Önemi
İslamiyet, uykunun en tatlı yerinde, tam da bu hormonal zirvenin yaşandığı seher vaktinde bizleri Teheccüd Namazı ile uyanmaya davet eder.
*BRILLIANT*
The French made a short film about what could happen after all immigrants would follow the ‘_white, angry old man’s_’ advice to go back where they came from.*
Today, we remember the lives lost on September 11, 2001, honor the courage of first responders, and stand with the families who carry their memory.
25 years later, we remain united in remembrance.
We will never forget. 🇺🇸
#September11#NeverForget#911Remembrance