Ailemden bu mücadele uğruna bir kayıp yaşamadım. İlk başkaldıranlardan biri olabilirim; ama anne, baba, abi, kardeş, abla kaybının acısını birbirine benzetmenin mümkün olmadığını da biliyorum. Üstelik bunun üzerine baskı, baskıya karşı mücadele ve sürekli direnme hali eklendiğinde, insanın kendi yasını yaşamasına bile çoğu zaman izin kalmıyor.
Benim söylemek istediğim tam da burada başlıyor.
Bugün Kürtler, daha yeni yeni yas tutmaya, kaybettiklerini dile getirmeye, kayıplarının yasını tutmayı kendilerine hak görmeye başladıkları bir yerden yaşamı yeniden örmeye çalışıyorlar. Dün varlığını koruyabilmek için savaşa ve şehadete yönelen bir halkın, bugün varlığını yaşamla büyütmesinin gerçekliğiyle karşı karşıyayız.
Bu nedenle şehadet edenlere büyük bir hasret, şükran ve hayranlık duyuyorum. Onların açtığı yolun anlamı, bizim bugün daha fazla insanı kaybetmemiz değil; onların uğruna bedel ödediği yaşamı kurabilmemizdir.
Yaşamın acı veren yerine bugün dokunuyoruz. Yakınlarını kaybetmiş, yasını tamamlayamamış, eksikleriyle yaşamaya devam eden insanlarla daha fazla temas etmek zorundayız. Onların acısını yalnızca anmak değil, o acının yaşamda bıraktığı eksikleri giderecek bir yoldaşlığı kurmak zorundayız.
Bundan sonrası için sözümüz daha fazla şehadet değil, daha fazla yaşamdır.
Daha fazla yoldaşlık, daha fazla dayanışma, daha fazla inşa.
Çünkü kaybettiklerimize verebileceğimiz en büyük cevap, onların eksildiği yerde bizim çoğalmamız değil; onların uğruna savunduğu yaşamı birlikte kurabilmemizdir.
Kürdistan’da ne zaman bir şehit haberi duysam Wan’ın yiğit yurtsever şehidi Ş. Demhat Setkar’ın kürsüde seslendirdiği bu şiir gelir aklıma dizeleri haykırırken sesindeki öfke ve intikam duygusu hâlâ kulaklarımda her şehit haberinde o haykırış yeniden yankılanıyor içimde
Amed’in yiğit evlatları. Kelimeler yine yetersiz, yine boğazda düğümlenen bir sessizlik var. Acının tarif edilemediği, yüreğin ağırlaştığı bu anlarda söylenen her söz eksik kalıyor.
Şimdi yas zamanı… Geride bıraktıklarımızın ardından sadece bir boşluk değil, derin bir sızı da kaldı. Sessizce, içimize akıtarak, her bir hatırayı kalbimizin en kırılgan yerine koyarak yas tutacağız.
Gidenlerin ardından kalan bu ağır sessizlikte, onların hatırasını onurla taşıyacağız. Acımız büyük, yüreğimiz yaralı… Başımız sağ olsun.