“deprem bölgesinde yaptığımız her şeyi onlar başkaları yapıyor sandı ama, ehehe, sandıktan öyle anlıyoruz” ya yüzyılın en büyük göt oluşu değilse ben bir şey bilmiyorum
Sabah Namazı ve İşrak İbadeti Buluşmalarımızın dördüncüsünde Elazığ’dayız.
13 Safer 1448 / 27 Temmuz 2026 Pazartesi sabahı, Elazığ Cumhuriyet Meydanı’nda; sabah namazı, dua, zikir ve işrak ibadeti için bir araya geliyoruz. Şehrin merkezinde gerçekleşecek buluşmaya tüm gönül dostlarımızı davet ediyoruz.
• Elazığ, Cumhuriyet Meydanı
• 13 Safer 1448 | 27 Temmuz 2026
• Kayıt ve Detaylı Bilgi: https://t.co/i0XYxTXR5l
#MahmudEsadCoşan #MECVakfı #DoğuşElazığ #İşrakİbadeti #Elazığ
Reklamın senaryosunu yazan ajansından çeken firmaya kadar ve sonunda da onay veren Bosch ekiplerine kadar tamamı sorumludur.
Özür dileyin ve bu pespaye reklamı derhal kaldırın. @BoschTurkey@BoschGlobal
Gümüşhanevi Dergahı; Fatma Sultan Camii
İstanbul Valiliği’nin karşısında 17 Nisan 2026 Cuma günü tatlı bir Cum Namazı eda etmek nasip oldu. Mahmud Es’ad Coşan Vakfı ve İstanbul Valiliği’nin destekleri ile aslına uygun yeniden inşa edilen Fatma Sultan Camii’inde 100 yıl sonra tekrar Cuma namazı kılınmış oldu.
Merhume Fatma Sultan 29 yaşında vefat etmiş, kısa ömründe banisi olduğu eser halisane niyetinin bir nişanesi olarak olsa gerek, ismini duası makbul makamlarda ve çevrelerde hala yaşatıyor. Mekânın önemi Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi Hazretleri’nin burada cihanşümul irşad çalışmalarına Gümüşhanevi Dergahı olarak ev sahipliği yapmış olması.
TATLI ifadesini özellikle kullandım. Etkinliği düzenleyenler Cuma namazını eda ettikten sonra dağıtılan aşure ile ağzımız tatlanırken mekânın yeniden inşasında gösterilen ihtimam ve iç mekan düzenlemesi gönüllere dokundu. İstanbul Valiliği mekanın ihyasına ciddi katkıda bulundu. İstanbul Valisi Sayın Davut Gül Beyefendi’de namaz sonrasında cemaate aşure ikramı için bizzat bir müddet dağıtımda yer aldılar.
Merhum Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan Hocamız sonrasında bu açılış vesilesi ile gayret libasını giymiş dostlarla sohbet ettiğimde bir kısmını mutlaka okuyucularımla paylaşmak gerektiğini hissederek aktarıyorum. Eksik, yanlış bilgiler bana aittir.
-Es’ad Coşan Hocamızın sohbetleri hem doğrudan hem de çizgi karakter olarak Es’ad Coşanın sesi ile İNGİLİZCE seslendirilerek paylaşılıyor. Müthiş bir atılım, ciddi bir yenilik.
-Azepler’de gerçekleştirilen anma programının yenisi bu sene Temmuz ayında ELAZIĞ’da icra edilecek. Gün, konu – muhteviyatı kamuya ilan edildiğinde birlikte öğrenmiş olacağız.
-Duha Kurban çalışmaları bu sene de muazzam bir ihtimam, kalite ve katılım ile devam ediyor. Sosyal medya hesaplarından mutlaka takip etmek gerek.
-AKRA Media web sitesindeki yayınlar ve AKRA’nın sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar ve bilgi – algı ve yaşam kalitesini artırıcı haberleri şahsen çok beğeniyorum. Sosyal medya ekibini tebrik ediyorum.
-Ufka Yolculuk çalışmalarının konu ve konsept bütünlüğü bu TATLI yarışmaya her sene ilgiyi daha da artırıyor. Hem okumaya hem de okutmaya ŞEVK ettiren bir yarışma.
Helal yemek, kazancını helala sarf etmek kadar düşüncenin de helal ve sarih olması lazım. Kulluğumuzun her daim, her dönem çok sevaplı, kaliteli çalışmalar üreten, tüm insanlığa faydası olacak icraatlarla bezenmesi için. Bu anlamda günümüzde yapılan başka onlarca çalışma sayabilirim. Ama gördüğüm en net duruş şu. Sayın Nureddin Coşan “Doğal Bir Lider “olarak (Bu yazdıklarım şahsi yorumum “ insanlara Kulluk Diplomasisini öğretiyor. Doğru düşünme, amel etme; buna bağlı olarak doğru zamanda doğru hareket etme, gönülleri tatlandırma, kazanma ve kazandırma, bu bağlamda çok kaliteli çalışmalar devam ediyor.
“Dost ve Müttefik Olarak ALLAH Yeter” de bunu çok güzel özetlemişler. Gümüşhanevi Dergahı’nın tarih içerisinde faaliyet gösterdiği Fatma Sultan Camii’nin 5 vakit namaz kılınabilecek hale gelmesi ile bu ifadeyi daha bir özümüze indirmeliyiz. Zira işimiz kime Kul olduğumuzun esrarına varmak. Dua’da ıslarla Rabbimize nazlanmak. Nazargah-ı İlahi’ye vasıl olmak.
Fatih Tekke: “Ne yazık ki çocukların su gibi öldürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz ve maalesef bu durum Müslüman coğrafyada yaşanıyor. Dünya büyük bir sınavdan geçiyor. İnsanları rahatsız etmeden bu çağa bir isim verecek olursam, İhsan Fazlıoğlu buna ‘ahlaksızlık çağı’ diyor. Ben de buna katılıyorum. Zulmün ve savaşın olmadığı, insanların güvenli ve özgür bir şekilde hayatlarını yaşayabildiği bir dünya herkesin isteği; fakat bu pek mümkün görünmüyor.”
Hamaney değil şehit olmak, ölmedi bile; bilakis geberdi. Elinde yüzbinlerin kanı olan bir zâlimi sırf başka bir zâlim öldürdü diye kutsamak ancak ahmakların yapacağı bir iştir.
Esad düşene kadar böyle kaç söyleşi yapıldı medyada? 7/24 Suriyeli göçmenler hedef gösterilirken kaç Suriyeli ‘özne’ olarak çıktı kamera karşısına? Kaç çocuğu tanıdık, sesini duyduk?
İçeride herkesi duygulandıran bu çocuk gibi çocukların olduğu evler taşlanırken kaç kişi ses çıkardı?
Şimdi uzaktan duygulanmak kolay; ama duygusallığı geçtim böylesine büyük bir yumuşak gücün ortaya çıktığını anlamak da mı çok zordu..
Şahsen ben böyle şeyler izleyince utanıyorum, evet Türkiye çok şey yaptı, ama çok kişiyi üzdük, çok kişiyi korkuttuk, çok çocuğun kalbini kırdık. O gözyaşları sadece özlem değil, arada kalmışlığın bir yere tutanamamanın da gözyaşı.
Bu konuda yazmamak için niye direndiniz?!
Bıçak kalbe girmeden önce ta en başında yazdım.Hakarete uğradım,günlerce hakkımda haber yapıldı.Çocuk düşmanı diye manşet attı bir takım haber siteleri.
Her yıl azalan cami cemaati üzerine fikrimizi yorma zamanı gelmedi mi?
Bireysel bir tavır gibi yorumlanması hatalı. O günlerde burada olanlar, bunun bir topluluk davranışı olduğunu biliyor.
Alkışlar ve çığlıklar içinde oldukları habitat öyle düşündüğü için. Topluluk böyle düşündüğü için salon buz kesmiyor.
Hani 14 yıl boyunca İran'la el ele verip yaşatmaya çalıştığınız, rejim-İran-Rusya üçgeni yüzbinlerce insanı katlederken el oluşturduğunuz Suriye'de misiniz lan cidden? Sednaya'ya uğrayın mutlaka. Bakabilirseniz vasiniz İran'ın babasını katlettiği yetim çocukların yüzüne bakın.
Ciao Papa
Global, Crusadic Journey to Türkiye. Nicaea 325–2025
27 November – 30 November
One Lord, one faith, one baptism
but;
you are all cordially invited to
ALLAH, ISLAM, SHAHADAH
#CiaoPapa
Yasin Börü, fotodaki şahsın azmettirmesi sonucu terör örgütü destekçileri tarafından öldürüldü. Gariban Yasin Börü'nün annesine canlı yayında "oğlunuz terörist miydi" sorusu bile soruldu. Bu soruyu soran sözde "gazeteci" özde ne olduğu bellş olmayan elamandan hesap sorulmadı.
Fotodaki malum şahıs baktı ki ülkede herkesin her yaptığı yanına kar kalıyor. Ben neden içeride yatayım diye açıklama yapıyor.
Müslüman Türkler olarak, 600 yıl önce fethettiğimiz İstanbul'da, boğaza bakarak kahve içerken, siz Tengrici Türkler, Sibirya soğuğunda kıl çadırda yaşamaya ve Ruslara vergi vermeye devam edebilirsiniz.
🔴 Yazar Taha Kılınç:
Doğu Türkistan kitabıma karşı Çin üst düzey devreye girdi.
Metnini görmedikleri bir kitabın yayınlanmaması için çok uğraştılar. Çünkü benim neyi gördüğümü biliyorlardı.
(Youtube - Serkan İlter)
İsrail ordusunun "durun" anonsuna Küresel Sumud Filosu’ndan "yetkiniz yok, uluslararası sulardayız" yanıtı
— Tekrar ediyorum, siz seksen yıldır soykırım ve Filistin halkına karşı etnik temizlik yapıyorsunuz.
— Ve bu kesinlikle uluslararası hukuka aykırıdır. Bir kez daha uluslararası sulardayız, ki bu sizin yetki alanınız değil.
— Filistin topraklarına doğru ilerliyoruz, ki bu da sizin yetki alanınız değil, her ne kadar o toprakları işgal edebileceğinizi düşünseniz de.
Sn. Velimiz @halilkantarci bey, oğlunuz bu dönem mezun oldu. Görseydiniz tekrar mutlu olurdunuz.🥹
Ama bu sefer iyi hissedeceğinize eminiz zira istikamet üzere bıraktığınız delikanlıyı bazen Bosna'da Marş Mira'da, bazen Tokyo'da Abdürreşid İbrahim'in huzurunda, bazen Ürdün'de Salt Türk şehitliğinde bazen de Kudüs'te Mescid-i Aksa'da, çoğu zaman da Gazze eylemlerinde görebilirdiniz.
Güzel bir şey oldu. ☝️ Şehadetinizi vesile kılarak; yürümeyi öğrensin diye elinden tutmayı bıraktığınız delikanlı şimdi istikamet üzere menzil alıyor.
Cenab-ı Hakk tüm öğrencilerimizi yolu güzel yürüyenlerden eylesin. Önden gidenlere selam olsun.🤲
Kardeş terörist olmadığınız için teşekkür mü edelim ? Hayatımda bir kere kürt arkadaşımı bu ırk meselesinden incittiğim olmamıştır. Tanıyan onca kardeşim vardır.
Ancak şurada milliyetçiliğinize din kisvesi giydirip, aldığınız her cevaba faşistlik demeyi de bırakın.
Arkadaşların full plus lgbtci, İslam düşmanı, sol liberal örgütte sorun görememişler. Hiçbir pkk’lıdan kötü bir laf da bulamamışlar herhalde ki onlara kızıp Alperen filan olsunlar.
Din bizi kardeş kılmış. Siz iman ettiyseniz, biz de iman ettik. Gerisi politik kavgadır. Herkes koyduğu kadarını alır.
Ben hastanemdeki hemşiremle de din kardeşiyim, ancak sorumluluğumuz da yetkimiz de bir değil.
Devlet de böyledir. Kan veren, can döken, şehit olan olduğu miktarca hakkını alır. Şirket kuranla, kurulan şirkete tabi olan “din kardeşiyiz” diye eşitlik talep etmez.
1000 yıldır kurduk, savaştık. Öldük, öldürdük. Haçlısıyla, moğoluyla, emperyalistiyle biz mücadele ettik. Yemendeki arabı korumak için Amasya’dan asker gönderdik.
İç anadolu taşrası balkan harbi, dünya savaşı, kurtuluş savaşı dersek bir dönem şehit miktarından neredeyse erkeksiz bir coğrafya haline geldi. Halen de belini doğrultmuş değil. Sabah akşam onun bunun mağduriyetini dinlemekten gına geldi.
Din varsa, sizde de var bizde de var. İş dünyayı paylaşmak ise verdiğin kadarını alırsın. “Verdiğim kadar alamadım” diyorsan bunun pazarlık vasıtası din değildir. “Ben hakettim” dersin, “biz kardeşiz” üzerinden dini pazarlık yapmazsın.
Ben hakettim deseydin de vallahi bu yazıyı yazma gereği hissetmezdim.
Şimdi “din kardeşiyiz tüm asabiyyeler aynıdır” olmuyor. Değiliz çünkü.
Siz bize kızıp pkk’lı olmakla tehdit ediyorsunuz. Anadolunun taşralı türkü bu ülkede dipçik yiye yiye yaşadı da onları olmakla itham ettiğiniz zihniyeti iktidar etmedi. %70’e varan oy veriyorsunuz kürtçü diye lgbtci sol liberallere. Lafa gelince de anadolu türküne ırkçı diyorsunuz.
Demem o ki biz size kızsak biz o zihniyete gitmeyiz. Bir adım da değişmeyiz. Git bak tarih, hiçbir silahı-lobisi olmayan saf anadolu türkünün direnişinin tarihidir. Kiminizin kafir dediği, kiminizin şehit diyemediği o çocukların tarihidir.
“Size kızdık o yüzden şehirlerde çocuklarımızı ibne yapan sol liberalleri destekleyeceğiz, marksistlerle dağa çıkacağız” değil.
Bizim Türkler olarak İslam’dan başka gideceğimiz kapımız yok. Bu yüzden de Allah bizi lokomotif kıldı,kılıyor ve kılacak biiznillah. Burada ne lokomotif ne de vagon Allah’ın rahmetinden uzak kalır inşallah.
He diyorsan ki “ben lokomotif olacağım, artık vagon olmak istemiyorum” git kafirle uğraş.
Sabah akşam benimle kavga edip, mağduriyet ile hak talep edersen Allah sana onu nasip etmez. İranın müslüman katili rafizi mel’ununa şehit derken, anadolunun yetimine kafir dersen de olmaz. Allah bereket vermez.
Git gavura galebe çal, göğsümüzü kabart. Sen öne geç, iş başar. Müslüman millet ardından yürür. Burada müslüman Türklerle pazarlık için “bakın her an pkk’lı olabiliriz ha” diye mızmızlanarak olacak iş değil.