Önüne geçilemeyen öfke, devlet ciddiyetinin yerini alamaz..
Hükümeti temsil eden üst düzey bir makamdan çıkan her söz; sağduyuyu, vakarı ve hukuk devletinin itibarını yansıtmalıdır..
“Alnını karışlarım” gibi ifadeler, demokratik toplum düzenine, devlet adabına ve temsil makamının ağırlığına yakışmayan talihsiz söylemlerdir..
👉Basın; beğenilse de beğenilmese de, özgür ve bağımsız şekilde görevini icra eden demokrasinin temel unsurlarından biridir..
👉Eleştiriye karşı verilecek cevap tehdit değil, hukuk; öfke değil, vakardır..
Devletin dili itidal, hukukun dili adalet, yöneticinin dili ise daima örnek olmalıdır.
Son derece talihsiz bir açıklama olmuş..
Şu anda semalarımızda yankılanan mübarek ezan-ı şeriflerin hürmetine; vatanımıza, devletimize ve aziz milletimize zeval verme ya RAB! 🤲
Ayyıldızlı al bayrağımız uğrunda canını ortaya koyarak vatan nöbeti tutan kahraman güvenlik güçlerimizi her türlü görünür ve görünmez tehlikeden muhafaza eyle ya RAB! 🤲
Bu aziz millete birlik, dirlik ve huzur ihsan eyle.. Ümmet-i Muhammed’e izzet, şeref ve kutlu fetihler nasip eyle ya RAB! 🤲
Âmin.. 🤲🇹🇷
🇹🇷 Aziz Milletimize Sesleniyoruz:
Kamuoyunda tartışmalara neden olan açıklamalarıyla gündeme gelen Deniz Göktaş hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir gelişme yaşandı..
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Deniz Göktaş hakkında "dini değerleri aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamaları kapsamında tutuklama kararı verildiği bildirildi..
Göktaş'ın emniyet ifadesinde ise kullandığı ifadelerin mizah amacı taşıdığını, herhangi bir kişiyi veya inancı hedef alma niyeti bulunmadığını savunduğu aktarıldı..
Mesele nettir:
– İfade özgürlüğü, toplumun kutsallarını aşağılamanın sınırsız bir hakkı değildir..
– Milyonlarca insanın inanç değerleri ve milletin iradesi herkes tarafından saygıyla karşılanmalıdır..
– Suç isnatlarının nihai değerlendirmesini yapacak makam bağımsız Türk yargısıdır..
Son dönemde toplumun dini değerlerini hedef alan söylemlerin "mizah" veya "sanat" başlığı altında meşrulaştırılmaya çalışılması, kamu vicdanında ciddi rahatsızlık oluşturmaktadır..
Öte yandan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de yargı süreçlerinin adil, şeffaf ve tarafsız şekilde yürütülmesidir..
Milletimizin beklentisi; hem inanç özgürlüğünün korunması hem de toplumsal değerleri hedef alan eylemler karşısında hukukun gereğinin yerine getirilmesidir..
Türkiye; ifade özgürlüğü ile toplumsal sorumluluk arasındaki dengeyi koruyan güçlü hukuk devleti anlayışıyla yoluna devam etmelidir.. 🇹🇷
#Hukuk #Türkiye
Muhalefetin kendi iç tartışmaları ve siyasi krizleri gündemi meşgul ederken, milletin asıl gündemi değişmiş değildir..
Sokakta konuşulan meseleler bellidir..
Mesele nettir:
– Faiz, enflasyon ve hayat pahalılığı vatandaşın en büyük gündemidir..
– Emekliler ve dar gelirli kesimler alım gücündeki erimenin telafi edilmesini beklemektedir..
– Güvenlik, adalet, hukuk ve ceza sistemi konusunda toplum daha güçlü ve caydırıcı adımlar talep etmektedir..
– İşe alımlarda mülakat tartışmaları gençlerin devlete olan güvenini etkilemeye devam etmektedir..
– Cumhurbaşkanımızın da birçok kez ifade ettiği gibi, teşkilatların vatandaşla temasını artırması ve sahadaki beklentilere daha güçlü cevap vermesi gerekmektedir..
Aradan geçen yıllara rağmen vatandaşın beklenti duyduğu bazı başlıklarda istenilen seviyeye henüz ulaşılamadığı görülmektedir..
Oysa siyaset, sadece seçim kazanmak değil; milletin sorunlarına çözüm üretme sorumluluğudur..
Muhalefetin dağınık görüntüsü hiçbir siyasi hareket için rehavet sebebi olmamalıdır..
Milletin beklentisi;
daha güçlü ekonomi,
daha adil bir hukuk sistemi,
daha etkin bir kamu yönetimi
ve vatandaşla daha güçlü bağ kuran bir siyaset anlayışıdır..
Türkiye hızla yeni bir siyasi döneme doğru ilerlerken, milletin sesine kulak verenler kazanacaktır..
🇹🇷 Aziz milletimizin beklentileri, siyasetin en güçlü pusulası olmaya devam edecektir.. 🇹🇷
#Türkiye #Siyaset
Türk Yurdunda doğan her çocuk hem şanlı hem de şanslı doğar..
Çünkü;
Tarihi kahramanlık ve cesaretle dolu tek millettir Türk Milleti.. 🤲🇹🇷
Ne kadar güzel ve özel bir sözdür değil mi Türk’üm demek.. 🇹🇷🤲
Gökkubbeye yükselen şu mübarek Ezanların hürmetine Müslüman Türk Milletini her cephede galip eyle ya RAB! 🤲
Şanlı Ayyıldızlı bayrağımızı tüm mazlum coğrafyalara dikmemizi nasip eyle ya RAB! 🤲
Amin.. 🤲🇹🇷
İnsanda biraz utanma olur diyeceğim ama sayın vekil Özgür Özel’de utanma ne arar diye düşünüyorum..!
Bu siyaset aklını bu ülkeden söküp atmak milli vicdan meselesi haline gelmiştir..
CHP'de kurultay sonrası başlayan siyasi deprem büyümeye devam ediyor..
CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, partisinden istifa ettiğini açıklarken, gerekçe olarak parti içerisinde "kişisel hesapların" ve "hukuksuzluğun" hakim olduğunu ifade etti..
Bu açıklama, CHP içerisinde uzun süredir devam eden kriz ve kutuplaşmanın geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne sermiştir..
Mesele nettir:
– Siyasi partiler kişisel hesapların değil, milletin beklentilerinin adresi olmalıdır..
– Hukuk ve demokrasi söylemiyle siyaset yapanların, önce kendi içlerinde bu ilkelere bağlı kalması gerekir..
– Sürekli istifa, ihraç ve iç çekişmelerle gündeme gelen bir yapı, topluma güven vermekte zorlanır..
Kurultay tartışmaları..
Mutlak butlan süreci..
İhraç kararları..
Yeni parti iddiaları..
Ve şimdi de milletvekili istifaları..
Ortaya çıkan tablo, CHP içerisindeki siyasi ve örgütsel krizin derinleşerek devam ettiğini göstermektedir..
Milletin beklentisi koltuk mücadeleleri değil;
ekonomiye çözüm,
gençlere umut,
emekliye destek
ve Türkiye'nin geleceğine dair projelerdir..
Siyaset; kişisel hesaplaşmaların değil, millete hizmet yarışının zemini olmalıdır..
🇹🇷 Aziz milletimiz, iç kavga ve kriz değil; istikrar, hizmet ve güven veren bir siyaset anlayışı istemektedir.. 🇹🇷
Türkiye Yüzyılı; vatandaşa yük yükleyen değil, yükünü hafifleten bir devlet vizyonu olmalıdır..
KDV’nin ve gelir vergisinin makul seviyelere indirilmesi, yalnızca bir vergi düzenlemesi değil; üretimi, yatırımı, istihdamı ve kayıtlı ekonomiyi güçlendirecek stratejik bir adımdır..
Vergi oranları makul olduğunda; vatandaş nefes alır, esnaf güçlenir, üretici kazanır, devlet ise daralan değil büyüyen ekonomik hacim sayesinde daha sürdürülebilir gelir elde eder..
Bu sebeple önerimiz nettir:
KDV %10’a, gelir vergisi %10’a düşürülmelidir..
Millet güçlenirse ekonomi büyür; ekonomi büyürse devlet güçlenir. Devletin en büyük sermayesi, ağır vergiler altında ezilen değil; üreten, kazanan ve geleceğe güvenle bakan millettir.. 🇹🇷
Komedi kisvesi altında yapılan her provokasyon, masum bir mizah faaliyeti olarak görülemez..!
Toplumların ortak değerleri hedef alındığında mesele artık sanatın veya mizahın sınırlarını aşar; toplumsal huzuru, inanç özgürlüğünü ve birlikte yaşama iradesini ilgilendiren ciddi bir tartışmaya dönüşür..
👉İfade özgürlüğü; hakaret etme, kutsalları aşağılamaya çalışma veya insanların inançlarını alay konusu yapma özgürlüğü değildir..
👉Demokratik toplumlarda özgürlük ile sorumluluk birbirini tamamlayan iki temel ilkedir..
Milli vicdanlara şu soruyu sormak gerekir:
👉Aynı üslup ve yaklaşım, dünyanın diğer dinlerine ve onların kutsallarına karşı da aynı rahatlıkla sergilenebiliyor mu?!
👉Yoksa bazı inançlar söz konusu olduğunda “mizah” denilen sınırlar bir anda değişiyor mu?!
Türkiye’nin ihtiyacı; insanları inançları üzerinden kutuplaştıran, toplumsal gerilimi besleyen söylemler değil; karşılıklı saygıyı, hukuku ve toplumsal barışı güçlendiren bir anlayıştır..
Herkes bilmelidir ki; milletimizin ortak değerlerini hedef alan her yaklaşım, farklı görüşlerden milyonlarca insanın vicdanında derin bir rahatsızlık oluşturmaktadır..
Toplumsal huzuru korumanın yolu, kutsallara hakareti normalleştirmekten değil; farklılıklara karşı ortak saygı kültürünü hâkim kılmaktan geçmektedir..
Sözde komedyen Deniz Göktaş Atatürk ile dalga geçmiş..
Cumhuriyetimizin banisi ile dalga geçen birisine destek olmak Atatürk’e ihanettir..
Yazıklar olsun..
Bu nasıl talihsiz ve seviyesiz bir açıklamadır..!
Merhum Necip Fazıl Kısakürek ve merhum Kadir Mısıroğlu; fikirleriyle, eserleriyle ve yetiştirdikleri nesillerle Türk düşünce hayatına derin izler bırakmış iki mütefekkirdir..
Sayın Hüseyin Çelik, fikir ayrılığı elbette mümkündür; ancak ilim ve fikir adamlarına karşı kullanılan üslup, en az eleştirinin kendisi kadar önemlidir..
Şahsiyetleri hedef alan ifadeler, milyonlarca insanın hürmet ettiği isimlere değil; ortak kültür ve fikir mirasımıza yönelmiş bir saygısızlık olarak görülür..
Eleştiri, nezaketle değer kazanır; hürmet ise büyük devlet ve medeniyet geleneğinin ayrılmaz bir parçasıdır..
Sayın Vekil @eczozgurozel soruyoruz,
Dünya devletlerini aynı masa etrafında buluşturan Türk devlet aklına destek vermek yerine, akıl ve sağduyudan uzak söylemlerle bu sürece neden gölge düşürmeye çalışıyorsun?!
Siz gerçekten Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri olduğunuza inanıyor musun?!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “En büyük eserim.” diyerek emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti; diplomaside, savunmada ve devlet aklında her yükselişe geçtiğinde, siz neden bu başarıları küçümseyen bir çizgide durup alçalmayı tercih ediyorsun?!
Milli meselelerde siyasi rekabet değil, devlet ciddiyeti esastır.. Devletin kazandığı yerde siyaset kurumu da kazanır; Türkiye güçlendikçe hepimiz güçleniriz..
Nedir bu tavrınızın sebebi?!
Amacınız nedir?!
Türkiye’nin itibarını büyüten adımlara neden destek olmak yerine sürekli karşı durmayı tercih ediyorsun?!
Unutmayasın Özgür bey kardeşim;
Aziz milletimiz, devletine kurulan her gölgeyi vicdanında tartacak, günü geldiğinde de milli iradesini sandıkta en güçlü şekilde mutlaka ortaya koyacaktır..
İzmir Bozyaka’da bir vatandaşımız, aynı gün içerisinde BİM, ŞOK ve A101 mağazalarında su fiyatlarının 5,25 TL’den 7,25 TL’ye çıkarıldığını aldığı fişlerle kamuoyuna göstermiş..
Bu tablo, piyasada eş zamanlı fiyat artışlarının vatandaşın bütçesini nasıl zorladığını ortaya koymaktadır..
Enflasyonun yükünü her gün daha fazla hisseden milletimizin bu feryadı mutlaka dikkate alınmalıdır..
Türkiye Yüzyılı Partisi olarak bizler; vatandaşımızın kesesini, kasasını ve alın teriyle kazandığı her kuruşu korumayı asli görevimiz olarak görüyoruz..
Hiç kimsenin fırsatçılık yaparak, vatandaşın cüzdanına uzanmasına göz yummayacağız..
Yetkiyi milletimizden aldığımız gün; haksız kazanç peşinde koşan, rekabeti ve hukuku hiçe sayarak milletimizin cebine uzanan kartellere karşı en ağır hukuki ve cezai tedbirleri hayata geçireceğiz..
👉Bu milletin alın teri birkaç fırsatçının kazanç kapısı değildir..
👉Serbest piyasa; adalet, rekabet ve vicdanla anlam kazanır..
👉Vatandaşın sırtına yük bindiren anlayışa karşı devletin denetim gücü kararlılıkla işletilmelidir..
Bu duyarlılığı göstererek konuyu belgeleriyle kamuoyunun dikkatine sunan vatandaşımıza teşekkür ediyor, milletimizin hakkını ve hukukunu sonuna kadar savunacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz..
Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde yürütülen altyapı ve çevre düzenleme çalışmaları, belediyecilik anlayışını yeniden tartışmaya açmıştır..
Yıllardır çözüm bekleyen birçok noktada, devlet kurumlarının kısa sürede yürüttüğü çalışmalar dikkat çekmektedir..
Bu durum kamuoyunda şu soruların sorulmasına neden olmaktadır:
Madem bu çalışmalar kısa sürede yapılabiliyordu,
neden yıllarca bekletildi?!
Neden vatandaş aynı sorunlarla yaşamaya mecbur bırakıldı?!
Belediyecilik mazeret üretme makamı değildir..
Belediyecilik hizmet üretme makamıdır..
Vatandaşın beklediği;
siyasi polemik değil,
asfalt,
altyapı,
çevre düzenlemesi
ve kaliteli belediye hizmetidir..
Devletin koordinasyonunda yürütülen çalışmaların kısa sürede sonuç vermesi, hizmet üretildiğinde nelerin başarılabileceğini göstermektedir..
Ankara'nın kaybedecek zamanı yoktur..
Başkent, günü kurtaran değil geleceği planlayan bir belediyecilik anlayışını hak etmektedir..
Millet artık verilen sözleri değil, yapılan hizmetleri görmek istemektedir..
🇹🇷 Hizmetin siyaseti olmaz; eser üreten kazanır, millet hizmet edeni unutmaz.. 🇹🇷
#Ankara #HizmetBelediyeciliği
Sayın Tarım ve Orman bakanlığımıza sesleniyor, Çiftçi kardeşlerimizin mağduriyetine meydan verilmemeli, haklı haykırışları yetkililer tarafından duyulmalı ve ivedilikle alım fiyatlarının emektarın emeğine layık bir seviyeye yükseltilmesini talep ediyoruz..
Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatlarının; üretim maliyetleri, mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik giderleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir.
🚜 Türk çiftçisi yalnızca kendi ailesinin değil, 86 milyon vatandaşımızın gıda güvenliğini omuzlarında taşıyan stratejik bir güçtür..
👨🌾 Alın teriyle toprağı işleyen üreticimizin emeği hiçbir şart altında karşılıksız bırakılmamalıdır..
Tarımda güçlü Türkiye’nin yolu, güçlü çiftçilerden geçer.. Çiftçimiz üretimden uzaklaşırsa sadece tarım değil; gıda arzı, kırsal kalkınma ve milli ekonomik bağımsızlığımız zarar görür.
Türkiye Yüzyılı Partisi olarak çağrımız nettir:
👉Alım fiyatları, çiftçimize makul bir kazanç sağlayacak seviyeye yükseltilmeli; mazot, gübre ve diğer temel tarımsal girdilerde üreticiyi rahatlatacak kalıcı destek mekanizmaları derhal hayata geçirilmelidir..
👉Aracıların değil, üretenin kazandığı; ithalatın değil, yerli üretimin teşvik edildiği bir tarım politikası milletimizin ortak menfaatinedir..
Çiftçimizin alın terinin hakkını teslim etmek, yalnızca ekonomik bir tercih değil; milli bir sorumluluk ve gelecek nesillere karşı tarihi bir vazifedir..
Türkiye Yüzyılı Maltepe İlçe Sancağımız hamdolsun emin ellere teslim edilmiştir..
Ethem Akan kardeşimize başarılar diliyor, Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonunda üstün muvaffakiyetler temenni ediyoruz..
Vakit Tamam Söz Konusu Vatan 🇹🇷🖐️
Devlet, milletiyle kuvvetlidir..
Millet nefes alırsa devlet güçlenir; millet üretirse devlet büyür; millet ayakta kalırsa devlet ilelebet payidar olur..
👉Bugün Türkiye’de yaklaşık 690 bin vatandaşımızın sürücü belgesi geçici olarak geri alınmış durumdadır..
👉Bu insanların tamamını aynı kefeye koymak ne vicdana ne de adalet duygusuna sığar..
👉Elbette trafik güvenliğini tehlikeye atan ağır ihlallerin karşısında tavizsiz olunmalıdır..
👉Ancak ekmeğini direksiyondan kazanan, ailesinin nafakasını direksiyon başında alın teriyle temin eden, evindeki hasta yakınına ulaşabilmek için araç kullanmak zorunda kalan ve ağır sonuç doğurmayan kusurlar nedeniyle ehliyetinden mahrum kalan vatandaşlarımız için de adaletli ve makul bir çözüm üretilmelidir..
Türkiye Yüzyılı Partisi olarak teklifimiz nettir:
Ölümlü trafik kazalarına sebebiyet verenler hariç olmak üzere, bir sefere mahsus, belirli şartlar ve makul bir harç karşılığında ehliyet affı düzenlemesi hayata geçirilmelidir..
Böylece hem binlerce aile yeniden geçim kapısına kavuşacak hem de tahsil edilecek ehliyet affı harçlarıyla merkezi bütçeye ilave kaynak sağlanacaktır..
Biz inanıyoruz ki devletin asli vazifesi, milletini cezalandırmak değil; adaleti, merhameti ve kamu düzenini birlikte yaşatmaktır..
Güçlü devlet anlayışı, vatandaşını dışlayan değil, onu yeniden üretime ve hayata kazandıran anlayıştır..
Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Cennet Mekan Şeyh Edebali’nin bizlere bıraktığı şu büyük nasihat, bugün de devlet yönetiminin en güçlü rehberlerinden biridir:
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın..”
İşte bizim anlayışımız da budur. Çünkü biliyoruz ki millet yaşarsa devlet yaşar; devlet de ancak milletiyle birlikte güçlü olur..
#EhliyetMağdurları #EhliyetAffı