KAMUOYUNA...
Hakkımda başlatılan soruşturma ve gözaltı sürecinde stres, zihin ve beden yorgunluğu altında sarfettiğim bazı sözlerin ciddi bir yanlış anlaşılmaya yol açtığını ve bunun da her zaman olduğu gibi birtakım art niyetli kişiler tarafından çarpıtılarak istismar edildiğini üzülerek ve esefle takip ediyorum.
Hakkımda kamuoyunda dolaştırılan birtakım ağır suçlamalar, özellikle uyuşturucu kullanma gibi itibarsızlaştırıcı ithamlar (ki hayatımın büyük bir kısmı uyuşturucu ile mücadeleyle geçtiği; özellikle de üniversiteli gençlerimizi bu beladan korumak için bütün çabaları sürdürmeme rağmen) diğer yandan incitici gelişmelerin ağır etkisi altında sinirle sarfettiğim sözlerden sanki terörist Apo'yu savunduğum gibi tamamen aksi bir anlaşılma çıkması benim açımdan kabul edilemez bir durumdur.
Böyle bir durum benim 50 yıllık geçmişime, inanç ve değerlerime, herkesin yakından bildiği şahsiyetim ve değişmez duruşuma tamamen zıt bir durum olur ki, bundan da Allah'a sığınırım.
Böylesi yanlış anlaşılmaya yol açan ifadelerimden dolayı öncelikle şehit ve gazi ailelerimizden, kamuoyundan ve bütün dost ve kardeşlerimden özür dilediğimi belirtmek istiyorum.
Ülkemizin ve milletimizin huzuru, barış, güvenlik ve terörsüz Türkiye geleceği adına tüm partilerimiz tarafından atılan bütün adımları desteklemekle birlikte, milletimizin tertemiz vicdanında terörist başı olan katil bir kişiye ömrüm boyunca asla olumlu bakmadığımı ve onların hepsini İlahi adalete havale ettiğimi bir kez daha bütün kamuoyuna beyan ediyor, onurlu bir şekilde adalet ve hakkaniyetin yanında duran tüm dostlara, milli duruş sahibi herkese selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Hep söyledik hep söylüyoruz;
BİRLİK VE BERABERLİK İÇERİSİNDE TEK TÜRKİYE!
Sebahattin Ağabeyimize yöneltilen suçlamalardan aklanarak çıkacağına inanıyor ve adalete güveniyoruz.
Saat 09:00’da Çağlayan Adliyesinde toplanmaya başlıyoruz, REİSİMİZİ YALNIZ BIRAKMIYORUZ!
Bütün hayatını vatan sevgisine, milli değerlerimize ve Galatasarayımıza adayan ağabeyimize yalnız olmadığını hissettirmek için herkesi bekliyoruz.
#SebahattinReisYalnızDeğildir
Sayın Akın Gürlek
Uğur Mumcu cinayeti dosyasını yeniden ele almanız üzerine geçtiğimiz günlerde kısa bir yazı kaleme almış görüşlerimi belirtmiştim.
Ülkemizi derinden sarsan kilometre taşı sayılabilecek faili meçhul cinayetleri ve olayları yeniden ele almanız çok değerli ve bir vatandaş olarak bu mücadelede canımla kanımla herşeyimle destek vereceğim.
Fakat son zamanlarda devletimizin içinden bir grubun Fenerbahçe’yi bu sezon şampiyon yapacaklar dedikoduları kulağımıza geliyor ve bu grubun içinde sizin de adınız geçiriliyor.
Biz buna ihtimal vermiyoruz, vermek de istemiyoruz.
Uğur Mumcu ile başlayan faili meçhul cinayetleri ve olayları yeniden ele almak için ÇIKTIĞINIZ BU BÜYÜK MÜCADELEDE bu tarz küçük olaylarla ADINIZIN kullanılmasına fırsat vermeyeceğinize inanıyoruz.
Demek Sebahattinsiz ultrAslan projesini uygulamaya çalışıyorsunuz.
ultrAslan olacak ama Sebahattin olmayacakmış diyorsunuz.
Siz kimsiniz?
Kimin adına ve ne adına bu projeyi uygulamaya çalışıyorsunuz.
Kayseri, Erciyes Üniversitesi kalp hastanesinde yatmakta olan Sebiha Kinacı adlı hastamız için çok acil 0 Rh(-) kan ihtiyacı var.
İletişim 0532 712 6440
1997 yılında gizli kamerayla bu mason ayinini çeken Serkan Ciminli 1998 yılında öldürülmüştü.
Ayinin sonunda ise videoda görüldüğü gibi ibranice yemin ediyorlardı, İbranice malumunuz İsrail’in ana dili.
O yıllarda ilk defa çekilen bu görüntüler yayınlandığında dünyada geniş çaplı yankı uyandırmıştı, görüntüleri çektiği için ise Serkan Ciminli’nin ortadan kaldırılması gerekiyordu.
Bunun için bir isim seçilmişti. O da Mahmut Ramazan Oruç idi. Çünkü Serkan Ciminli daha önce Mahmut Ramazan Oruç’u silah satarken gizli kameraya çekmiş ve onuda tutuklatmıştı.
Serkan Ciminli herhangi başka bir şekilde ölmüş olsaydı mason ayinini çektiği için öldürüldü şüphesi oluşacaktı ancak bu cinayeti Mahmut Ramazan Oruç’la yaşanan olaya bağladılar olayın üstü kapatıldı. Bu cinayeti kurgulayan masonik yapı ise ortaya çıkmadı, çıkartılmadı.
Bir dönem Fenerbahçe tribünlerinde bulunan Mahmut Ramazan Oruç’un vefat haberini üzüntüyle öğreniyorum.
Merhum Mahmut Ramazan Oruç’a Allah’tan rahmet, Oruç ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Stadımızda kale arkalarında bulunan tel örgülerin kaldırılması konusunda yapılan girişimlerin veto edildiğini öğreniyoruz.
Hiçbir maçımızda saha olayının yaşanmadığı gerçeği göz ardı edilerek Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Şube ve ilgili tüm kurumlar tarafından bu talebimizin olumsuz karşılanması anlaşılır gibi değil.
Ülkemizin farklı şehirlerinde bulunan stadlarda yıllardır herhangi bir tel örgünün olmaması, bu çifte standardın sebebini anlamakta zorluk çekiyoruz.
Kendi stadımızda bile Doğu ve Batı tribünlerinde bu tel örgülerin olmaması kale arkalarında olması ise insanlar arasında garip bir SINIFLANDIRMA ve AYRIMCILIK duygusu uyandırmaktadır!
Bir örnekle olaya bakacak olursak; Doğu ve Batı tribünlerin kombine fiyatlarından yola çıkıldığında yüksek gelire sahip oldukları için hiçbir önleme gerek duyulmayan, kale arkalarındaki taraftarların ise çağ dışı demir yığını güvenlik önlemleriyle ayrımcılık yapılması düpedüz bir İNSAN SINIFLANDIRMASIDIR!
Taraftarların yaptığı görsel şovlardan ve oluşturulan sinerjiden dolayı tüm dünyanın ilgisini ülkemize çeken Avrupa’da oynadığımız maçlarda ise bu çirkin görüntünün imajımıza zarar verdiğide bir gerçektir.
Ülke genelindeki il ve ilçe koordinatörlerimizin katılımıyla gerçekleştireceğimiz ultrAslan Yurtiçi Temsilciler Toplantısı için yarın Balıkesir’in Bandırma ilçesindeyiz.#uAYurtiçi