Ah bir dursa görecekti;
Dünyanın tüm pastel renklerini,
Sıralanmış duran çukurları
Sürgündeki sürüler sürdüler toprağa
Baharında tomurcuk açmamış
Ama ışıklar saçmış olanı
Gökyüzüne...
Peki ya bizi kim gömecek dedi
Omzunda tahtırevanın dörtte biri
Hiç aldırış etmeden prangalarına
Kement attı güvercinin ayağına
Devam etti hür iradesine aldanarak
Titrek dudaklarında yaş,
Aklında günahlardan tortu
Dursa taşıdığı yükün ağırlığından
Kapaklanacaktı dizlerinin üstüne
“Bir insandan almanız gereken dersi tamamen aldığınızda, evren artık bir araya gelmenize izin vermez; aynı sokakta oturuyor olsanız bile.
Buna ‘son karşılaşma teorisi’ denir.”