🇹🇷 Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Belçika’da!
Çanakkale ruhunu ve tarihimizin unutulmaz destanını yakından tanımak isteyen herkesi detayları görselde bulunan şehirlerde Müze'yi ziyarete davet ediyoruz.
📅 21–28 Haziran
🕘 09.00–17.00
Yelkenler arza açıldı.
Güneş, geceden gündüze yakamoz bıraktı Akdeniz sularına…
Bir yolculuk başladı böylece. Yalnızca coğrafyalar arasında değil, vicdan ile sorumluluk arasında kurulan bir yolculuk…
Çünkü bazı seferler vardır ki, rotası haritalarda çizilmez. Yönünü rüzgâr değil, insanın içindeki hakikat tayin eder. Ve biz biliriz… deniz bazen sadece su değildir; şahitliktir, hafızadır, çağrıdır.
Sumud Filosu, işte bu çağrının adıdır. Sessiz kalınan yerde söze dönüşen, uzak görülen yerde yakınlığı hatırlatan bir iradenin adı… Her dalga, kıyıya vuran bir hakikati taşır; her yelken, yalnızca rüzgârı değil, bir milletin duasını da arkasına alır.
Dalgalara karşı ilerleyen her gemide, sadece yardım değil; bir halkın yalnız olmadığını hatırlatan bir duruş taşınır. Gazze’nin susmayan acısına karşı, susmamayı seçenlerin iradesi olur Sumud.
Ancak bu yolculuk, yalnızca dalgalarla sınanmadı. İnsanlığın vicdanına yönelen bu sefer, hukukun sınırlarını aşan müdahalelerle engellenmek istendi.
Uluslararası hukuku hiçe sayan bu girişimler, sadece gemilere değil; insanlığın ortak değerlerine de yönelmiş bir müdahaledir. Yardım taşıyan ellere uzanan bu sertlik, denizin ortasında bile vicdanların yaralanabileceğini gösterdi.
Oysa bilinmelidir ki, mazluma ulaşmayı engellemeye çalışan her güç, aslında kendi insanlığını sınar. Çünkü bazı yolculuklar vardır; durduruldukça büyür, engellendikçe anlam kazanır.
Ve Sumud, boyun eğmeyen bir iradedir. Ne dalga onu geri çevirir, ne baskı yolunu saptırır. O, Gazze’ye ulaşmak ve mazlumun yanında durmak için yoluna devam eder.
Bugün Akdeniz’in suları bir başka titreşir. Çünkü bu sefer, yükünü yalnızca gemiler taşımıyor. Bu sefer, insanlık kendi vicdanını taşıyor. Mazlumun sesi, suskunluğun duvarlarını aşsın diye; karanlık, bir yerden sonra kendini inkâr etsin diye…
Biz bu yolculuğu bir yardım faaliyeti olarak görmüyoruz.
Bu, insanın insana yaklaşma iradesidir. Bu, sınırların değil, kalplerin konuştuğu bir andır. Ve belki de en çok bu yüzden… en uzun yollar, en kısa mesafeye dönüşür; bir kalpten diğerine.
Ve biz inanırız ki…
Sumud, sadece beklenen bir şey değildir.
Sumud, yola çıkmaktır.
Sumud bir umuttur.
📍Brüksel
İHH Belçika temsilciliğini ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Sn. İbrahim Ural ve kıymetli yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldik.
İnsani yardım alanında Belçika’da ve farklı coğrafyalarda yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi alarak, sivil toplumun küresel sorumluluklar karşısındaki rolünü ve iş birliği imkânlarını değerlendirdik.
İnsan onurunu merkeze alan bu gayretli çalışmalar dolayısıyla kendilerine teşekkür ediyorum.
@AKPartyBrussels@uidbelgium
Yarım Kalan Hayatlar
Gazze’de savaş, geride sadece yıkılmış binalar bırakmadı. Bir şehrin hafızası hedef alındı. Evler yıkıldı, altyapı çöktü, balıkçı tekneleri hedef alındı, Gazze’nin sesi susturulmak istendi.
Mezarlıklar dahi hedef alındı. Tarım arazileri yok edildi, toprağın bereketiyle birlikte insanların umutları da kurşunlandı.
Bu, klasik anlamıyla bir savaş olmaktan çıktı. Bu, hayatın bütün damarlarına yönelmiş bir yok etme teşebbüsüydü.
Ama bütün bu tahribatın ortasında, kudret sahibi Allah’ın izniyle bir şey yerinde kaldı, İman...
Yıkılmadı, eskimedi, kirlenmedi. Taptaze, dimdik ve hâlâ ayakta.
Biliyoruz…
Yıkılan evler yeniden yapılabilir. Altyapı onarılabilir, tekneler tekrar denize indirilebilir.
Şehirler, el birliğiyle ayağa kaldırılabilir. Ama evladını kaybeden bir annenin kalbindeki boşluğu onarmak kolay değil. Bir babanın, çocuğunun adını mezar taşında okumasını telafi etmek mümkün değil. Bu acıların yerine bir şey koyamayacağımızı biliyoruz.
Ve biliyoruz ki Gazze’de acı, sadece kayıplarla sınırlı değil.
Binlerce insan, bedeninden koparılan parçalarla hayata tutunmaya çalışıyor.
Uzuvları parçalanmış çocuklar, gençler, anneler, babalar var.
Bugün Gazze’de 5 binden fazla ampute hastası olduğu biliniyor.
Sadece Gazze’nin içinde değil;
bir vesileyle Gazze’den çıkabilmiş, başta Mısır olmak üzere farklı bölgelerde hayata tutunmaya çalışan kardeşimiz, protez desteği bekliyor.
Buradan oraya dokunmak zor.
Gitmek zor ama bir çocuğun eksilen kolunu, bir gencin yarım kalan yürüyüşünü, bir babanın kaybettiği uzvunu tamamlamak bizim elimizde. Çünkü protez, sadece bir uzuv değil. Yeniden ayağa kalkma ihtimalidir. Okula dönüş, işe dönüş, hayata yeniden karışma cesaretidir.
Biz, bu noktada sorumluyuz. Eksilen uzuvları el birliğiyle tamamlamak,
yarım kalan hayatlara omuz vermek zorundayız.
Gazze’de iman ayakta kaldı. Şimdi sıra, insan onurunu ayakta tutabilmekte.
Sadakataşı Derneği olarak; başta Mısır olmak üzere, Gazze’den çıkabilmiş ampute kardeşlerimize ulaştık.
İhtiyaçları belirledik, hikâyelerini dinledik, yaralarını yakından gördük. Alanında yetkin protez merkezleriyle anlaşmalarımızı yaptık. Tedavi ve uygulama süreçlerini planladık. Artık mesele, niyet değil; imkân meselesi.
Şimdi vakit; el birliğiyle protezleri temin etmek, eksilen uzuvları tamamlamak ve onları yeniden ayağa kaldırmak vakti.
Bir çocuğun adım atabilmesi, bir annenin yeniden çalışabilmesi, bir babanın onuruyla hayata tutunabilmesi için…
Protez bağışı, sadece bir sadaka değil, bir insanı yeniden hayata çağırmaktır. Bugün uzanan her el, yarın yürüyen bir adım olacak.
Türk Devletleri Sivil Toplum Kuruluşları Formu 8 ülkeden STK temsilcilerinin katılımıyla Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapıldı.
Bakü Büyükelçimiz Sn. @Birol_Akgun , Sivil Toplum İşleri [ @icisleriSTi ] Gn. Mdr. Yrd. Sn. Özcan Aygün [ @aygunozcan41 ] Bey @1920yesilay Gn. Bşkn. Yrd. Büyükelçi Sn. Dr. Mehmet Güllüoğlu @mttborgtr Gn. Bşk. @t_basari @VakiflarGM Gn. Mdr. Yrd Hayrullah Çelebi @tikaazerbaijan Koordinatörü Hayrettin Özçelik ve @sadakatasi adına biz katılım sağladık.
La conseillère municipale de Madrid, Mar Espinar, a fustigé la présidente de la région de Madrid:
La conseillère municipale de Madrid, Mar Espinar, critique la présidente de la région de Madrid pour sa décision de retirer les drapeaux palestiniens des écoles et lève un drapeau palestinien en signe de défi.
Gazze'ye gönüllü giden Dr. Tanya Haj-Hassan:
“Cansız bir çocuğu kucağımda tuttum—onu kurtaracak hiçbir ekipman yoktu. Bu bir savaş değil, masumların katliamı.”
Tam 73 itirafçı, Ekrem İmamoğlu ile birlikte suç işledim diyor!!!
-Utanmaz, arlanmazlar..
-Üstelik bunların tamamı da Ekrem İmamoğlu'nun adamları.
Böyle bir suç makinesine Cumhurbaşkanı makamını nasıl yakıştırıyorsunuz?
Veya,
Yargılamanın sonucunu neden beklemiyorsunuz?
Hırsızlığını bırak,
Ekrem kafanıza necasetini de yapsa ''Ayy Ekrem Başkanım ne güzelde s!çıyor'' güzellemesi yapacak kıvama getirilmişsiniz İBB'nin fonladığı SZC, TELE1, KRT ve Halk TV gibi fondaş medya tarafından..
#RecepTayyipErdoğan #TürkiyeYüzyılı