4213 sigara izmariti biriktirmek "aşkın ve hafızanın doğasına dair net bir yüzleşme" değildir. Bildiğin psikopatlıktır.
Bunun roman konusu yapılması ise, yazarın insan tabiatı ve davranışlarından büsbütün bihaber olduğunu, birtakım kartondan kesme yapay imajlarla kendi derin duyarsızlığını -- gerçek insan davranışlarını tahayyül etmekten acizliğini -- örtmeye çabaladığını gösterir.
Bir ���şey’in sizin için olup olmadığının en kesin sağlaması o ‘şey’ için çabalamadığınızda neler olup bittiğini izlemek ile yapılabilir.
Denklemden kendinizi çıkardığınızda çoğu şey tuz buz oluyorsa orada size dönük bir ‘şey’in varlığından söz edemezsiniz.
Basit zeminde 2 tip insan olmalı.
Kant’ın;
•Verstand’ı
ve
•Vernunft’u.
Biri salt özneler,nesneler nasıl işime yarar,bununla ne yapabilirim diye ömür tüketirken,
diğeri duyuları aşan bir ilhamla o şeyin evrensel ilkesinin peşine düşüp oradan ahlaki yargı çıkarmanın yolunu arar.
Kesinlik yüzdemizin oranı,sendeleme oranımızla doğru orantılıdr.
Dolayısı ile dünya ile şımarık bir ilişki size kademe vermez,sizden kadim doğmaz.
Ne kadar sendelerseniz öğretinizdeki kesinlik o nispette artar.
Rüya:
Ayasofya’nın yüksek ve haşmetli kapısı.
Vakit gece.
Kapının en tepesi,yıldızlar gözbebeğimde.
Büyük aynalı,parlak bir örtü.
Kırmızı.
Uçuşuyor en yüksekte.
Bir parça alıyorum,ipek.
Onunla iniyorum cebimde.
Çıkarıp cebimden sımsıkı tutuyorum elimde.
Allah ADİL’dir.
@evdeyoktum Gelin görün ki İsmet özel ne sizin zannınız üzere bir muhafazakardır ne de milliyetçidir. Bu iki kategorinin tanımlarını baştan aşağı yeniden yazmıştır.Dolayısı ile şahsına münhasır, kategorileriniz dışıdır.
“Çocuklarımız biz öldükten sonra ne yapacak, açıkta mı kalsın?” diye düşünmek var, bir de “Çocuklarımız da hesabı verebilen insanlar olsun bari.” diyenler var. “Ben çocuklarıma yazlık-kışlık bıraktım birer tane, elhamdülillah.” diyen babalar, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığının hayırlı olduğunu söyleyen babalar ve üniversitedeki amfileri gösterip, “Biz nerelerde ders yaptık, siz buna şükredin.” diyen alçaklar. Çünkü onlar o kötü şartlarda gördükleri eğitimin kıymetini bilmeyen insanlar. Türkiye’de eğitim 1953’ten itibaren devamlı kan kaybediyor ama ders görülen yerler, malzemeler, burslar daha iyi hale geliyor. Ahiret deyince neyi anlamak gerektiğini buradan fehmedebiliriz.
İsmet Özel, İstiklâl Yürüyüşleri (2007)
İkna edilmişler ile inanmışların arasındaki farkı görmek bize ‘kendimizi’ veriyor.
Artık ikna etmeye çalışmamak ve ikna olmayı beklememek bizi kendimize olan borcumuzu ödemeye vardırıyor.
İkna etmeye meyyal ve ikna edilmeye muhtaç bir kalp küskünlükten çıkamıyor.
sabahlar güzeldir.
bir kere daha dünyaya gelmektir,
musluğun ucunda son kalan damlanın sessizce düşmesi gibidir.
insan düşer ve kaybolur.
Ama bulabilir,bulmak bir kuvvedir,imkandır.