Bu beyaz sessizlik, Yaradan'ın rahmetini hatırlatır.
Ne zaman ki kar tanelerine bakarız, biliriz:
Her şey tam da olması gerektiği gibi...
Bazen bir tabelanın altından bakmak bile; bir hizmet yolculuğunun, karla örtülü umut dolu geleceğini düşünmeye yetiyor.
Davamızın Harun’u Mehmet Yavuz kardeşimin vefatının üzerinden 7 yıl geçti.
Allah'ın kendisine bahşettiği her türlü kabiliyeti, Rabbini razı etmek için seferber eden samimi Müslüman,
Hasta yatağında dahi davasını ve dava arkadaşlarını düşünen sadık dost,
Yaşadığı süre boyunca hakkı ve hakikati eğmeden, bükmeden lisan-ı beliğ ile dile getiren güzel insan...
İnandığın gibi yaşadın; bedel ödedin, geri adım atmadın.
Musibetlere ve hastalığın sancılarına sabır gösterdin.
Mehmet Yavuz kardeşim!
Bizi hüzün içerisinde bırakıp Rabbine kavuşmanın üzerinden 7 yıl geçmiş olsa da sana olan özlemimiz ve muhabbettimiz eskisi gibi.
Allah'ın rahmetiyle rızıklanasın, ruhun şâd, mekanın cennet olsun inşallah.
Merhum Genel Başkan Vekilimiz Mehmet Yavuz’u vefatının 7. yıl dönümünde rahmetle ve özlemle yâd ediyoruz.
Onun bu davaya adanmış ömrü, samimiyeti ve insanımızın kalbine dokunan mücadelesi bizlere en büyük mirastır.
Merhumun, "İbadetlerimize devam, ihlasa devam, karşılıksız bir şekilde iyilik yapmaya devam…" vasiyetini unutmadık, unutmayacağız.
NATO Zirvesi sürecinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin daha önce yaptığımız açıklamada, özellikle IŞİD’e yönelik olduğu belirtilen operasyon kapsamında, Ankara’nın Haymana ilçesinde gece saat 03.00 sıralarında gerçekleştirilen polis baskınında Muhammed Kavi’nin ve eşinin hayatını kaybettiği olaya dikkat çekmiş ve tüm iddiaların etkin bir soruşturmayla aydınlatılması çağrısında bulunmuştuk.
Aradan geçen zamana rağmen olayın üzerindeki karanlık perde hâlâ aralanm��ş değildir. Son olarak Muhammed Kavi’nin babasının yaptığı açıklamalar, resmî anlatımla çelişen son derece vahim iddialar içermektedir. Babanın iddialarına göre;
• Olay kamuoyuna “çatışma” olarak servis edildi.
• Evde herhangi bir silah bulunmuyordu.
• Herhangi bir çatışma yaşanmadı.
• Gece saat 03.00’te kapı çalındı, “Muhammed içeride uyuyor, çağırayım.” denilmesine rağmen beklenmedi.
• Güvenlik güçleri doğrudan yatak odasına ateş açtı.
• Muhammed Kavi ağzından, eşi ise başından vuruldu.
• Muhammed Kavi’nin IŞİD ile hiçbir ilgisi yoktu; aksine bu örgüte karşıydı.
• Operasyon sırasında polis kameraları kayıt hâlindeydi.
Acılı baba, bu iddialar doğrultusunda oğlu ve gelininin yargısız infaza maruz kaldığını belirterek adalet talebinde bulunmuştur.
Bu vahim iddiaların vakit kaybetmeksizin açıklığa kavuşturulması elzemdir.
Hayat hakkı, isnat edilen suç ne olursa olsun herkes için dokunulmazdır. İleri sürülen iddiaların etkin bir şekilde araştırılması ve olayla ilgili tüm delillerin, özellikle polis kamerası kayıtlarının kamuoyuyla paylaşılması; bağımsız, tarafsız ve etkili bir soruşturma yürütülerek maddi gerçeğin ortaya çıkarılması zorunludur. Hukuk dışı bir uygulama söz konusu ise, sorumlular hakkında gerekli adli ve idari işlemler gecikmeksizin başlatılmalıdır.
Başkanlığımız nezdinde avukatlardan oluşan bir araştırma komisyonu kurulmuş olup, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla aile fertleri ile adli ve idari merciler nezdinde gerekli görüşme ve incelemeler gerçekleştirilecektir. Komisyonumuzun yapacağı araştırma ve incelemeler neticesinde ulaşılan bilgi ve bulgular kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Haymana’da yaşanan bu olayın takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyor; yetkilileri kamu vicdanını tatmin edecek şeffaflıkta hareket etmeye ve adaletin gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz.
"Dünyanın dört bir yanından vicdan sahibi insanlar, tarihî bir sorumluluk üstlenerek Batı Şeria’ya ulaşmak amacıyla ‘Filistin Konvoyu’ adıyla Bosna Hersek’ten yola çıkmıştır.
Daha önce siyonistlerin Sumud Filosu’na yönelik gerçekleştirdiği saldırılara engel olamayan bölge ülkeleri, Filistin Konvoyu’nu resmî koruma altına aldıklarını duyurmalıdır."
Hüseyin İmir | Dış İlişkiler Başkanımız
Gaziantep İl Başkanlığı görevini devreden kıymetli başkanımız Faruk Göçer'e, yaptığı hizmetler ve birlikte çalışma fırsatı bulduğumuz yıllar için teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerini kabul eylesin.
İl Başkanlığı görevine seçilen Mustafa Kaya Başkanımızı tebrik ederim.
5. Olağan İl Kongreleri sürecimizi Gaziantep'te başlattık.
Büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleştirdiğimiz Gaziantep 5. Olağan İl Kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gazi şehrimizde, şehitler diyarında dava arkadaşlarımızla davamızın bayrağını daha ileriye taşımak, iyilikte yardımlaşmak ve hayırda yarışmak üzere bir kez daha ahitleştik.
İki dönemdir Gaziantep İl Başkanlığı görevini büyük bir özveriyle yürüten Faruk Göçer kardeşime ve yönetimine teşekkür ediyor, hayırlı hizmetlerinin devamını diliyorum.
Gaziantep İl Başkanlığı görevini devralan Mustafa Kaya ve il yönetimine seçilen kardeşlerime yeni görevlerinin hayırlı olmasını temenni ediyor, muvaffakiyetler diliyorum.
Bu güzel ve coşkulu programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum.
Ankara her yıl bu yağışı alıyor;can,mal kaybı yaşanıyor.Buna rağmen belediyenin,Mansur Yavaş 'ın bir çözümü var mı? Kocaman bir YOK!
Keza medyanında hali ortada! Mansur Yavaş,CHP de mi kalacak Yeni Parti'ye mi geçecek, takiyye mi yapacak! Ankara'yı da vatandaşı bi salın artık!
Emperyalist güdümlü 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti.
Allah’ın yardımı ve kahramanca direnen milletimizin fedakârlığıyla püskürtülen sadece bir darbe teşebbüsü değil, özünde bir emperyalist işgal planıydı.
Meş'um darbe girişiminin yıl dönümünde, şehitlerimize ve ahirete irtihal etmiş gazilerimize Allah'tan rahmet; hayatta olan gazilerimize de sıhhat ve afiyet diliyorum.
Geçmişten günümüze 15 Temmuz teşebbüsü dâhil ülkedeki tüm askeri darbelerin ya azmettiricisi, ya destekleyicisi ya da bizzat planlayıcısı ABD'dir. Bu gerçek asla unutulmamalıdır.
ABD gibi bir dostunuz varsa düşmana ihtiyacınız kalmaz; çünkü başınız beladan kurtulmaz.
ABD'nin israilden başka dostu yoktur. Kendisinin veya tek dostunun çıkarları uğruna müttefiklerini(!) tek kalemde harcamaktan da geri durmaz.
Bugün, toplumsal olarak yaşadığımız sıkıntıların çaresi, kendi medeniyet değerlerimize, inancımızın şekillendirdiği öz kimliğimize yeniden ��ok güçlü bir şekilde sahip çıkmaktır; o kimliğin hayatın her alanında neşvünema bulması için gayret etmektir.
Emperyalist işgale geçit vermeyen şehitlerimize sonsuz rahmetler diliyorum.
Milleti korumak ve vatanı savunmak için kullanılması gereken silahlarla kendi halkını vuran darbecileri, arkalarındaki küresel emperyalizmi ve bütün uşaklarını lanetliyorum.
8.372 Müslümanın, Sırplar tarafından barbarca katledildiği #Srebrenitsa'dayız.
11 Temmuz 1995’te dünyanın gözleri önünde, Avrupa'nın göbeğinde, Birleşmiş Milletler'in "güvenli bölge" ilan ederek insanları silahsızlandırdığı bölgede çocuk, yaşlı demeden Sırplar tarafından vahşi bir soykırım işlendi.
Aradan geçen 31 yıla rağmen acısı hala ilk günkü gibi taze. Soykırımda katledilen ve kimlikleri yeni tespit edilen 10 şehidin cenaze namazını bugün kıldık.
Bilge Lider Aliya “Soykırımı unutmayın, çünkü unutulan soykırım tekrarlanır” demişti. İslam ümmeti, başına gelen musibetlerden dersler çıkarsaydı belki bugün Gazze'de tarihin en acı soykırımlarından biri daha yaşanmazdı.
Srebrenitsa’da olduğu gibi, bugün Gazze'deki soykırım da seyrediliyor. Her iki katliam da Batı'nın ve uluslararası toplumun ikiyüzlü ve çifte standartlı tutumunu gözler önüne seriyor.
Bu iki yüzlü tutum karşısında, Müslümanlar bir araya gelerek kendi birliklerini kurmalıdır. Uluslararası hukuku, kurum ve kuruluşları, kendi çıkarlarına hizmet etmek için kurgulayan ve insan haklarını sadece kendileri için isteyenlerden Müslümanlara da insanlığa da hayır gelmez. Ümmetin vahdeti, ertelenemez bir zorunluluktur.
#SrebrenitsaKatliamı’nın yıl dönümünde, mazlum şehitlere bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum; soykırımcı, vahşi katilleri lanetliyorum.
"...Emrolunduğun gibi dosdoğru ol..."
ayetine perde olmaya yeltendiler. Öncüleri de benzerini yapmışlardı.
"İnkâr edenler dediler ki: Bu Kur'an'a kulak vermeyin, okunurken gürültü çıkarın, belki bastırırsınız." (Fussilet Suresi, 26)
Herkes karakterine göre davranır.
"Allah'a çağıran, salih amellerde bulunan ve "Ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim vardır?" (Fussilet, 33)
"Zulme karşı ses çıkarmak, insan olmanın en temel gereğidir."
Dünyanın gözü önünde yaşanan bu soykırıma ve çocukların ellerinden alınan geleceğe sessiz kalmıyoruz.
HÜDA PAR’ın digiborda taşıdığı bu mesajlar, sadece birer afiş değil; insanlığın vicdan çığlığıdır.
#TrumpGeliyor
Gazze’de on binlerce çocuğun kanı eline bulaşmış caniler bu ülkede ağırlanamaz!
Savaş suçlularına ve zalimlere bu topraklarda geçit yok!
#TrumpGeliyor#TrumpIsComing
MİZAH KILIFI ALTINDA HADSİZLİK YAPAN KURNAZLARA BAK!
Biz espriden de anlıyoruz, içinizdeki şeytanlıktan da…
Değerlerimize, kutsal kitabımıza ve Peygamber Efendimize (s.a.v.) yönelik hakaretlerin cezasız kalmaması adına daha önce Meclis’e kanun teklifi sunmuştuk.
Hiç kimse mizah, şaka veya espri kılıfı altında mukaddesatımıza dil uzatamaz; toplumsal değerlerimizi bir eğlence malzemesi haline getiremez.
Geçmişte Leman dergisinin yaptığı hadsizliklerin bir benzerini, bugün sözde bir komedyen olan Deniz Göktaş sergilemektedir.
Müslüman halkımızın sinir uçlarıyla oynayan, inancımıza hakaret eden bu şahıs ve benzerleri hak ettikleri cezayı mutlaka almalıdır.
En az bu provokasyonu yapanlar kadar, onlara arka çıkan ve sahiplenenler de bu suça ortaktır.
Bizim kimsenin değerlerine hakaret etmeye niyetimiz yok; lakin değerlerimize tahkire de sabrımız yok!
Bu böyle bilinsin!
Sessiz, sedasız yok olan hayatlar, yıkılan umutlar ve soykırımla bitirilmeye çalışan bir halk.
Sadece alt yazılarda istatistik bilgiler ile gündeme gelen çocuk ölümleri.
Kulakları sağır eden sessiz, sedasız çığlıkları duyma vakti gelmedi mi!!!
#GazzeSoykırımı1000Gün
Gazze’de tam 1000 gündür insanlık bombalanıyor, çocuklar katlediliyor, bir halk açlıkla ve abluka altında yok edilmeye çalışılıyor. Dünya sustukça zaman akıp gidiyor, ancak oradaki acı ne azalıyor ne de sıradanlaşıyor.
Gazze'yi Unutmayacağız...
#GazzeSoykırımı1000Gün
Gazze'de 1000 gündür bombalar durmadı, acılar dinmedi. İnsanlığın vicdanı bu sınavda ağır yara aldı. Zulme karşı susmuyor, Gazze'nin yanında olmaya devam ediyoruz.
#GazzeSoykırımı1000Gün