Şu zamanda hangi insan, insanlık ve Kudüs Fatihi olmak istemez ki?
Which person wouldn’t want to be the Conqueror of humanity and Kudüs at this time?
#BoycottIsrael#FreePalestine#Palestine
Bu ülkede ne çok vatan haini var!
Muğla'daki bir kadın, gece yürürken gördüğü Türk bayrağını yakıyor.
Ama yakalanmış.
Bu nefret abidelerine bu vatanı dar etmek lazım.
Zonguldak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pankartını söktüğü tespit edilen şahıs, çevredeki bir vatandaşın "Kaşınıyorsun değil mi sen?" şeklindeki tepkisine maruz kaldı.
Erdoğan’ın pankartını söken ve zarar veren adam, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Levent Gültekin:
“Bazı endişelerimiz var diye sürecin bütününe itiraz etmek bana çok sağlıklı gelmiyor.
Çünkü ortada bizim beklediğimiz kadar taviz verilmiş bir durum yok.
Hatta tam tersine, Erdoğan çok daha sert davranmış bu konuda.
Yani taviz vermemek, PKK'ya hemen hemen hiçbir şey vermemek gibi bir yasa çıkmış ortaya.”
Gazeteci Fulya Öztürk Kahramanmaraş’tan yayın yaptı.
İnsan gerçekten inanamıyor;
Sanki şehir o büyük felaketi hiç yaşamamış gibi…
Emeği geçen, taş üstüne taş koyan herkesten Allah razı olsun.
ABD’li eski F-18 pilotları Mover ve Gonky, KAAN’ın taksi testini değerlendirdi.
“Güzel görünümlü bir uçağa sahipler. Ortalama 20 knot hızda taksi yaptığını tahmin ediyorum.
Birkaç hafta içerisinde uçabilir.”
O OKUL MÜDÜRÜ O CÜMLEYİ KURMASAYDI MUHALİF OLABİLİRDİM
Gazeteci Cüneyt Polat:
Ben Tayyip Erdoğan neredeyse oradayım. Yani bu benim için tartışmaya açık değil sorgulamaya açık değil çok net. Neden çok net?
Ben Bağcılar'da doğdum büyüdüm. Bağcılar benim doğduğum büyüdüğüm zamanlarda bir şeydi köy kıvamında bir yerdi. Bakırköy'e bağlıymış hatta benim kimlikte hala Bakırköy yazar doğum yeri diye. Ve Bağcılar'da çok muhafazakar bir ailenin içinde büyüdüm.
Yani işte her pazar günü Yenibosna Aksa Camii'nde Cübbeli sohbetlerine gidilen bir atmosfer vardı bizde gidilmeyen gün yoktu.
Öyle ben hadi İmam Hatip'e aile ailem karışmadı asla yani babam hiç karışmadı, sıfır. Onun hikayesi aslında neden benim Tayyip Erdoğan dediğim şey onun hikayesi onu anlatayım.
Yenibosna Aksa Camii'ne gideriz Cübbeli işte her pazar günleri şey anlatır. Cennet var, cehennem var, huriler var, herkes işte cennete gider, gidersen bunlar var, ödüllerim var falan. Ben 13 yaşındaydım 5 + 3 o zaman eğitim sistemi vurdu.
Evet 5 + 3 ilk seneydi ve ben biz Bostancı'ya taşındık. Babam devlet memuruydu. Orada bir tane bir binanın bir katında lojman dairesi verdiler. Yönetici oldu ve oraya taşındık. Şimdi Bostancı'ya taşınınca hikayem değişti. Tamamen değişti şimdi Bağcılar'dan Bostancı Sosyolojik olarak devasa farkı var. Yani bu yaşamayan ve o dönüşümü çok hızlı bir şekilde gerçekleştirmeyenlerin belki çok anlayamayacağı bir şey özellikle o dönemler.
Yani 99'dan bahsediyorum.
Şöyle bir şey oldu ben Bostancı'ya ilk taşındığım zaman çok şeyi orada gördüm onu söyleyeyim yani. Hani Bağcılar'daki kültür yaşayış şekli Bostancı'yla kıyaslanamaz. Hangisi doğru hangisi yanlış açısından söylemiyorum. Bostancı ilköğretim okulunda 6. sınıfa yazıldım. Okulun ilk günü annem de okul bahçesinde annem tesettürlü. Okul bahçesindeyiz sıradayız biz 4 erkek kardeşiz o zaman üçümüz okula gidiyoruz ve üçümüz sıralardayız. Okul müdürü aldı eline mikrofonu dedi ki okulumuzun bahçesinde dedi Atatürk ilke ve inkılaplarına uygun olmayan kıyafetleri ile bulunan veliler okulumuzu terk etsin dedi. O zamanlar okullarda güvenlik yoktu böyle bekçi amcalar vardı. Ben sıradayım. O bekçi amca geldi annemin yanına kadar annemi "dışarı alabilir miyim sizi" dedi.
"Hanımefendi dışarı çıkın" dedi. Yani kibarca alabilir miyim falan değil yani. Annemi dışarı çıkarttı.
13 yaşında bir çocuğum. Okul sırasındayım. Okul müdürünün biri eline alıyor mikrofonu ve diyor ki Atatürk ilke ve inkılaplarına uygun olmayan kıyafetleri ile okulumuzun bahçesinde bulunan veliler okulumuzu terk etsin diyor.
Bugün yok ya abartıyor diyebilir gençler ama Türkiye böyle bir ülkeydi ve 13 yaşında olduğunuzu düşün.
Benim annem çıktı. Ya ben o günü hiç unutmam. Benim hayatımı 13 yaşında şekillendiren bugün belki ben muhalif olabilirdim. O okul müdürü o cümleyi kurmasaydı ben bugün muhalif olabilirdim yani.
Türkiye’de 18 yıl süren Türkçe ezan uygulamasının sona erdiği gün yaşanan tarihi ve duygusal anlar;
Şair Arif Nihat Asya’nın telgrafıyla ezanın aslına döneceğini öğrenen cemaat, büyük bir heyecanla camide toplanır.
Ak Parti Grup Başkanı Abdullah Güler:
Sayın Özgür Özel bir kişiden bahsetti. Dedi ki, bir böyle işçi kardeşimizin resmi, aylık 70 bin lira, 73 bin lira alıyor dedi. İBB'de çalışan Harita Mühendisi Yakup Öner ayda 73 bin lira alıyor. İkramiyelerinde dördü azalmış. Toplam 1 yılda kazanacağı para 850 bin lira olmuş. Ama ne hikmetse bu arkadaşımız bu maaşla 1 yılda 30 milyon TL'lik Sarıyer'de dubleks... 30 milyon lira daire, kendisine de 15 milyon TL Porsche -bunların kayıtları var- eşinin de 13 milyon liraya Audi Q7... Hem MASAK raporunda hem tapu kayıtlarında yer alıyor. Ayrıca banka hesaplarında 85 milyon lira var. Ya ben hiçbir şey demiyorum, bakın. Ayda 73 bin lira alan bu harita mühendisi bu ne yapmış da bunları almış? Soru bu.
Bakın arkadaşlar, hepsini inceledim.
Arkadaşlar, iki başlık:
Ulaşım ve çevre.
1- Ulaşım.
2018 yılı sonunda İstanbul'da bilet fiyatları 2,60 TL. Otobüs filosunun yaş ortalaması 5-6. Toplam İETT'nin borcu 725 milyon TL. Ortalama araç sayısı 3.800, halk otobüsleri hariç.
Peki 2025'e geldik, hani bütçeye... Otobüs filosu yaş ortalaması 12-14'e çıkmış. Toplam İETT'de borcu 34 milyar TL'ye çıkmış. Tahmini borç 50 milyar TL'ye çıkmış. Bilet fiyatı 35 TL'ye çıkmış. Nasıl olmuş bu?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSFALT ve BELTUR'un iflas kararı!
EMSAL KARAR❗️
Kırşehir'de köpeklerin saldırısına uğrayan kadın,
Köpek sahiplerine açtığı davada
637 bin 156 lira tazminat kazandı.
Emsal karat olmalı, köpek saldırısına uğrayan herkes dava açsın.
Bunların cebinden para çıkınca anlarlar
İnsanlıkları yok çünkü...
Kolombiya Golan Tepeleri üzerindeki sözde İsrail egemenliğini tanır.
Venezuela ve İsrail 17 yıl sonra konsolosluklarını yeniden açar.
Arjantin zaten Milei ile İsrail'e teslim olmuş.
ABD'nin Latin Amerika politikası aslında inceleyince İsrail'e hizmet ediyor.
Yeni Parti Milletvekili Sibel Suiçmez:
Ahmet Minguzzi’nin katledilmesinin ardından çıkarılan yasa için “Bir kişi için yasa çıkarttınız." demiş.
Merhum Ahmet Minguzzi bir kişi değil, Tüm Ülkenin çocuğudur.
Ahmet sayesinde çıkan bu yasa kaç çocuğumuzu kurtaracak, hiç düşündünüz mü?
Hakan Fidan Libya'yı ziyaret etti
Yandaki masadaki plaket dikkatlerden kaçmadı:
Mescid-i Aksa’nın anahtarı,
İsrail’in olmadığı tarihi Filistin haritası
Yeni Parti;
Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı
devirme hedefiyle bir parti kurdular.
Başka da hiçbir siyasi, ideolojik kimliği ve hedefi yok.
Böyle bir hedef kimler adına planlanmış olabilir?
Türkiye içi bir ajanda olmadığı açıkça ortada.
Bazı Avrupa ülkeleri ve İsrail, asla vazgeçmiyor.
Kaybettiler, güçleri kalmadı ama “artıklar”
üzerinden son bir deneme daha yapıyorlar.
Yine hüsranla sonuçlanacak.
Bir arkadaş ortamında bir gençle tanıştım. Önce sessizdi, konu ekonomiye, iş hayatına gelince dili çözüldü.
Liseyi bitirmiş, üniversite sınavını kazanamamış, seneye yine girecekmiş.
Yapay zeka ile ilgileniyormuş, içerik üretiyormuş falan... Başta hoşuma gitti, çağın ortamına ayak uyduran bir kafası var diye düşündüm.
Ama son söyledikleri beni uyuz etti. Yapay zekanın getirdiği kolaycılığa öyle kaptırmış ki kendini, "bu zamanda fiziksel işlerle uğraşmak şöyle aptallık, teknoloji çalıştırmak varken kendini yormak böyle enayilik falan" diyor.
Tamam, işini kolaylaştran teknoloji başımız üstüne ama bunun dışında kalmış ya da kalmak zorunda olanı öyle hakir görüyor ki beyefendi, anlatamam...
"Baban ne iş yapıyor?" diye sordum, heralde sonrasında gelecek cümleyi tahmin edip utana sıkıla "vinç operatörü" dedi.
Ahmak herif, o istediği hedeflere ulaşması için onu okutmak, bakmak, cebine harçlık koymak, hatta o yapay zeka uygulamalarının ücretini bile ödemek için o hakir gördüğü işleri yapmış babası.
Havalar bir milyon ama ettiği lafın ona da gittiğinin, kendi yediği kaba sıçtığının farkında bile değil.
Biraz önce Sudan'a baktım. Detaylar korkunç.
2023'ten beri devam eden iç savaş yüzünden hastanelerin %70'i çalışamaz hale gelmiş.
21 milyon insan sistematik açlık içinde yaşıyor. Çocuk ölümleri had safhada. Sağlıklı suya erişim büyük oranda kesilmiş. Ülke tarihin gördüğü en büyük insani krizle karşı karşıya.
Ve hep aynı hikaye: Batılılar ve bazı Arap ülkeleri tarafından desteklenen ayrılıkçı terör grupları....
Fetö ve Mosad algı ajanları müthiş kara propoganda yapıyor!
Askerimizi şehit edenler içimizde dolaşacaklarmış filan!
Bunu defalarca yazdık, çerçeve yasada da yazıyor!
- Ölümlü ve yaralamalı eyleme katılmış olan örgüt üyeleri kapsam dışı.
- Ele başları ve yöneticileri, azmettiriciler kapsam dışı
- Apo kapsam dışı
Bilerek veya bilmeyerek, yanılarak, kandırılarak örgüte üye olan, yaralamalı ve ölümlü eyleme katılmayan fakat bşr takım faaliyetlerde bulunan (üye olmak, propoganda yapmak vs..) örgüt üyelerini kapsıyor!
Yani Devlet diyorki; “Bak sen yanılmışsın, benim vatandaşımsın, ağır bir eyleme katılmamışsın, pişmansan gel kardeşine silah tutma ben seni herşeye rağmen affedeceğim, bırak gel silahı” diyor,
Askerimizi şehit edenlerin affı söz konusu değil. Böyle bir şey olsa ben destek vermezdim.
Bu daha çok silah bırakmayı ve örgütün dağılmasını, bir daha ortaya çıkmamasını hedef alıyor,
Fetö iftiracıları suyu çok bulandıracaktır, bunlara fırsat vermeyin!!
487 oyla kabulu görünce köşeye sıkışanlar hükümeti Öcalan üzerinden vurmaya çalışıyor. 27 yıllık hapis hayatının 24'ünde Öcalan’ı AK Parti hapiste tuttu.
Hiçbir siyaset üretemediğiniz gibi hesap da bilmiyorsunuz.