Hayatım boyunca hep vazgeçmeyi öğrenmek istemiyorum. Bir kere olsun bir şeye sımsıkı tutunup, onu hiç kaybetmeden yaşamanın nasıl bir his olduğunu yaşamak istiyorum.
"Beraber olduğun kişiyi hak ettiğinden çok sevmek, biten ilişki sonrası ona verebileceğin en kral cezadır. Düşünsene ömür boyu bir daha hiç kimse tarafından bu denli sevilmeyeceğini bilmenin hasarı ile yaşayacak.+
aidiyet hissettiğimiz o kuytu köşe her neresiyse, orayı bulup dünyanın keşmekeşine kapıyı kapatmak istiyoruz. aradığımız ne bir eksik ne bir fazla. ruhumuzu dinlendiren o telaşsız, korunaklı ve kendi halindeki günlük ritme teslim olmak. hayalimiz bu.
Kendini doğurmuş insanlara bayılıyorum. Maddi manevi içinde bulunduğu koşulları aşan, aileden ya da başka destekler olmadan kendini var eden, sadece kendine minnet duyan, ahlak duygusunu hiç yitirmeyen, yıpranmışlığının kıymetini bilen insanlar. İkinci kez doğabilmek çok değerli
yürümenin felsefesi kitabını ilk okuduğumda yürümekle ilgili kafamda yekpare kristal bir top gibi bir düşünce belirmişti; yürümek aslında bir yere ulaşmak için değil, bir süreliğine hiçbir yere ulaşmak zorunda olmamak için yapılıyordu, evet, o gün bugündür yürüyorum