Resmen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Gençliğe Hitabesinde bahsettiği tüm tehditler vücut buldu..! Bir insan ancak bu kadar ileri görüşlü olabilir…
O bir Deha!
Hayvan düşmanı trol ordusu dünkü paylaşımımdan sonra ne yapacaklarını, vicdansızlıklarını nasıl savunacaklarını şaşırmış olmalılar ki şimdi de "sokağın kedilerinin" zaten mama ile beslendikleri, fare yakalamaya ihtiyaçları olmadığı ve fare popülasyonunu kontrol etmede hiçbir işe yaramadıkları gibi bilim ve akıl dışı bir argümanı yaymaya çalışıyorlar.
Öncelikle şunu net söyleyelim:
Kediler doğal avcıdır.
Avlanma onlar için sadece “karın doyurma” davranışı değildir.
İçgüdüseldir.
Oyundur.
Reflekstir.
Türlerinin doğasında vardır.
Bugün evinde her gün düzenli mama yiyen bir kedinin bile oyuncak fareyi saatlerce kovaladığını herkes bilir.
Çünkü mesele açlık değildir.
Anlamazlar ama biz yine de bilime gelelim. Bilim ne diyor bakalım.
Evet bilimsel çalışmalar da bunu açık şekilde gösteriyor.
İngiltere’de yapılan araştırmalarda ev kedilerinin önemli bölümünün düzenli beslenseler bile avlanmaya devam ettiği ortaya konmuştur. Hatta birçok kedinin yakaladığı avı tüketmediği, sadece taşıdığı veya bıraktığı görülmüştür.
Churcher & Lawton (1987) tarafından yapılan klasik çalışmada, düzenli beslenen ev kedilerinin yılda çok sayıda kemirgen avladığı gösterilmiştir.
Turner & Bateson’un “The Domestic Cat: The Biology of its Behaviour” kitabında ise av davranışının açlıktan bağımsız, nörolojik ve içgüdüsel bir davranış olduğu açıkça belirtilmektedir.
Yani “Mama yiyen kedi fare avlamaz” söylemi bilimsel değil, kötü niyetli sosyal medya propagandasıdır.
Üstelik olay sadece avlamak da değildir.
Bir bölgede kedilerin varlığı bile fareler için tehdittir.
Fareler kedinin kokusunu algılar.
İdrarını algılar.
Varlığını hisseder.
Ve o bölgeden uzak durur.
2013 yılında Chicago’da yapılan bir araştırmada, yalnızca kedi varlığının bile kemirgen hareketlerini ciddi şekilde azalttığı gösterildi.
(Loyd et al., 2013)
Yani kedinin her gün onlarca fare öldürmesine gerek yok.
Ekosistemde bulunması bile caydırıcı etki oluşturuyor.
Tahmin ediyorum ki malum trol ordusu şimdi de başka bir korku hikayesi üretmeye başlayacak.
“Kediler hantavirüslü fareleri yerse hastalık taşır.”
Bu da bilimsel olarak çarpıtılmış bir söylemdir.
Hantavirüsün doğal rezervuarı kediler değil, kemirgenlerdir.
CDC’ye göre insanlara bulaşın temel yolu;
enfekte farelerin idrarı, dışkısı ve salyasının kuruyup havaya karışmasıdır.
Yani riskin kaynağı kontrolsüz kemirgen popülasyonudur.
Bugüne kadar kedilerin hantavirüs salgınlarının ana kaynağı olduğunu gösteren bilimsel bir veri yoktur.
Tam tersine;
kemirgen baskısını azaltan doğal avcıların ekosistem açısından önemli olduğu yıllardır bilinmektedir.
Kısacası bazı insanlar bilim konuşmuyor.
Kedilere köpeklere duydukları öfkeye, aslında iyi olan güzel olan içinde sevgi olan, merhamet olan herşeye duydukları öfkeye “bilim” kılıfı uydurmaya çalışıyorlar.
Ama doğa sosyal medya yalanlarıyla çalışmaz.
Gerçek olan“kedilerin yüzlerce yıldır bu vatanın şehirlerinin, limanlarının, sokaklarının ve insanlarının sessiz muhafızları” olduğudur.
Dr.Tarkan Özçetin
Kaynaklar:
Churcher PB, Lawton JH. Predation by domestic cats in an English village. Journal of Zoology, 1987.
Turner DC, Bateson P. The Domestic Cat: The Biology of its Behaviour.
Loyd KAT et al. Quantifying free-roaming domestic cat predation using animal-borne video cameras. Biological Conservation, 2013.
CDC – Hantavirus Prevention and Transmission Data.
@YusufElmas Yusuf kardeşim ,bende aynı şekilde sigaradan sanmıştım ,Akciğerler bitmiş bende demiştim ,19 yaşında sigaraya başlayan biri olarak ve olayın ciğer değil kalp olduğu ortaya çıktı, 4 damar da tıkalıymış yokuş yukarı yürürken soluk soluğa kalıyordum yıkılacak gibi oluyordum ++
@zeroyamancik@nebileyimkurumu@TurkishAirlines 53 yaşındayım , bakire değilim, Erkeğim, gardaş ,şuna emin ol bu ülkedeki hayvanseverler sevmeyenleri sayı olarak en az ona katlar burda sesleri çıkmıyor diye azınlık sanma sakın 😉