Sokak röportajında hicivli bir röportaj veren vatandaş tutuklanalı tam 22 gün oldu. O zaman esip gürleyip “unutturmayacağız” diyen herkes şimdi sus pus. Hatta onunla da kalmadı, ona mikrofon tutan Kendine Muhabir Hasan Köksoy da tutuklandı. Anlattıklarında hiçbir yalan bulunmayan bu 2 insan yoktan yere tutuklu! 3 çocuğu babasız büyüyor!
Lütfen üşenmeyip paylaşalım. Kendine Muhabir Hasan Köksoy ve vatandaşımız derhal serbest bırakılmalı!
Eşim Hasan Köksoy yaptığı bir röportaj sonrası 04.12.2025 tarihinde saat 14.30 da polislerin eve gelmesiyle gözaltına alındı. Geceyi nezarette geçiren Hasan Köksoy sabah adliyeye getirildi. Savcı tutuklama kararı ile mahkemeye sevk etti ve tutuklandı.
Eşimin tek bildiği şey herkesin sesini duyurabilen bir platformda haber yapıp mesleğini icra edip, doğruları yayınlayabilen bir gazeteci olmasıdır.
Ve bende 2 çocuğumla baş başa kalan bir anne olarak soruyorum ?
Adalet bu ülkede kime neye göre var.
Hasan Köksoy'un tam olarak suçu nedir ?..
KAMUOYUNA
8,5 aydır tutuklu yargılanmam devam ediyor. İddianameyi şartlar dahilinde inceledim. Şahsıma yönelen iddialara cevap vermek ve kamuoyunu bilgilendirmek isterim.
1️⃣ Kendi irademle emniyet birimlerine gittim. Gözaltı ve tutuklu yargılama sürecinde “rüşvet" ve "suç örgütü üyeliği" suçlamaları yöneltildi. 8,5 ay boyunca bu suçlamalara ilişkin hiçbir somut fiil ve delil gösterilmedi. Hiç şüphe yok ki soruşturma belgelerine erişimim kısıtlıyken iddianamenin tüm ülkeye açılması adil yargılanma ve masumiyet karinesi açısından ağır bir ihlaldir.
2️⃣ Yaklaşık dört bin sayfalık iddianamede, sekiz buçuk aydır tutuklu yargılanmama temel gerekçe olan "rüşvet" suçuna ilişkin herhangi bir isnat yoktur. MASAK raporları ve diğer mali incelemelerde mal varlığımda artış, şüpheli para hareketi, gizli/açık tanık beyanı veya usulsüz gelir tespit edilmemiştir. Sahibi olduğum iki konutun da 30 yıllık birikim ve banka kredileriyle edinildiği bizzat iddianamede yer almaktadır. Böylece tek kuruş haksız kazanç elde etmediğim resmî belgelerle ortaya çıkmış durumdadır.
3️⃣ İddianamede şahsıma yöneltilen 12 adet ihaleye fesat karıştırma eyleminin dördü bakımından, isnat edilen tarihte görevde olmadığım kolaylıkla tespit edilebilmektedir. Bunlardan ikisi, 2020 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yaptığım döneme, diğer ikisi ise, Kasım 2023’te İBB’den istifa ettikten sonraki döneme denk düşmektedir. Fiilen görevde olmadığım yer ve zaman dilimlerine ilişkin bu iddialar, iddianamenin kendi içinde dahi tutarlı olmadığını göstermektedir.
4️⃣ Görev yaptığım dönemle ilgili isnatlar ise AKP döneminde de çok sayıda örneği olan İBB iştirakleri tarafından kazanılan belediye tesislerinin işletilmesi ve bazı hizmetlerin görülmesine yönelik Belediye Şirketlerinin aldığı ihalelere ilişkindir.
⭕ Bu ihalelerde görevim; muhammen bedeli belirleyen ya da şartnameyi hazırlayan teknik komisyonlarda yer almak değil, genel sekreter yardımcısı sıfatıyla, hazırlanan evrakı encümene sevk etmek ve sürecin mevzuata uygun işleyip işlemediğine bakmaktır. Dolayısıyla “ihaleye fesat” suçunun maddi unsurlarını oluşturabilecek bir tasarrufum bulunmamaktadır.
⭕ Belediye şirketlerinin ihale alması da hukuka aykırı değildir. Nitekim, İBB’de önceki dönemlerde görev yapan ve çoğu AKP hükümetlerinde bakanlık sorumluluğu üstlenen kişilerin tümü bu tür ihale süreçlerinde imza yetkilisi olmuştur. İhaleyi kazanan şirketin altyüklenici olan şirketlerle sözleşme yapması ya da bu sözleşmelerle üstlenilen edimlerin ifası süreçleri ile hiçbir ilgim bulunmadığından, herhangi bir hileli davranışta bulunmam ve/veya sorumluluğum söz konusu edilemez.
5️⃣ Reklam mecralarına ilişkin ihaleler konusunda daha önce verilen soruşturma izninin Danıştay 1. Dairesi tarafından iptal edildiğini, bu kararda muhammen bedel belirlemenin uzmanlık isteyen ve ayrı komisyonlarca yapılan bir iş olduğunun, genel sekreter yardımcısının bu işten sorumlu tutulamayacağının açıkça belirtildiğini ifade etmek istiyorum. Bu kararın yok sayılması mümkün değildir.
6️⃣ Örgüt üyeliği iddiası esasen HTS ve sinyal kayıtlarından çıkarılan soyut yorumlara dayanmaktadır. Çünkü, iddianamede herhangi bir örgütsel hiyerarşi kapsamında talimat ilişkisi, çıkar temini veya para trafiği içinde bulunduğum somut şekilde gösterilmemiştir. Yalnızca kamu görevi çerçevesinde yürütülen mesleki temaslar ve görevin gereğini yerine getirebilmek için zorunlu olan iş ilişkisi mesnetsiz şekilde "var olmayan örgütün üyeliği" olarak gösterilmeye çalışılmaktadır.
‼️ Kamu görevinin doğası gereği yapılan işlemlerin “örgüt faaliyeti” olarak nitelendirilerek kriminalize edilmesi mümkün değildir.
⚠️ Sonuç olarak: söz konusu iddianame;
⭕ Mal varlığımda usulsüz bir artış olmadığını,
⭕ Maddi veya siyasi herhangi bir çıkar ilişkisine girmediğimi,
⭕ Örgüt üyeliğine veya ihaleye fesat suçuna dayanak teşkil edebilecek somut bir fiil bulunmadığını,
BELGELEMEKTEDİR.
İhbardır:
Van Yyü rektörü @hsevli ve genel sekreteri Cahit Tekin, Rojin ile alakalı paylaşım yapmamam için iki silahlı tetikçisini bir passat marka araçla evime göndertip beni ve çocuklarımı ölümle tehdit ettmişlerdir. @VanEmniyet@ZeweAkay@valiozanbalci75@gulderenvarli
Erdoğan’a sesleniyorum!
Belediye başkanlarıma ‘hırsız’, ‘rüşvetçi’ dedirtmem. Diyen beterini görür!
Savcı mısın, hakim misin?
İddianame yokken, bir tane delil yokken, 200 gündür arkadaşlarımız hapis yatarken sana bunları dedirtmem!
Eğer cesaretin varsa seni canlı yayına davet ediyorum. Arkana al Akın Gürlek’i, bütün savcılarını. Millet görsün kimin ne olduğunu!
Hodri meydan!
Vahşinin ismi Veysi Ercan ve serbest dolaşıyor. 15 yıl hapis cezası alıp 7 yıl yatmış. Bir genç kızın hayatını söndürdü ve evlenip ailesini kurdu. Mutlu Kaya ise hala savaş veriyor. Bu vahşinin yüzünü unutmayın
Bir zil takıp oynamadıkları kalmış! Gazze’de 50 binin üzerinde insan can vermiş, bunlar şov peşinde. Bu neyin kutlaması, bu neyin sevinci? Saray soytarıları Filistin halkının acısını kullanıyor; ne vicdan var ne de utanma. Cenaze evine gülerek gidilmez, yas evinde şov yapılmaz!
Sevgili Ömer Tayyip Erdoğan,
Sana prompter gerektirmeyen bir kaç cümle söyleyeyim de lütfen dedene ilet;
Senin yaşında ve senden daha küçük çocuklar bu memlekette yarı aç, ayakkabısız, beslenmesiz, harçlıksız okula gidiyor!
Cumhur ittifakının trolleri bakın Nihat Zeybekçi ne diyor? “İsrail’de çok iyi ilişkileri olan arkadaşları varmış. İsrail’den 1 alıp 6 satıyorlarmış.
Filistin bizim milli davamız palavrasını atan troller ordusunun ahlak yoksunu elemanları, Türk halkını aldatmanıza izin vermeyeceğiz. Önce İsrail ile ticarete son verin görelim sizin milli davanızı. @zaferpartisi
150 Bin TL’lik Sipariş 1 Aydır Gelmedi
Takipçimizin şikayeti: Temmuz ayında “Dedeco” adlı firmadan sipariş edilen ve 3 Eylül’de teslim edileceği söylenen 150 bin TL değerindeki yatak ve yemek odası takımı, aradan geçen bir ayı aşkın süreye rağmen teslim edilmedi.
1 yıl 8 ay hapis cezası aldım!
“Adalet istiyorum” demeyeceğim. Çünkü biliyorum ki adalet bize gelmeyecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 yılının yaz ayında “Esad ile görüşebiliriz” demiş ve Suriye’nin kuzeyinde ÖSO yanlısı gruplar bizim tırlarımıza, kurumlarımıza, bayrağımıza saldırmıştı.
Bir grup ise sınıra giderek Jandarma personeline ÖSO bayrağı öptürmüştü. Olay anının görüntüleri İstanbul’da yaşayan Suriyeli gazeteciler tarafından bizzat paylaşıldı.
Haberi teyit ettik, güncel ve doğruydu. Bunun üzerine Aykırı’dan haberini yaptık.
Birkaç saat sonra sosyal medya trolleri olarak bilinen şahıslar tarafından hedef gösterildim. “Batuhan Çolak eski görüntüyü yeni gibi paylaştı” diye mesajlar attılar.
Ertesi gün gözaltına alındım. Bir gece Vatan Emniyet’in lağım kokan, tuvaletleri taşan nezarethanesinde kaldım.
Ertesi gün savcıya çıktım. “Siz beni neye göre gözaltına aldınız, hangi gerekçeyle bu haberin yalan veya eski olduğunu biliyorsunuz?” diye sordum. Savcı dosyayı göstererek “Araştırma raporuna bakmadınız mı” dedi.
Bakmıştık ve delil yoktu, sadece troll hesapların aleyhimde attığı mesajların ekran görüntüleri “delil” diye dosyaya konulmuştu.
Savcının kapısında 40 dakikalık bekleyiş sonrasında tutuklanmanın eşiğinden dönerken haftalık imza ile adli kontrol aldım.
Yaklaşık 10 ay boyunca adli kontrolüm kaldırılmadı. Mahkemeye çıktım, dosyaya tek bir içerik konulmadı haberi yalanlayan.
Ne bir tekzip, ne bir devlet kurumu açıklaması ne yalanlama…
Ve mahkeme sosyal medyada troll hesapların “yalan haber” mesajını delil sayarak hakkımda 1 yıl 8 ay ceza verdi.
Hem soruşturma, hem yerel mahkeme, hem de istinaf mahkemesinde ısrarla bilirkişi raporu alınarak videonun sahte veya eski tarihli olup olmadığının araştırılmasını istedik. Hiçbir sebep gösterilmeden talebimiz her defasında reddedildi.
Trollerin attıkları mesajlar delil sayılabilir, aklınızda bulunsun!
Bu arada eklemek isterim Siyah Sancak ve birçok haber sayfası da aynı haberi paylaştı. Bu haberi yapanlardan tek kişi bile yargılanmadı.
İletişim Başkanlığı çalışanı bir kişi, benim ve o sayfa sahibinin gözaltına alınacağını duyurdu. Ama ne hikmetse ibre birden bire bize döndü ve sadece ben gözaltına alındım. Beni hedef gösteren o tweet de silindi!
Sonuç olarak doğru, yalanlanmamış ve kamu yararı taşıyan bir haberden dolayı tam 1 yıl 8 ay hapis cezası aldım.
Saygılar, sevgiler…
Mansur Yavaş:
“Gürcistanlı masözü belediyeden maaşını vererek evinizde çalıştırıyorsunuz. Bunu Allah’tan korkan birisi, kendi hizmetinde kullandığı birisine belediyenin parasını ödettirir mi Allah aşkına!”