''Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar''.
Mustafa Kemal Atatürk
11 Şubat 2026'da göreve başlayan Adalet Bakanı, maşallah dört ayda el atmadığı sektör kalmadı. Ya çok cevval yada bu operasyonlara hazırlık vardı birinin düğmeye basması gerekiyordu. Dört ayda tüm yolsuzlukları birer birer ortaya çıkartıyor.
SON DAKİKA | Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştiridiği ve vergi kaçırdığı tespit edilen 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını açıkladı.
Yeni Macaristan Başbakanı Peter Magyar:
-Temiz Ateş Operasyonu'nu başlatıyoruz. Kamu parasının son 20 yıldaki kullanımını araştıracak, yasadışı elde edilen servetleri geri alacağız.
-Ulusal Serveti Geri Alma Ofisi'ni kuruyoruz. Toplam 47 yasada değişiklik yapılarak bu kuruma kamu malları ve parasının akıbetini araştırma yetkisi verilecek.
-Cumhurbaşkanı Sulyok istifa etmezse Anayasa değişikliği yapılarak görevden alınacak.
-Sonbaharda yeni Anayasa yapılacak. Milletvekillerinin görev süresi 12 yıl, Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıl ile sınırlandırılacak.
Yalan bilgi veya eksik bilgi diyebilirmiyiz. Bu tür uyarılar güzel ama birazda gerçekçi uyarılar olmalı diye düşünüyorum. Not: sigara kullanan biriyim ancak önerdiğim, güzelleme yapan biri değilim. Yanlış anlaşılmasın.
Siz yetişmediniz.
Bizim zamanımızda “konuştuğun çocuk” diye bir kavram vardı. Ve gerçekten sadece konuştuğun çocuktu o.
Okul yolunda sohbet , eve giderken aynı yolu yürümek başlı başına bir ilişki statüsüydü.
Çıkmak sonradan geldi. O ciddi bir evreydi. Şimdiki “aynı eve taşınmak “diyeyim anlayın. Çok bozdunuz her şeyi.
Situationship ghosting mosting çıkardınız da Ne oldu?
Aha Dünya kupasına devam edebilme ihtimali ortaya çıktı. Bence hükmen yenik sayılmalılar. Türkiye'ye 3-0 galibiyet yazılmalı, FİFA kuralları net maçta hırsızlık var, FİFA'ya hakaret var, toplu eylem var, gösteri yürüyüşü var, Halkı kin ve tahrik var, varoğlu var.
2026 FIFA Dünya Kupası kapsamında Türkiye saatiyle 20 Haziran’da oynanan Türkiye-Paraguay maçında, Paraguay Türkiye’yi 1-0 mağlup etti.
Karşılaşmanın tek golünü atan Paraguaylı futbolcu Matías Galarza’nın hakem Iván Barton'ın yere düşen saatini alıp kendi koluna taktığı iddia edildi.
✅ Galarza'nın hakemin saatini aldığı görüntüler gerçek.
Maçın canlı yayın kaydı incelendiğinde, ilk yarının son anlarında yaşanan arbede sırasında hakem Iván Barton'ın kolundaki saatlerden biri yere düşüyor.
Yayının devamında, 45.03’te Matías Galarza’nın saati yerden alarak kendi bileğine taktığı görülüyor.
Ardından, 45.46’da Galarza’nın saati hakem Barton’a verdiği, hemen sonrasında ise hakem Barton’ın başka bir oyuncuyla tartışırken saati elinde tuttuğu görülüyor.
#BilkentÜniversitesi’ni tebrik ediyorum, son yıllarda böyle konuşmalara izin vermeyen diğer üniversite yönetimlerini de kınıyorum. Kızımıza da büyük bir alkış istiyorum samimi, içten ve sade konuşması için.Gençlerin gönüllerinde de böyle duygular ve istekler yattığından da eminim
Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölüm 1.'sinin konuşması:
"Ücretsiz ringlerini bizden esirgemeyerek ulaşım hakkımızı koruyan okuluma, 4 senedir her sabah uyandığımda kapanmadan var olmaya devam ettiği için teşekkür eder; diplomamın da bir ömür benimle kalmasını temenni ederim."
@nurisevgen Yeni nesil ezbercilikten öteye gitmiyor maalesef, ancak suç nesilin değil eğitim sisteminin. Eğitim sisteminin, Aritmetik haricinde en önemli öğretemediği şeylerden birisi de dil bilgisi.
Kızını 6 yaşındayken bir müridiyle dini nikahla evlendirdiği gerekçesiyle, 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan bir kişi, "SAĞLIK DURUMU" nedeniyle ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliye edilmiş. Hastalığı neymiş merak ettim doğrusu.
2026 Dünya Kupası'na toplam 48 milli takım katılıyor ve aralarında toplam 104 maç yapacaklar ve toplam 170 hakem var, Lakin bir tane bile Türk hakemine görev verilmedi, bunu sorguluyorlar mıdır. Hiç sanmıyorum sorsan en iyisi biziz derler. Utanıyor musunuz @MHK_Resmi@TFF_Org
80 yaşındaki bir insanı, en temel haklarını kullanabilmek için akıllı telefon kullanmaya mecbur bırakan bir ülke modern değildir.
O, kendisini inşa eden insanlara sırtını dönmüş bir ülkedir.
2026’da her hak bir uygulamaya, her hizmet bir şifreye, her ihtiyaç ise ekrana bakarak ilerleyen soğuk bir prosedüre dönüştü.
Bir yaşlıyı elinde telefonla izleyin.
Bir zamanlar taş kıran o eller şimdi doğru tuşa basmakta zorlanıyor.
Savaş görmüş gözler artık ekrandaki küçücük yazıları okuyamıyor.
Peki biz ne yapıyoruz?
Onları sessizce yalnız bırakıyoruz.
Bir cihazın karşısında pes etmelerini izliyoruz.
Bu bize gerçekten insani geliyor mu?
Bizi büyüten insanlara böyle davranmak doğru mu?
Doktor randevusu için torununu arıyor.
Emekli maaşı işlemi için oğlunu bekliyor.
Fatura ödemek için komşusunun kapısını çalıyor.
Bir tahlil sonucunu anlamak için birinden yardım istemek zorunda kalıyor.
Çünkü günlük hayat artık onların hiç öğrenemediği bir dili konuşuyor.
Peki torun işteyse?
Çocuklar başka şehirdeyse?
Evde sadece sessizlik varsa?
İşte o zaman hak da ortadan kayboluyor.
Tren gişesi yok artık.
Uygulama var.
Market kasası insan değil.
Makine var.
Kimlik bile elektronik oldu.
Ama onu aktif etmek için gereken dijital doğrulama sistemi yine aynı ekrandan geçiyor.
Yani zaten zorlanan bir insanın önüne yeni bir engel daha konuyor.
Günlük yaşamın içindeki insan temasını tek tek sildiler.
Sonra da bunu bize gülümseyerek anlattılar:
“Bu sizin için bir kolaylık.”
Kimin için kolaylık?
Bir masanın arkasında oturup bu sistemleri tasarlayanlar kendilerini yenilik dahisi sanıyor.
Ama çoğu, babasını bir devlet dairesine götürmemiş insanlar.
Çoğu, annesinin bir gün sessizce:
“Ben artık hiçbir işe yaramıyorum galiba…”
dediğini duymamış insanlar.
O cümle, bizi büyüten bir ağızdan çıktığında, her yasadan daha ağır olmalı.
Ama kimse duymuyor.
Ve bu sırada binlerce yaşlı insan sağlık hakkından, emeklilik işlemlerinden, vatandaş gibi hissedebilme onurundan vazgeçiyor.
Çünkü önlerine dijital bir kapı koyuldu.
Ve onlar o kapıyı açamıyor.
Bizden önce gelenleri geride bırakmak ilerleme değildir.
Teknoloji destek olmak için vardı.İnsanların sağlık, saygınlık ve temel haklara ulaşabilmek için geçmek zorunda olduğu bir sınav olsun diye değil.
Ama sistem başka bir şeyi seçti:
İnsanlığı değil verimliliği…
İnsanı değil algoritmayı…
Ve en çok dinlenmesi gereken insanlar şimdi sessizce bir köşede kaldı.
Bir şifreyi hatırlayamadıkları için.
Bir gün sıra bize de gelecek.
Bir gün biz de geride kalacağız.
Ve o zaman şunu geç fark edeceğiz:
Hiçbir uygulama, uzatılmış bir insan eli kadar değerli değildir.
Bahar Meir
Rekabet Kurumu lastik firmalarına 3.6 milyar TL ceza kesti. Lastik firmaları parayı kazandı, Devlet ceza kesti parayı kazandı peki kazık yiyen vatandaşa ne oldu? Para iadesi mi yapıldı, lastik fiyatları mı geriledi, kocaman bir HAYIR her şey olduğu gibi devam etti.
@gibihbar Bugün itibari ile henüz arkadaşlarınız zahmet edip gelemediler. Bunu ihbar mı kabul ediyorsunuz, şikayet mi kabul ediyorsunuz bilmem ama bu kadar lakayıtlık olmaz diye düşünüyorum.
#Gaziantep'te şahıs şirketi kurmak kaç gün sürer? google'a göre 1 gün ama gerçekler, 25 Mayıs başvuru 9 Haziran hala maliyeden bir personel bekleniyor. Sonrada birileri çıkıp ülkeye yatırım yapılmasını bekliyor. @GundemiAntep27@okkesozeksi@kemalcebervali@memetsimsek