#UIDKöln Şubemizin 09/10/11 Aralık 2022 tarihlerinde düzenleyeceği, ’Alev somonu’ dahil birçok lezzetlerimizin sunulacağı “Geleneksel UID Festivali’ne” bütün vatandaşlarımızı davet ediyoruz.
UID - Union of International Democrats
UID Köln Şube
Harvard Üniversitesi mezuniyet töreni!
Filistin damgasını vuruyor.
Böyle bir mezuniyet töreni Boğaziçi’nde, ODTÜ’de vesaire neden yapılamaz?
Bizde mi bir arıza var, Amerikalılarda mı?
Prof.Dr. Oktay Sinanoğlu:
-"45, 46, 47’de İsmet İnönü, gizli ikili anlaşmalarla Türkiye’nin her şeyini Amerika’ya teslim etmiştir.
Hiç şaşırmamak lazım, çünkü Kurtuluş Savaşı’ndan önce de Amerikan mandacısıydı.
'Amerikan mandasına girelim' deyip duruyordu. Kurtuluş Savaşı’na gelip de gönüllü katıldı falan zannetmeyin. O resmi tarih...
Harbe girmemiş, harbi kaybetmemiş bir ülkenin başkentine, tam orta yerine koskoca bir Amerikan üssü kuruldu ve bütün Ankara sokaklarını, her tarafı Amerikan askerleri bastı. Ve resmen işgal altına uğradı.
Ben ilkokuldayken dedim ki;
Kurtuluş Savaşı’nı niye yaptık? O sözüm ona işgalcileri, az sonra bir tek kurşun sıkmadan Türkiye’nin her şeyi eline ele geçirildi, uyuttu uyuttu milleti. Eğitimini altüst ederek şunu... Tarihte görülmemiş bir olay ya!
Ve millet öyle bir hale getirildi ki umursamıyor bile. Biz zannettik ki bu anlaşıldığı zaman bir tepki olacak. Hayır. Kimsenin umrunda değil. 'Yaa cıbıl cıbıl' falan..."
Bir zamanların Türkiye'si canlandı bir an hafızamda.
17 yaşındaki sınıf birincisi Leen Hijaz, mezuniyet törenindeki konuşma hakkını sessizlerin sesini duyurmak için kullandı:
-"Filistin, Sudan, Kongo, Afganistan'da acı çeken milyonlar.
Aileler İsrail askerleri tarafından parçalanmış durumda."
Okul yöneticisi mikrofonunu kesti.
Ve O'na;
-"Eğer durmazsan, mezun olamayacaksın."
Diplomasını dört gün boyunca vermediler.
Arnavutluk'ta devlete ait bir adanın Trump ailesi - Kushner- Suudi Arabistan ortaklığı ile kurulacak bir tatil merkezine dönüştürülmesi projesine yönelik protestolar büyüyor.
Halk projeyi "yeni Epstein adası" ve "yeni İsrail" olarak adlandırıyor. Başbakan Edi Rama, "ülkeyi İsrail'e satmakla" suçlanıyor.
İtalya'nın 75'ten fazla kentinde, İsrail'in tamamen boykot edilmesi ve tüm bağların koparılması talebiyle ülke çapında genel grev düzenlendi.
▪️İtalya, Başbakanı Meloni'nin Filistin Devleti'ni tanımayı reddetmesinin ardından Filistin destekçisi kalabalıklar sokaklara indi.
▪️Milano, Napoli, Floransa ve Torino gibi büyük şehirlerin sokakları milyonlarca protestocuyla doldu.
▪️Ülkede ulaşım, eğitim, lojistik ve diğer sektörleri etkileyen ve çok sayıda işçi sendikasının katıldığı genel grev nedeniyle 24 saat boyunca felç oldu.
▪️Filistin yanlısı liman işçileri, İsrail'e silah gönderilmesini engellemek için önemli limanlara erişimi engelleyerek birçok bölgede lojistiğin durmasına yol açtı.
▪️Milano'da ise polisin merkez istasyon yakınlarında göstericilerle çatışması ve kalabalığı kontrol altına almak için göz yaşartıcı gaz kullanması sonucu sokaklarda kaos yaşandı.
Protestocular şunları talep etti:
1) Filistin Devleti'nin tanınması.
2) İsrail'e silah satışlarının durdurulması.
3) Netanyahu hükümetine yaptırımlar.
4) Gazze'deki soykırımın sona ermesi.
En çok merak ettiğim şey şu;
Avrupa ülkeleri,
Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'e neden sahip çıkmadı?
Yapayalnız kaldılar, sahipsiz bırakıldılar..
Yoksa;
Bütün Avrupa tehdit altındayken,
Güvenlik için Türkiye ile yakınlaşırken,
"İki ergen" için vakit ve para harcamak,
Türkiye'nin öfkesini üzerlerine çekmek,
Onlara da mı aptalca gelmeye başladı?
Bir vesayet rejimi projesi daha çöktü.
Oysa bu, Avrupa ülkelerinin projesiydi.
CHP'ye "iç darbe" onların planıydı.
Ne aptalca..
Türkiye'yi Ekrem ve Özgür'le mi durduracaktı bunlar!
Siz bunu hala bir iç politika melesi diye düşünün!
Türkiye'den;
Bugüne kadar duyduğum
en isabetli gelecek öngörüsü.
Ayakları yere basan, doğru bir zeminden beslenen, dünyanın yarınlarını özetleyen, herkese istikamet gösteren güçlü cümleler...
Hep başkalarından duyardık bu tür cümleleri. Artık kendi cümlelerimiz dünyada yankılanır oldu.
Burada devletlere de bireylere de bir yol haritası dunuluyor.
Selçuk Bayraktar:
"Bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değildir.
Tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve cebimizdeki cihazlara sızan 'Teknokapitalist Küresel Tahakkümdür.
Bu tahakküm, geçmişin diktatörlükleri gibi kaba kuvvetle de gelmiyor.
Milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemle, "Gönüllü bir esaret" olarak hayatımıza giriyor.
Sadece makinelerin insanı taklit etmesinden bahsetmiyorum, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz.
Harezmi de, İbn-i Sina da, Newton da, Einstein da hepimizin sahip olduğu o aynı mucizevi insan beynine sahipti; teravatlarca enerji tüketen ruhsuz bir veri merkezine değil.
Yaklaşan kuantum çağının tehditlerine karşı kalkanlarımızı bugünden örmeli, iletişim ağlarımızı Kuantum-Dirençli şifreleme algoritmalarıyla donatarak, küresel tekellerin sızamayacağı otonom ve milli mimariler inşa etmeliyiz.
Bu kuşak; kendi göbeğini kendi kesen, 'Biz en iyisini yapabiliriz' diyen, zihinsel prangaları parçalamış, asil bir hürriyet kuşağıdır.
Hakikat şudur ki; istikbalin anahtarı başkalarının yazdığı karanlık satırlarda değil, alemlerin mimarının kalbimize nakşettiği irademizde ve 'bir' olmanın muazzam sırrındadır."
🔴Savaş muhabiri Janine di Giovanni:
▪️Eğer Ukrayna'da bir hastaneye füze düşerse Avrupa bunun bir savaş suçu olduğunu söylüyor.
▪️Ama eğer Gazze'ye çok sayıda füze düşüp 100 insan ölürse bu İsrail'in kendini savunma hakkı oluyor.
Netanyahu’yu çıldırtan hareket!
İsrailli bir esir, Kızılhaç'a teslim edilip serbest bırakılmadan önce Kassam mücahitlerini alnından öptü.
Dünya basını bu göstermez! Siz dünyaya gösterin!